Çankaya Köşkü’nün First Lady’leri

Pazartesi, 11 Ağustos 2014 14:20

1. Latife Uşşaki

Türkiye’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün eşidir. 29 Ocak 1923- 5 Ağustos 1925 tarihleri arasında iki buçuk yıl Mustafa Kemal Atatürk ile evli kalmıştır. Evlendikten sonra yeni devletin başkenti Ankara’ya gelerek Çankaya’da ilk Cumhurbaşkanlığı köşkü olarak kullanılan Kuleli Köşk (günümüzde Atatürk Müzesi olarak kullanılan bugünkü adıyla Eski Köşk)’te yaşadı. Atatürk’ün isteği üzerine TBMM’deki oturumları izlemeye giden Latife Uşşaki,TBMM’ye giren ilk Türk kadını oldu. Latife Uşşaki, Mustafa Kemal Atatürk’e pek çok yurt gezisinde eşlik etti.

Latife Uşşaki12. Mevhibe İnönü

1938′de İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra Türkiye’nin ikinci Cumhurbaşkanı eşi oldu. 11 Kasım 1938- 22 Mayıs 1950 yılları arasında Çankaya Köşkü’nün ev sahibeliğini yaptı. 1928′de Yardımseverler Derneği’ni, 1949′da Türk Kadınlar Birliği’ni kurdu.

Mevhibe İnönü13. Reşide Bayar

Üç dönem üst üste Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Celal Bayar’la 1903′te evlenmiştir. 1950 yılından 27 Mayıs 1960 darbesinde köşkten zorla çıkarılana dek kadar Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ne ev sahibeliği yapmıştır. Geleneklerine bağlı kişiliğiyle tanınan Reşide Bayar, katıldığı bir davette masasına oturduğu Atatürk’ün ricası sonrasında başını açmıştır. Reşide Hanım, Yunan kral ve kraliçesini, “Daha düne kadar düşman olduklarımla bugün dost olamam.” diyerek ağırlamak istemez ve eşi Bayar’ı protokolde yalnız bırakır. Bayar’ın Yunanistan ziyaretine de eşlik etmez. Bu tavrının arkasında bazı akrabalarının Yunanlılar tarafından öldürülmesi yattığı söylenir.

reşidebayar

4. Melahat Gürsel

Türkiye’nin dördüncü Cumhurbaşkanı olan Cemal Gürsel’in eşi, 27 Mayıs 1960- 28 Mart 1966 tarihleri arasında Çankaya Köşkü’nün ev sahibeliğini yaptı. Sadeliği ile bilinen Melahat Gürsel, mutfağa olan düşkünlüğü ile tanınırdı. Bunu, “Ne paşa ne de reisicumhur karısı oldum, ben hep mutfaktaydım.” sözleriyle dile getiriyordu. Cemal Gürsel’in eşi Melahat Gürsel bir kitapta, ‘Melahat Gürsel mağrur ve mütevazı, eli bin defa öpülecek kadın olarak belleklere yerleşmiş. Gri saçlarını sadece tarayan, bir küpe dışında hiç takı takmayan Melahat Hanım, Sunayların hemen Köşk’e yerleşmek istemelerine çok içerler ve gurur yapıp bazı eşyalarını almadan gider.”

Melahat Gürsel, eşi ve kendi adına yabancı ülkelerden gelen hediyeleri kabul etmeyip devletin parası yok diyerek de yurt dışı gezilerine katılmazmış.

Melahat Gürsel15. Atifet Sunay

Bulgaristan göçmeni bir ailenin çocuğu olarak Üsküdar’da doğan Atifet Hanım 1929 yılında Cevdet Sunay ile evlemiştir. 28 Mart 1966- 28 Mart 1973 tarihleri arasında Çankaya Köşkü’nde kaldı. Atifet Sunay Çankaya Köşkü’ne 5. Cumhurbaşkanı eşi olarak çıktıktan sonra bütün eşyalara tadilat yaptırmıştır. Cevdet Sunay’dan 3 çocuğu olan Atıfet Hanım giyim tarzında Türk motiflerinin olmasına özen göstermiştir.

Atifet Sunay16. Emel Korutürk

Türk ressam ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 6. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün eşi idi. 1973-1980 yılları arasında “First Lady” oldu. Eşi ile beraber Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin kurulmasına önayak oldu. Özel sanat galerilerinin açılmasını teşvik etmiş, ilk kez Çankaya Köşkü’nde sanatçılara resepsiyon verilmesini sağlamıştır.

Emel Korutürk1

7. Sekine Evren

Türkiye’nin 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in eşiydi. Sekine Evren’in, 12 Eylül darbesinin mimarı eşi Kenan Evren’in Çankaya köşkünde oturmasına karşı çıktığı, “Halk istemeden, referandum olmadan asla gitmem.” diyerek Köşk’e adım atmadığı ve ölene kadar lojmanda kaldığı anlaşıldı.1982 yılında vefat eden Sekine Evren eşinin tarifiyle “aşırı tutumlu ve kişilikli bir kadındı”.

Sekine Evren8. Semra Özal

Sekizinci Türkiye Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın eşi olarak 9 Kasım 1989- 17 Nisan 1993 tarihleri arasında Türkiye’nin ”First Lady” oldu. Turgut Özal’la daktilosu olarak çalışırken tanışan Semra Özal 1954 yılında evlendi. Alışılagelmiş Çankaya kadınları portresinin dışında bir kimlik sergileyen ve Türkiye’ye First Lady sözcüğünü kazandıran ise Semra Özal. Semra Özal Çankaya yıllarında her gün ajandasına notlar düştüğünü ama bunları anlatmak ve yazmak istemediğini de belirtiyor: “Yüzde 70′i devlet sırrı, yüzde 30′u da magazin. Devlet sırrını veremeyeceğime göre ne anlatayım, magazinleri mi yazayım.” diyor. Gazeteci arkadaşlarının, çocuklarının söküğünü dikecek kadar rahat ve özgüvenli olan Semra Özal, okuma yazma bilmediği iddia edilen annesinin Dame De Sion’lu olduğunu söylüyor.

semraözal9. Nazmiye Demirel

Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanı olan Süleyman Demirel’in eşi.12 Mart 1948′de Süleyman Demirel ile evlenen Nazmiye Demirel, 1993′te eşinin Cumhurbaşkanı seçilmesiyle “First Lady” oldu. Nazmiye Demirel’in değişmeyen davranışları vardı: Sabah namazını kıldıktan sonra çayı demlemek… Kahvaltıya asla gecelikle oturmamak… Eliyle yaptığı gül reçellerini mecliste dağıtmak… Evlilik yıldönümlerini eşiyle kutlamak. Nazmiye Demirel.. Evcimen bir kişiliği olduğu için eşi Cumhurbaşkanı seçildiğinde Köşk’e gitmek istememiş, ‘Çankaya’ya taşınmamız şart mı; işleri buradan idare edemez misin” demişti. Binada hiçbir önemli değişiklik yapmaması, Köşk’ü sahiplenmemesinin kanıtı sayıldı.

Nazmiye Demirel110. Semra Sezer

16 Mayıs 2000′de göreve başlayan ve 28 Ağustos 2007′de görevi devreden Türkiye’nin onuncu cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in eşi. Eşinin Cumhurbaşkanı seçilmesiyle beraber 2000 yılında öğretmenlikten emekli olmuştur. First Lady’ler arasında en mütevazi olanı olarak tanımlanan Semra Sezer’in, hastane kuyruğuna girmesi çok konuşuldu. İçki ve sigara kullanmayan Sezer, beyazlaşan saçlarını boyatmadı. Takı takmayan ve oje sürmeyen Semra Hanım’ın, 2003′te Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın verdiği yemeğe kırmızı oje sürmüş ve makyaj yapmış olarak katılması medyayı şaşırttı. Semra Sezer, eşinin Cumhurbaşkanlığı döneminde toplumsal hayata nadiren katıldı.

Semra Sezer

11. Hayrünnisa Gül

Abdullah Gül, TBMM tarafından 29 Ağustos 2007’de Cumhurbaşkanı seçilince eşi Hayrünnisa Hanım Türkiye Cumhuriyeti’nin First Lady’si oldu. Çankaya Köşkü’ne çıkan ilk başörtülü First Lady olan Gül, yurtiçi ve yurtdışı gezilerinde eşini genellikle yalnız bırakmadı. Bugüne kadar zarif giyimi, güler yüzlü sempatik tutumuyla dikkat çekti. Hayrünnisa Gül detaylara dikkat etmesi ile tanınıyor. Öyle ki, yabancı konuklara verilecek hediyeler için resmi antetli paket kağıdı tasarlamaktan yemek mönülerini yenilemeye, Ankara Palas’ın deposundan getirtilen koltuklara yeni kumaş kaplatmaktan masa örtüleriyle sofra takımlarını kayıt altına alıp arşivlemeye, duvarlardaki tabloların ve bahçeye diktiği meyve ağaçlarının envanterini çıkarmaya kadar her şeyle ilgileniyor. Yabancı bir ülkeye gideceği zaman orada görüşeceği partnerinin kimliğini ve ülkenin özelliklerini araştırıyor.

Hayrünnisa Gül1

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play