Çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu kimdir?

Pazartesi, 16 Haziran 2014 14:18

İslam Konferansı Örgütü eski genel sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu CHP ve MHP’nin çatı adayı olarak açıklandı. Bilim tarihi, Türk kültürü, İslam dünyası hakkında değişik dillerde çok sayıda eseri bulunan İhsanoğlu bilim insanı olarak tanınıyor.

 

Ekmeleddin İhsanoğlu kimdir?

1943 yılında Kahire’de doğan İhsanoğlu, Mısır Ayn Şems Üniversitesi Fen Fakültesi’nden mezun olduktan sonra El-Ezher Üniversitesi’nde akademik hayata başladı. Türk kültürünü küçük yaşta aile çevresinde tanıyan İhsanoğlu, Kahire Milli Kütüphanesi’nde ve Ayn Şems Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Osmanlı kültürü ve edebiyatı ile ilgili araştırma ve eğitim çalışmaları yaptı.

1974′te Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde doktorasını tamamladıktan sonra, İngiltere’de Exeter Üniversitesi’nde doktora sonrası çalışmalar yaptı. İslâm ve Batı kültürüyle yakından teması olan İhsanoğlu, 1984′te profesör oldu.

İhsanoğlu, 24 yıl boyunca İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin genel direktörlüğünün yürüttü. Bu görevinin yanı sıra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü ile Türk Bilim Tarihi Kurumu’nun başkanlığını ve İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Müze ve Dokümantasyon Merkezi müdürlüğü görevlerinde bulundu.

1 Ocak 2005′te devraldığı İKÖ genel sekreterliğini 2014 yılında İyad bin Emin Madani’ ye devretmiştir. Örgütün, seçimle göreve gelen ilk genel sekreteri ve ilk Türk genel sekreteri olma özelliklerini taşıyor.

UNESCO ve Harvard Üniversitesi’ndeki görevlerinin yanı sıra millî ve uluslararası birçok bilim kurumunun üyesi olan İhsanoğlu, bilim ve eğitim tarihine katkı ve hizmetlerinden dolayı birçok ödül aldı. Türkiye Devlet Üstün Hizmet Madalyası, Ürdün Birinci Derece İstiklal Madalyası, İKÖ Şeref ve Liyakat Sertifikası ile Mısır Cumhuriyeti Liyakat Nişanı ile ödüllendirildi.

2008’de Uluslararası Bilim Tarihi Akademisi tarafından Koyre Madalyasına layık bulundu. 2009 yılında Mısır Cumhuriyeti Sanat ve Kültür Nişanını, Malezya’da en üst sivil unvan olan Tansri unvanını ve 2010 yılında “İslamofobiye karşı verdiği mücadele ve Keşmir konusundaki çabaları” nedeniyle Pakistan’da en yüksek unvan olan Hilal-i Pakistan unvanını aldı.

ekmeleddin_ihsanoglu_3_dinin_mabedleri_islam_sehirlerinde_bir_arada_yasamistir_h79954

AKP istifasını istemişti

Arap Baharı’nın ardından Hüsnü Mübarek’in devrilip, yapılan genel seçimlerle göreve gelen Muhammed Mursi’nin de, kendisinin göreve getirdiği Genelkurmay Başkanı Org. Abdülfettah El Sisi’nin gerçekleştirdiği askeri darbeyle devrilmesinin ardından, Türkiye İhsanoğlu’nu “sessiz kalmak”la suçlamış ve istifasını istemişti.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, İhsanoğlu’na “Ben İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri olsam, çıkardım derdim ki ‘bu zulüm karşısında İslam ülkelerini işbirliğine davet ediyorum’. Eğer işbirliğine yanaşmazlarsa çıkar derdim ki ‘ben İslam adına böylesi bir işbirliği teşkilatının böylesi zulüm karşısında sessiz kalmasının onursuzluğunu taşıyamam’. İstifamı basardım oradan ayrılırdım” diye seslenmişti.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik de, “İİT böyle günlerde sesini yükseltmeyecek de ne zaman yükseltecek. Yoksa teşkilatta herkes parası kadar mı etkin? Yoksa General Sisi’ye giden paralarla İİT’nin suskunluk kaynağı aynı mı? Danimarka’nın, Hollanda’nın sesi İİT’ndan daha gür çıkıyorsa bu ne iştir?” ifadesini kullanmıştı.

İhsanoğlu Türkiye’den gelen bu tepkilerin ardından Twitter’dan, “Teşkilatımızda şu ana kadar hiçbir devlet resmen bir talepte bulunmamıştır” demişti. Daha sonra bir televizyon kanalına konuk olan İhsanoğlu şu açıklamaları yaptı:

Mısır’da doğdum: Mısır’da yaşananlar vahşettir. Böylesi bir kıyımın karşısında insanın kalbi dağlanıyor ve tüm vicdanınızla reddediyorsunuz. Mısır’da doğmuş ve büyümüş biri olarak benim hislerim ortalama bir Türk vatandaşının hissiyatının çok ötesindedir. Zira ben Mısır’ı çok yakından tanıdım ve sevdim.

Devletler harekete geçmeli: Herkesin söylediğinden daha fazlasını söylemeye hakkı olan ama bu pozisyonda bulunan biri olarak müşterek bir karar olmadığı sürece açıklama yapmak için devletlerin konsensüsünü ve mekanizmaların harekete geçirilmesini beklemem lazımdır.

 

Tags