Çözüm sürecine yasal güvence ne anlama geliyor?

Cumartesi, 28 Haziran 2014 10:36

Türkiye kamuoyu uzun süredir adını Kürt barışı koyduğumuz çözüm sürecini konuşuyor, tartışıyor. 30 yılı aşkın bir süredir devam Kürt sorununda Devlet –İmralı –Kandil üçgeninde yeni bir döneme giriliyor. Beş yılı aşkın bir süredir devam eden müzakere süreçleri için TBMM’de yeni bir yasal zemin oluşturulmaya başlandı. Peki, bu çözüm sürecini nasıl etkileyecek? Dipnot Tablet olarak uzun bir süredir çözüm süreci için kafa yoran konunun uzmanlarına sorduk.

Abdurrahman Kurt- Ak Parti Diyarbakır Eski Milletvekili

Çözüm sürecine ilişkin şu ana kadar pek çok adım atıldı ama bu süreçler içerisinde yasal dayanağın güçlendirilmesi dair beklentiler vardı. Gerek görüşme trafikleri olsun gerek dağdan dönüşlerin daha güvenli ve yasal güvencesine ilişkin olsun Meclis’in bu konuya müdahil olmasına dair talepler ve beklentiler vardı. Bu anlamda çerçeve bir yasa hazırlandığını görüyoruz. Bu yasa boşlukları doldurmak adına hazırlanıyor. Burada şunu görmek lazım; bu konudaki boşlukları aksatmadan yapılan bütün o çalıştaylar neticesinde ortaya çıkan görüntüleri ve fotoğrafı dikkate alarak karşılıklı tarafların beklentileri ve taleplerini dikkate alarak bu sorunu ortadan kaldırmakla ilgili gerek yasal boyutuyla gerek psikolojik boyutuyla gerek ekonomik boyutuyla ne gerekiyorsa yapma çabasında olduğunu görüyoruz. Başımızı ağrıtan ve bizi birbirine düşman eden, genç yaştaki vatandaşlarımızın enerjisini tüketmesine sebep olan detaya ilişkin hükümetin ve devletin akılla, mantıkla dünya tecrübelerinden ibretler alarak ve geçmişi dikkate alarak çalışma içerisinde olduğunu görüyoruz. Daha önceki hamasi ve duygusal durumlardan arındığını görüyoruz. Bu anlamda sevindirici buluyorum.

Ümit Fırat -Yazar

Bu süreç Türkiye’de genel olarak ifade edilen bir talep, bir beklenti değildir. Bu daha çok bu süreç içerisinde diyalog kuran insanların bir takım yasal güvencelere kavuşturulması adına atılmıştır. PKK ve PKK’nın diğer birimlerinde sık sık ifade edilen ‘bu sürecin yasal güvencesi yok’ talebinin karşılanmasıdır. Bu sürecin kendileri bakımından yeterince güvenli olmadığına dair bir takım çekinceler vardı. Bundan sonra bu konuda Abdullah Öcalan’ın ya da Kandil’dekilerin ve bu konuda aynı politikayı izleyen yapıların ‘bu sürecin yasal güvencesi yoktur’ gerekçesi ortadan kaldırılıyor. En azından bir talebin gerçekleşmesi anlamına geliyor. Tabii bir de iyi niyet göstergesidir. Hükümet, ‘bu bir süreç ve madem güvende hissetmiyorsunuz, buyurun güvencesini oluşurduk’ anlamında bir gelişmeye adım attı. En azından bu konuda yeni adımların atılabileceğinin işaretidir. Bu konuda durmuyoruz, bir takım ihtiyaçların giderilmesi ve güvencenin oluşturması konusunda adımlar atmaya çalışacağız. Şunu da belirtmek gerekir; örgütün beklentileri anlamında önemlidir. Gerek örgütün gerek Türkiye’de aklıselim sahibi insanların bu konuda gelişmelerin hızlanması ve yol alması gerektiğini düşünenlerin bir talebi daha vardır. KCK davası ne olacak?

Yazının devamı için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINGet-it-on-Google-Play