Burcu Esmersoy’a dövüşmeyi öğreten adam Dipnot’a konuştu

Pazartesi, 29 Nisan 2013 10:09

[wzslider autoplay="true" transition="'flash'"]

İşte, evde patron oluyoruz, onlarca insana, büyük paralara hükmediyoruz da kendi hayatımızın ne kadar patronu olabiliyoruz? İşte günümüz insanının büyük sorusu ve sorunu bu. Hayatını idare edememek. Bu noktada ‘koçlar’ yardıma koşuyor. Artık herkesin bir koçu var. Kiminin spor, kiminin hayat, kiminin eğitim, kiminin ilişki koçu. Yoksa siz hala ‘koçlandıramadıklarımızdan mısınız?’

Şehir hayatının yoğun temposuna ayak uydurmak, kariyerinde başarılı olmak ve bir yandan sağlığına dikkat etmek zamansızlıkla birleşince neredeyse imkansız hale geldi. Bu koşturmaca içersinde hayatlarında spora yer açmak isteyen ve bunu ciddiye alan, ‘eh beslenmeme de dikkat etsem hiç fena olmaz’ diyen, bu arada ‘iş, aile, arkadaş, aşk, eğlence dengesini de nasıl oturtsam ki acaba’ diye kafasında soru işareti olan pekçok kişi yaşam ve spor koçlarından destek alıyor artık. Her işin bir koçu var neredeyse. İlişkinişz iyi gitmiyor mu? Hop ilişki koçuna? Sınavlarda istediğiniz başarıyı elde edemiyor muzunuz? Eğitim koçları ne güne duruyor? Kariyer de yaparım çocuk da diyorsunuz ama kendinize vakit ayıramamaktan mı şikayet ediyorsunuz? Hayat koçunuz yetişiyor imdadınıza… Ya spor koçları? Bir de spor koçları var ki, artık onları bilmeyen, duymayan yok. Sahilde spor koçuyla koşuya çıkan en az bir ünlü görmüşsünüzdür herhalde… Zira bu aralar spor koçu olmayanı ‘mahalleye’ almıyorlar…

Türkiye Koçluk Pazarında 500’den fazla profesyonel koç bulunuyor. Tabi bu sayı, sertifikalı uzmanların sayısı. Bir de hiç eğitim almadan kendini koç ilan edenler var ki onların sayısını ise kestirmek neredeyse imkansız. Özellikle ‘Spor Koçu’ kavramını neredeyse herkes kullanıyor. Burada önemli olan nokta ‘koçluk yapıyorum’ diyen herkesin ‘koç’ olmadığının farkına varmak.

Spor salonlarında kişiye verilen programlar çok genel

Hacettepe Üniversitesi Grafik Tasarım mezunu Meltem Çolak, 1991 yılında başlayan dağcılık tutkusunu 2006 yılında Everest’e tırmanan 4 Türk kadından biri olarak tarihe geçmeyi başaran bir isim. Daha sonra Personal Trainer eğitimi alan Meltem Çolak, Spor Koçu yerine Kişisel Spor Koçu tanımını kullanmayı tercih ediyor.

Spor salonlarına gitmekle Kişisel Spor Koçu ile çalışmanın arasında çok büyük farklar olduğunu belirten Meltem Çolak bu durumu şöyle açıklıyor: “Spor salonlarında verilen programı denetleyen tek kişi ya kendiniz ya da genel antrenörler. Kişiye özel diye verilen programlar genelde çok genel. Kişinin ilerlemesine yönelik değil. Spor Koçu sizin gününüzü motive eder. Yaşamınıza sporu entegre eder. Sporun sadece zayıflamak için değil bir ihtiyaç olduğu için yaşamınızda olması gerektiğini size gösterir. Personal Trainer danışanının ihtiyaçlarına cevap verdiği gibi bazı alışkanlıklarını ortadan kaldırmasına yardımcı olur.”

wellness2Çağla Şikel’e Bedeniyle Konuşmayı Öğreten Kadın

Ege Üniversitesi Konservatuar Halk Oyunları Bölümü mezunu olan Özgül Tuncer profesyonel koçluk hayatına geçirdiği bir ameliyat sonrası, bedenimizi çok yanlış kullandığımızı fark ederek geçmeye karar vermiş. Almanya, İtalya ve Amerika’da dersler veren Özgül Tuncer’in Türkiye’de çalıştığı isimler arasında Çağla Şikel, Burcu Hattat ve Berfin Erdoğan gibi ünlü isimler de bulunuyor.

Kendini egzersiz koçu olarak adlandırmayı tercih eden Özgül Tuncer, kişiye özel programlar uyguluyor. Koçluk almak isteyen kişinin haftada 2 veya 3 kez olmak üzere en az 6 ayını kendisine ayırmasını gerektiğini belirten Tuncer, bu vakti ayıramayacak kişi ile çalışmadığını, disiplin olmadan hedefe ulaşmanın mümkün olmadığını söylüyor. Kişisel Spor Koçu ile çalışmanın spor yapmak dışında da faydaları olduğunu ifade eden Özgül Tuncer, spor koçu ile çalışmanın farkları üzerinde duruyor: “Önce herkesin birbirini koklaması gerekir. Yani bedensel ve ruhsal dilin buluşması gerekir. Egzersiz sırasında bedensel farkındalığı öğretmek koçun en önemli görevi olmalıdır. Eğer kişi hangi hareketi nasıl yaptığını hangi kasının çalıştığını bilmiyorsa koç devreye girmeli ve bu konuda yardımcı olmalıdır. Neden? Çünkü vücudun vereceği her türlü sinyali bilmek sağlığımız açısından önemlidir. Bedenle konuşmak, kontakta olmak sağlığın ilk hamlesidir. Bizler koç olarak önce danışanımızın bedenini ve ruhunu nasıl koruyacağını öğretmeliyiz.”

BURAKUGUR-2Burcu Esmersoy’a Dövüşmeyi Öğreten Adam

Londra’da okuyan işletme mezunu Burak Uğur çocukluk tutkusunu, Türkiye’ye döndükten sonra açtığı Bujin FC Dövüş Kulübü ile gerçekleştiriyor. Dünyada pek çok önemli isimden özel dersler alan Burak Uğur, 2013 yılına kadar profesyonel dövüşçü olarak spor hayatına devam etmiş. Bujin Dövüş Kulübünün müdavimleri arasında Mustafa Sandal, Engin Altan Düzyatan, Burcu Esmersoy, Mete Horozoğlu, Sarp Apak ve Can Bonomo gibi isimler bulunuyor.

Birebir çalışmanın kişiyi ayrıcalıklı hissettirdiğini ve bunun memnuniyetinin farkı üzerine duran spor koçlarının aksine Burak Uğur, spor salonlarına giderek takım ruhu oluşturmanın kişiyi yalnız şekilde spor yapmaktan daha çok motive ettiğine inanıyor. Herkese özel beslenme programları belirlediklerini belirten Dövüş Kulübü Koçu Burak Uğur, takım ruhunu korumanın beslenme programlarından ve birlikte yapılan yürüyüşlerden çok daha önemli olduğunu vurguluyor ve devam ediyor: “Herkes bizim kadar neyi, ne zaman, ne kadar yapmalı, ne yemeli konularına vakit ayırmıyor. Her şeyden önce biz bir dövüş kulübüyüz ve öğrenci olarak kabul ettiğimiz herkes takımın bir parçası ve benim kadar onlar da sorumlu. Biz onlara bir hedef veriyoruz ve bunu birlikte gerçekleştiriyoruz. Herkesi bir ateşe atıyoruz ve bu ateşten canlı çıkmaları için birlikte hareket ediyoruz.”

‘Spor Koçları Yalnızca Danışmandır’

Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu, ICF belgeli Yaşam, Özdeğer, Yönetici, Kariyer ve Takım Koçu Burcu Yularcı, konuya tamamen farklı bir açı ile yaklaşıyor. Spor Koçu kavramının Koçluk hizmeti olarak algılanmaması gerektiğini söyleyen Yularcı, bunun bir danışmanlık hizmeti olduğunu ve Profesyonel Koçların hizmet verdiği kişiye ne yapması gerektiğini söylememesi aksine kendi yollarını bulmaları için yardımcı olmaları gerektiği üzerinde duruyor. Bu açıdan Kişisel Spor Koçlarının yalnızca danışman görevi üstlenebileceklerini vurgulayan Burcu Yularcı sözlerine şunları ekliyor: “ En temel branşlar; yönetici koçluğu, kariyer koçluğu, performans koçluğu, takım koçluğu, özdeğer koçluğu, ilişki koçluğu, öğrenci koçluğu, sanatçı koçluğudur. Diğer ayrımların çoğu aslında koçluk değil, uzmanlık alanları veya danışmanlıktır. Yani kendine spor koçu diyen biri yüksek ihtimalle, koçluk alan kişiye ne yapıp ne yapmaması gerektiğini söylüyordur. Oysa profesyonel koçlukta bu yoktur; profesyonel koç, kişiye kendi potansiyelini kullandırtarak kendisi için en doğru yolu bulmasına rehberlik eder.”

Yani anlayacağınız koçluk yaptığı kişinin üzerinde her türlü yetkiye sahip olduğunu düşünüp ipin ucunu kaçıranlar da var ama bu biraz da sizin elinizde. İpin ucunu kaçırmakla, ipleri elinde tutmak arasında ince bir çizgi var. Çizginin neresine düşeceğinizi belirlemek için de bir başka koça ihtiyacınız olabilir, aman dikkat…

Rabia Çelik

Dipnot Tablet AppStore ve Google Play Market’te. Hem de ücretsiz…