ÇOK POLİTİK OLDUK LAN! Çarşı “tribün olaylarını” Dipnot’a değerlendirdi

Salı, 1 Ekim 2013 10:33

220920132230429875126Çok zor bir röportaj oldu doğrusu. Beşiktaş taraftarı öfkeli ve bir o kadar hassas. Galatasaray derbisi sonrasında yaşanan olayların sorumlusu olarak kimi 1453 Kartalları’nı işaret ederken, kimi de Çarşı’yı hedef gösteriyor. Kamuoyu, yaşanan olayların bir provokasyon olduğu konusunda güçlü bir kanaate sahip. Bu koşullarda yapılan bir röportajda konuşan kişilerin isminin açıklanmamasını istemesi son derece anlaşılır bir gerekçe. Bu hassasiyetlerine saygı göstererek isim kullanmadım. Ancak bilmenizi isterim ki, konuştuğumuz arkadaşlar, Beşiktaş tribünleri ve semtinin önemli isimleridir.

1453 KARTALLARINI BİZ EĞİTTİK
Maçtan önce bu olayların çıkabileceğine dair bir hava seziyor muydunuz?
A-Hava derken?
1453 Kartallar çokça gündeme geldi mesela?
A-Yok abi. 1453 Kartalları’nı millet yanlış tarif ediyor ve o arkadaşlar da kendilerini yanlış konumlandırıyor. 1453 Kartallarının içinde olan adamlar tribünden olan adamlardır. Bizim eğittiğimiz insanlardır diyeyim ve bu insanlar AKP’li değiller. Süreç manipülasyona o kadar açık ki, bu arkadaşlar da bu sürecin bir parçası oldular. Bu adamlar tribünün dışında birilerinin askeri falan değiller. Bizim tribünde en az 50 tane grup var.
Bu kadar hızla büyümeleri ve bir anda gündeme gelmelerinin nedeni ne?
A-Bir tane gazete haberi. O haber çıkmayaydı bu adamlar tribündeki herhangi bir grup olarak kalacaktı. Bizim tribünde böyle çok grup var zaten.
B- Ve şöyle de bir şey var 1453 kartallarının Çarşı’ya karşı kurulmuş olduğunu söyleyen kendileri değil. Twitterdaki saçma sapan biri 1453 Kartalı diye bir hesap açmış. ‘Biz Gezi’de Çarşı’nın tavrına karşı kurulmuş 1453 Kartallarıyız’ diye bir twit atmış. 1453’ü kuran adamlar böyle bir şey demiyor.
C- Ama 1453 Kartalları da sütten çıkmış ak kaşık değil yani. Birileri tarafından olmadıkları bir rol tarif edilince, onlarda bu tarif edilen role soyundular.

KAVGANIN FİTİLİNİ NE ATEŞLEDİ?
Aşırı motivasyon sonrası gelen bir mağlubiyet neden olabilir mi yaşanan olaylara?
B- Biz herşeyi doğaçlama yaşarız.
A-O gün yaşanan şey spontane kendiliğinden bir hareketti. Hiçbir tribün grubu, 1453, Asya Kartalları, Deplasman Kartalları, Suaviyeliler, Alibeyköyler vs vs. hiçbiri bu olayın örgütlü parçası değil. Bu iş şunların işi diyemeyiz. O gün olan şeyi biz tribünden anlamadık. Bu memlekette ilk kez sahaya inmiyor ki taraftar onlarca kez indi. İşin en kötü tarafı şu, herkes kendi ziynetince baştan yazıyor.
Bu olay herhangi bir sahaya inme vakası değil ama. Zamanlamasıyla, aktörleriyle sübjektif yorumlara çok açık bir vaka.
A-Sen hükümet yanlısı bir gazetede çalışsaydın şöyle bir haber yapacaktın. “Gezi Parkçılar olayı proveke etti” Tersten olsan şöyle yazardın “Çarşı’yı Gezi Parkından dolayı madara etmek isteyenler yaptı” dersin. İş komploya gelirse, kendi durduğun yerden çok güzel komplo hikayeleri yazarsın.
B- Bazen bir puro sadece bir purodur. Ben kavganın başladığı yerdeydim ve hiç şaşırmadım. Nasıl başladı kavga biliyor musun? 80 inci dakikada Beşiktaş yenildiği için dışarıya çıkmaya çalışan adamlara “napıyonuz lan, biz Beşiktaşlıyız, Beşiktaş 8-0 da yenilse destekleyen adamlarız” şeklinde tepki gösterilmesi ile başladı.
A –Ben sana benzer bir örnek anlatayım. Tribünlerde şöyle bir hikaye yaşanır. “Niye bağırmıyon lan” der biri. Ya da “Bağırsana lan” der. Şimdi ortalık fazla ajite, erkeksi bir ortam. Böyle bir yerde kavga çıkar.

ÖZEL GÜVENLİK NEREDE HATTA YAPTI?
Şöyle bir iddia da çıktı. Polis, Özel Güvenlik arama yapmadı, millete yol verdi. Trabzon maçında da aramadı.
A-Teyit ettik olay şudur. İki çocuk sahaya girdi, Özel Güvenlikçiler müdahale etti, çok kötü davrandılar, tribün gaza geldi ve tribünün her yerinden sahaya girdiler.
C- Ben Trabzon maçında demirlerden atladım.
A-Antep maçında da aramadı. Bu her maçta böyledir.
B- Hocam ben de Özel Güvenlik olayım, ben de aramam. 4 saatlik yola maça gelen adam, Galatasaray taraftarı değil, Fenerbahçe taraftarı değil. Bu gelen adam Beşiktaş taraftarı, niye uğraşayım?
C- Bir de Ali Abi sen tribün işlerini bilen adamsın? Tuttuğun takımı söylemiycem şimdi burada kavga çıkmasın da… Hem tribünü biliyorsun, hem medyayı biliyorsun.
B-Hangi takımı tutuyor?
C-Ankaragüçlü
B- Ankaragücü tribünü güzeldir hocam. Boğaz boğaza kavgalıyız ama Ankaragücü bize en yakın tribündür. Sağlam tribündür.

O STADI DOLDURMAZSAK ALLAH BELAMIZI VERSİN!
Olimpiyat Stadına da gidecek misiniz seyircisiz oynanan maçlarda?
B- Gerekirse gideriz.
A-Kulüp desin ki, ben şu gün Olimpiyat Stadında antrenman yapıyorum. Antrenmanı izlemek için biletlerde 10 lira desin, 100.000 bilet satmazsak, o stadı doldurmazsak Allah belamızı versin. Hodri meydan, böyle bir rekoru da Beşiktaş taraftarı olarak biz kıralım.
Çarşı üzerinde bir baskı var mı?
A-Tabi ki var. Üzerimizde bir dava var. Gezi sürecinde üç aşama oldu, bir terörle mücadele, bir asayiş, bir de organize insanları aldı. Terörle mücadelenin aldıklarını biliyoruz, asayişin aldıklarını biliyoruz, Organizenin aldığı bir tek bizim arkadaşlarımız. Bu tabi ki bir baskı yaratıyor, arkadaşlarımızın üzerinde. Adamlar siz yağma talan bilmem ne için suç örgütüsünüz diyor. Bu elbette bizi etkiliyor.
B- Hatta bugün alınan çocuklar var. Saat 19.00’da 30 kişi olmuştu alınan sayısı. O çocukların hepsini tanıyoruz onlarda bizim kardeşlerimiz. Biliyoruz ki onlar sahaya inenler değil. Çok net söylüyorum inmediler.
C- Tribündeki herkesin önceliği Beşiktaş’tır. Bizim sahaya inme diye bir geleneğimiz yok ki. İnsek İnönü’de inerdik. 5 metreden atlıyorsun en fazla. İnsek orda da inerdik. Biz 5 kırmızı kart gördüğümüz Samsun maçında sahaya inmedik. Biz 9 kişi kaldığımız Porto maçında Hulk’u alkışladık.

GEZİ’DEN ÖNCE ‘PİS LÜMPENLERDİK!’
Bundan sonra tribünlerde bir kutuplaşma olur mu?
A –Hayır bizim tribünlerde olmaz. Şimdi bizim tribünlerde kavga çıkar, gerilim olur, bizim tribünlerde her şey olur ama bizim tribünlerde politik bir gerekçeyle bir çatışma yaşanmaz. Çünkü bu tribünün bir abi geleneği var.
C- Gezi olaylarında Çarşı Türkiye tribünlerinin sol gücü gibi gösterildi ama böyle bir gerçeklik yok. Tribün geleneğinde de böyle bir şey yok. Sadece Beşiktaş var. Beşiktaş’ın çıkarları var.
A-Velhasıl kelam hikaye şu, ulusalcı isen “Gezicilere komplo” yazıyorsun. Hükümet yanlısı isen “Gezicilerin komplosu”
B- Biz Gezi’den öncesine kadar 2 sene önce pis lümpen adamlardık.
A-Çok politik olduk Lan.
B- Hocam çıkmış BDP milletvekili Çarşı’yı yedirtmeyiz diyor. Geçen sene bunu söylesen samimiyetine inanırdım. Bu sene söyleyince samimiyetine niye inanayım? Biz kendi kendimizi yedirtmedik zaten. Biz 1982 yılından beri kendimizi yedirtmedik. Kimsenin bize sahip çıkmasına da ihtiyacımız yok. Biz kendi sorunlarımızı çözecek kadar olgun adamlarız da. Bizi bir rahat bırakın.
C- Bu tribün siyaseten çatışmaz. Bugün 1453 Kartallarına saldırı olsun biz onların yanındayız. Polis 1453 ü almaya kalsın oh oldu demeyiz. Polise karşı direniriz.

BİLİÇ ACAYİP GÜZEL Bİ ADAM!
Beşiktaş yönetiminin Biliç hamlesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Beşiktaş yönetiminin Biliç’in iyi bir hoca olmasının dışında, Beşiktaş taraftarıyla doku uyuşması yaşayacağı düşünülmüş olabilir mi transfer edilirken?

A-Ben o kadar derin düşünebileceklerini sanmıyorum. Biliç tercihine dönersek Önder Özen’in tercihidir ve çok doğru bir tercihtir. Önder Özen Biliç taraftar uyuşmasını düşünmüş müdür bilmiyorum ama yönetimin böyle bir şey düşünmediğini biliyorum. Biliç çok güzel bir adam, acayip güzel bir adam. Biliç Türkiye’de başka bir takıma uymazdı.

C-Tribünde sağcı olarak bilinen tribüncülerde “Başbakan Biliç” diye bağırıyorlar ama işte AKP ciler. Biliç Türkiye’nin Ahmet Kaya’sı gibi bir şey. En faşistine de gitsen Ahmet Kaya’nın dört şarkısını bilir. 1453 Kartallarına git Biliç’e tapar. Ama Biliç şöyle diyor “Ben takımı sosyalist bir takım hizasına çekmeye çalışıyorum”

A-Sahaya girenlerden bir tanesi faşistti. Şimdi 1453 Kartalları geyiği yapıyoruz. 1 Mayıs’ta Beşiktaş’ta semtte polisle çatışırken yanımda benim BBP’li çocuk vardı.

C- Çok vardı hem de, bir iki de değil. Bir sürü vardı. Bizim tribündeki siyaset böyle işlemiyor. Bizim tribündeki sağcı bile solcu aslında. O BBP li çocuklar polis Kartal’ı işgal etti diye polisle çatıştılar. Çünkü Kartal önemli, semt önemli.

Ali Mendillioğlu