‘Çalınan tabloların kopyaları, Ukraynalı ressamlara çizdirilerek müzeye kondu’

Çarşamba, 12 Kasım 2014 11:43

Değeri 250 milyon doları bulduğu belirtilen eserlerin çok düşük fiyatlardan satıldığı ortaya çıktı. Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nden çalınan 302 kayıp eserle ilgili soruşturmada ilginç detaylar yer aldı. Soruşturma kapsamında tutuklanan müzenin bekçisi ile arkadaşının, değerleri 250 milyon doları bulduğu söylenen eserleri çok düşük fiyatlara antikacı ve galericilere sattığı ortaya çıktı. Gizli tanık ifadesine göre, müzeden çalınan resimlerin yerine şüphelenilmemesi için aynı resimlerin kopyaları yapılarak müzeye geri kondu. Bu resimlerin Ukrayna’daki Ayvazovski Resim Akadamesi’nden getirilen uzmanlarca İstanbul’da atölyeye dönüştürülen bir dairede yapıldığı belirtiliyor.

Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nden Osmanlı Türk ressamlarına ait paha biçilmez kıymetteki tabloların çalınarak satıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada çarpıcı bilgiler gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Tutuklananlar arasında bulunan müzenin eski güvenlik görevlisi Veli Topal, İstanbul’da Tekel bayii olduğunu, Topal’ın arkadaşı Ahmet Sarı ise çiftçilikle uğraştığını söyledi. Milliyet’ten Sertaç Koç ve Türker Karapınar’ın haberine göre, Topal ve Sarı’nın paha biçilmez kıymetteki, değeri 250 milyon doları bulduğu söylenen eserleri ise çok düşük fiyatlardan antikacı ve galericilere sattığı ortaya çıktı.

180 eseri depodan çıkardılar

Gizli tanık Günışığı’nın ifadesine göre olay, çiftçilikle uğraşan Ahmet Sarı’nın iflas ettikten sonra Ankara’da 2005’te Resim ve Heykel Müzesi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışan arkadaşı Veli Topal ile görüşmeye başlamasıyla patlak verdi. Topal, Sarı’ya, “Bize İstanbul’dan müşteri bulursan sana Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nin depolarında atıl vaziyette bulunan ve bir kısmı envantere kayıtlı bir kısmı kayıtlı olmayan orijinal Osmanlı Türk ressamlarına ait resimleri verelim. Sen bunları sat. Sen de kazan biz de kazanalım” dedi. Sarı’nın bu teklifi kabul etmesi üzerine ilk olarak 2005’te depoda bulunan Osmanlı Türk ressamı Halil Paşa’ya ait iki adet yağlı boya tablo çok ucuz bir paraya Sarı’ya verildi. Sarı da bu tabloları annesi İstanbul’da ünlü bir antikacı olan Mete Aktuna’ya sattı. Aktuna, daha sonra ise Sarı’dan tamamı müzedeki depodan çıkarılan 80 adet tablo daha aldı. Aktuna, bu tablolardan bir kısmını el altından bir kısmını ise müzayedede özel satış şeklinde ünlü işadamlarına sattı. Bu arada diğer bir şüpheli Ekrem Ağaoğlu da yine aynı yollarla 100 adet eseri Topal aracılığıyla aldı. Ağaoğlu, bu eserleri ise İstanbul’daki bir galeri sahibine sattı.

Atölye bile kurmuşlar

Gizli tanık Günışığı, müzeden tabloları çalan suç örgütünün Dağhan Özil ve Mete Aktuna tarafından yönetildiğini öne sürdü. Günışığı, Özil ve Aktuna’nın, müzeden çalınan resimlerin yerine şüphelenilmemesi için aynı resimlerin kopyalarını yaptırarak müzeye geri koydurduklarını iddia etti. Bu resimlerin Ukrayna’daki Ayvazovski Resim Akadamesi’nden getirilen uzmanlarca İstanbul’da atölyeye dönüştürülen bir dairede yapıldığını anlattı.

Soruşturma dosyasındaki ifadesine göre Günışığı’nın, paha biçilmez tabloların örgütlü bir şekilde satılmasından elde edilen rantın yaklaşık 250 milyon DOLAR olduğunu söylediği anlaşıldı. Soruşturma dosyasından bu paha biçilemez eserlerin çok düşük ücretlerle bazı galeri sahiplerince alındığı, bu eserlerin daha sonra ise koleksiyoner olarak da bilinen ünlü işadamlarına milyon dolarlara satıldığı anlaşıldı.

Savcılık düğmeye bastı

Günışığı önce Resim ve Heykel Müzesi’ni aradı, ardından da dönemin Kültür Bakanı Ertuğrul Günay aracılığıyla eski İstanbul Emniyet Müdürü hüseyin çapkın ve ekibine 1-5 Kasım 2012 arasında bütün bildiklerini anlattı. Günışığı, daha sonra Aralık 2012’de Ankara Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel’e giderek kayıp tablolara ilişkin elindeki belge ve bilgileri sundu. Günışığı’nın, bu toplantıdan sonra aşiret lideri olduğunu söylediği Murat S. tarafından tehdit edildiğini söylediği öğrenildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin telefonları dinlenirken, teknik takipler de yapıldı ve tablolarla ilgisi olduğu düşünülen 17 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan ve aralarında galeri sahipleri, ünlü işadamları ve müzenin eski çalışanlarından oluşan 17 şüpheliden dokuzu tutuklanması istemiyle mahkemeye sevkedilirken, 8 şüpheli savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı. 3 şüpheli tutuklandı. 6 şüpheli ise adli kontrol kararıyla salındı.

Kaynak: T24