Burnumuzun dibinden kimyasal silah yüklü konvoy geçecek!

Pazartesi, 18 Kasım 2013 17:33

Suriye’deki iç savaşın üçüncü yılı geride kalmak üzere. Ülkede katliamlar, hastalıklar, göçler ve daha sayamayacağımız pek çok trajedi yaşandı, yaşanmaya da devam ediyor. Şimdi ise öyle bir konu gündemde ki yeni bir trajedinin üstelik sonuçlarını ve boyutlarını hiç kimsenin tahmin dahi edemeyeceği bir senaryonun yaşanmasından korkuluyor.

Ülkedeki kimyasal silah üreten tesislerin imhası tamamlanırken, kimyasal silahların ise Suriye dışında başka bir ülkede imha edilmesi kararlaştırıldı. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün (OPCW) bu kararı Washington’da endişe yarattı. Aralık ayında yapılacak nakliye işlemi sırasında muhaliflerin özellikle de El Nusra cephesinin saldırı ihtimali tartışılmaya başlandı. Daha büyük endişe ise bu silahlara saldırılması değil El Nusra tarafından ele geçirilmesi. Bu nakliye işleminin ise Suriye ordusu tarafından yapılacak olması, BM denetiminde de olsa, muhtemel büyük bir saldırıya karşı güvenliğin nasıl sağlanabileceği konusunda soru işaretleri ile dolu. 23 farklı noktadan kamyonlarla yola çıkacak ve ağırlığı 600 tonu bulacak kimyasal silah kargosunun yavaş hareket edecek olması da bir başka kaygı nedeni.

ABD’li ve Rus yetkililer konu ile ilgili görüşmelerini yoğunlaştırırken istihbarat yetkilileri ve Pentagon görevlileri Suriye’deki mevcut çatışma ortamının göz önünde bulundurulduğunda saldırı ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirtti. New York Times gazetesine konuşan ABD’li bir yetkili, “İşte problem bu. İç savaş sürerken bile hiç kimse kimyasal silahları ele geçirmek için girişimde dahi bulunamadı. Biz de dahil kimse silahları korumadı da.” diyerek kimyasal silahların ilk kez çalınma ihtimali ile karşı karşıya olunduğunu vurguladı. Bir başka ABD’li yetkili “silahların Suriye dışına çıkarılması dahi elimizdeki en az kötü seçenek” diyerek tehlikenin ne denli büyük olduğunu belirtirken, Pentagon’dan bir yetkili ise ‘kimyasal silahların Suriye’deki limanlara ulaşamamasının sorunları çok daha fazla büyüteceği’ ifade edildi.

Silahların nerede imha edileceği ise ayrı bir tartışma konusu. OPCW Başkanı Ahmet Üzümcü ‘kabul edilen planın açık bir yol haritası sunduğunu’ belirtirken silahların nerede imha edileceği açıklanmadı. Daha önce Norveç böyle bir durumla karşı karşıya kalırsa imha işleminin kendi ülkesinde yapılmasına müsade etmeyeceğini açıklarken; teklif götürülen bir başka ülke Arnavutluk’ta ise protestolar nedeniyle hükümet ret kararı almak zorunda kaldı. Nakliye takviminin hazır olması ve şu ana kadar ki ülkelerin kendi topraklarında imha işlemine müsaade vermemesi nedeniyle silahların yüklendiği gemilerde uzun süreliğine açık denizde kalma ihtimali doğdu.

Silahların taşınması konusunda ABD ve Rusya bir yandan mutabakata varmışken bir yandan da işte bu ortak endişeleri paylaşıyor. Ancak böylesine bir sorumluluğun Suriye ordusuna bırakılması ise o endişelerin şu an için daha da artmasına neden oluyor. El Kaide bağlantılı militanların ele geçirme değil yok etme amaçlı da olsa Irak ve Afganistan’da konvoy saldırılarından tecrübeli olduğu da özellikle vurgulanıyor.

Burnumuzun dibinde bombalar patlamasa da kimyasal silahlar bu endişelerin çizdiği karamsar atmosferde geçecek: Taşınmayı bekleyen tonlarca ağırlıktaki kimyasal silahlar; o silahları taşıyacak kamyonlar; sadece El Nusra değil militanından istihbarat servislerine kadar herkesten oluşan aktörler.