Bugün 23 Nisan… Hiç de neşe dolmuyor insan!

Cumartesi, 26 Nisan 2014 16:10

Gün yılın bir çocuk günü olabilir
Yıl dünya çocuk yılı olabilir
Onun bunlardan haberi yok
Üşümüş acıkmış
Sıcacık bir çörek gibi güneşi düşlüyor
Sevilmemiş
Bilinmemiş
Unutulmuş
Dışarda kar yağıyor…

Nazım Hikmet’in bu dizeleri yazmasının üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçti. Üsküdar sokaklarında gündüzleri ayakkabı boyayıp geceleri mendil satan çocuklarla sohbet ederken Nazım’ın dizeleri Lampedusa’nın şu sözlerini hatırlatıyor “Bazen hiç bir şeyi değiştirmemek için her şeyi değiştirmek gerekir.”

Simülasyon toplumunun şaaşalı gösteri kartlarını kazıdığınızda karşınıza çıkacak gerçeklik bu yoksul çocuklardır, mucize kabilinden yaşamayı başarmış olan. Henüz ekmek almaya çıktığında vurulmamış, paletler altında ezilmemiş, inşaat şantiyelerinde iş kazalarında ölmemiş, sırasını bekleyen yoksul çocuklar.

Ve dahi en ağırı şudur ki; bu çocuklar büyüdüklerinde geçmişin yasını tutamayacaklar. Çünkü daha bu günden ölü yarınlarına ağlıyorlar. Bugünün kendi bayramları olduğunu bilmedikleri gibi ne bugüne ne de geleceğe dair hiçbir hayalleri kalmamış yoksul çocuklar.

Levent 10 yaşında “Çocuk bayramında ne yapılır?” diye soruyorum.  “Şeker dağıtılır, bayram kutlanır, çikolata dağıtılır.” diyerek cevaplıyor.

-          Sen Başbakan olsan ne yapardın

Ben mi? Her şey dağıtırdım. Çikolata, meyve suyu.

-          Çocukların çalışmalı mı?

Evet

-          Sen babanın durumu iyi olsa yine çalışmak ister miydin?

Hayır. Ben sekizde eve gidiyorum, eve geç kalmamak için para kazansam da kazanmasam da evde oluyorum. Çalışmasaydım babama yardım ederdim. Ama babamın parası olsa gezerdim.

-          Nereye giderdin?

Sahile giderdim.

-          Büyünce ne olacaksın?

Büyünce avukat olacağım.

-          Niye?

Ben iyi insanları kurtaracağım.

-          İyi insanlar hapishanede mi?

Yok yurttalar, oradan çıkaracağım. Bir kere su satarken gitmiştim. Beni ve abimi yakalayıp çocuk şubeye götürdüler. Bir daha yakalarsak yurda tıkacağız dediler.

Konuştuğum bir diğer çocuğun ismi ise Muhammed. 11 yaşında!

-          23 Nisan’ın anlamını biliyor musun?

23 Nisan’ı bilmiyorum. Ben ne yapacağım 23 Nisanı?

-          Diğer çocuklar ne yapıyor?

Bilmiyorum. Arkadaşlarımın hiçbiri gitmedi.

-          Çalımak zorunda olmasan ne yapardın?

Evde otururdum, sahile giderdim.

Muhammed’in boynuna astığı deri muska kolyeye takılıyor gözüm ve soruyorum.

-           Muska mı var onun içinde?

Önce evet diye cevaplıyor, sonra gerçeği söylüyor oraya paramı saklıyorum.

“Büyükler dövüp paramızı alıyorlar. Geçenlerde burnumu kırdılar 15 liramı aldılar elimden…”

Yusuf ise 9 yaşında;

-          23 Nisan Çocuk Bayramı. Sen niye bayramda çalışıyorsun Yusuf?

Ben artık büyümüş sayılıyorum. Anneme bakıyorum.

-          Sınıftaki arkadaşların çocuk mu?

Aileleri onlara her şeyi alıyor. Biz ekmeğimizi kazanıyoruz. Onlar babalarının ekmeğini yiyiyor biz ekmeğimizi kazanıp annemize veriyoruz.

-          Sen Başbakan olsan 23 Nisan’da ne yapardın?

Kutlama töreni yapardım. Ben de eğlenirdim, sevinirdim, yardım ederdim insanlara. Okulu süslerdim sevinirlerdi çocuklar.

-          Paranız olsa ve çalışmak zorunda olmasan ne yapardın?

Evde otururdum, gezmeye sahile giderdim.

-          Bu sahilde ne var hepiniz sahile gidiyorsunuz?

İnsanlar çay içiyor, çekirdek çitliyor, balık tutuyor. Bir keresinde misina ile iki tane kefal tutmuştum.

Dünyada çocuklara mahsus bir bayramın olduğu tek ülke olmakla övünenler, kendilerine ait bayramdan haberi olmayan çocuklar varken bu ayrıcalık bir övünç değil, utanç kaynağı olabilir ancak. Haa aklımda iken 15 yaş altı çocukların beden ve ruh sağlığını etkileyecek işlerde çalışması yasaktı değil mi? Bir ihbarda bulunmak istiyorum sayın büyüklerim. Sokaklarda, organize sanayi bölgelerine, küçük esnafların dükkanlarında, inşaat şantiyelerinde her yerde yüzbinlerce çocuk üç kuruşa çalıştırılıyor yani sömürülüyor. Mühim işleriniz var biliyorum ama belki memleketi kurtarmaktan arta kalan zamanınız olursa bi el atsanız hani!

Ali Mendillioğlu (@alimendillioglu)

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ İNDİRMEK İÇİN 

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN