Cüneyt Özdemir yazdı: Bazen Bir Hayat Yetmez

Çarşamba, 27 Şubat 2013 14:44

399-din-umesto-1-499-din-za-personalizovanu-izradu-godisnjeg-horoskopa-za-2013-godinu-po-mesecima-1267-3Dipnot Tablet Başyazarı Cüneyt Özdemir bu haftaki yazısında “Başınıza gelecekleri bilseydiniz yine de o gün aynı şeyi yapar mıydınız?” sorusunun cevabını arıyor…

Çok sevdiğim bir arkadaşımın çok sevdiği sevgilisinden rica ettim yıldız haritamı çıkarttı. Çıkarttı derken hemen bir anda olmadı. Yaklaşık bir ay boyunca uğraştı. Hatta o kadar uğraştı ki ne zaman çok sevdiğim arkadaşımı arasam çok sevdiği sevgilisinin benim yıldız haritamı çıkartmak için çalıştığını söylüyordu. Her neyse çıkan harita yaklaşık 25 sayfa tutuyor. Elbette bir zamanlar kendimi gençliğimde king oyununa kaptırır gibi Susan Miler’dan aylık burç okumaya kaptırdığım için kavramlara çok yabancı değilim. Özellikle Merkür’ün şerefsizliğine aşikarım. Yine de oku oku hiç bir şey anlamadım. Sonra oturdum yahu acaba ben aptal mıyım diye kendime sitem ederek bir kez daha okudum. Bir daha bir daha bir daha…

Yok mümkün değil anlamıyorum.

Sonunda mecburen utanarak çok sevdiğim arkadaşımı aradım. Çok sevdiği sevgilisinin yazdığı yıldız haritasını okuduğumu ama yarısını anladığımı (hepsini anlamadım demeye utandım, hesapta onca emek var) söyledim. Neyse ki o da aynı durumda kalmış kendi yıldız haritasını okurken. ‘Elbette anlamazsın çok sevdiğim sevgilim sana onların ne anlama geldiğini yüz yüze anlatacak’ deyince rahatladım. Evet aptal değilmişim.

Şimdi onun bana anlatacaklarını merak ediyorum. Ediyorum etmesine ama hafiften de tırsıyorum. Herkes geleceğini merak eder. Hemen herkes fala inanmaz ama falsız da kalmaz. Gelin görün ki ben de herkes gibi geleceğim hakkında kötü bir şey duymaktan korkuyorum. Sadece kendim ile ilgili olsa neyse bir de hesapta artık bizim oğlan var.

Geçen gün bir arkadaşımı ziyaret ettim. Kafamda büyüttüğüm çok çok önemli sorunlarımdan bahsedecektim. Anlatacak çok şeyim vardı. İçime atmış biriktirmiştim. Ancak ne zaman ki o bana kendi yaşadıklarını anlatmaya başladı sustum kaldım. Onun yaşadıkları yanında benim yaşadıklarım hemen hiçbir şeydi.

O başına gelenleri anlatırken ‘acaba bunların başına geleceğini bilseydi yine de o gün aynı şeyleri yapar mıydı?’ diye içimden geçirdim. Kim bilir belki yapardı. Ama en azından yaparken böylesine bedbaht bir duruma düşmezdi. Hayat bize sürprizler oynamayı seviyor. Gelecek çok belirsiz. En büyük planlar bir anda yok olabiliyor. Umduğunu değil bulduğunu yaşıyorsun. Hatta öyle bir yaşıyorsun ki bazen bir hayat yetmiyor. Keşke diyorsun bir iki tane daha hayatım olsa. Birini böyle yaşarken diğerini de bambaşka bir senaryoda götüreyim. Öbürü daha başka bir seyirde devam etsin.

Hayat sonununu bilmediğimiz bir sinema filmine benziyor. Başrollerinde bizim oynadığımız ama bir sonraki sahnede ne olacağını bilmediğimiz kanlı canlı bir sinema filmi.

Belki de filmi böylesine renkli kılan sonunun belirsizliği kim bilir…
Yıldız haritaları doğruyu söylese bile bazen bilmenin işimize gelmediği bir film karesi…
İyi haftalar

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ