“Bu film beni utandırdı, tam anlamıyla şaheser”

Pazartesi, 18 Kasım 2013 10:45

2011’de gösterime giren “Oyunun Sonu”nun (Margin Call) yazar-yönetmeni JC Chandor’un yeni filmi “Sona Doğru” (All Is Lost), her yönüyle ilginç. Aynı zamanda önceki filmden de olabildiğince farklı. Lehman Brothers benzeri bir yatırım bankasında çöküşünden önceki son 24 saati anlatan “Oyunun Sonu”nun senaryosu, bol karakterli, entrika dolu, klostrofobik bir gerilimdi. Oscar’a aday gösterilmesine rağmen filmi beğenmemiş, eleştirimde de bariz bir mesajı (Protestan iş etiğinin olmadığı yerde mafya doğar) sıkıcı bir şekilde anlattığını belirtmiştim. Her yönden kalabalıktı. “Sona Doğru” ise, “Oyunun Sonu”nun aksine tek bir karakterin başından geçen zorlu bir mücadeleyi anlatıyor. Diyalog yok; toplam da iki üç replik var. Robert Redford’ın oynadığı yıllanmış bir denizcinin, Hint Okyanus’unun ortasında çaresizce kalakalmasını anlatan “Sona Doğru,” muazzam bir film.

“Sona Doğru” sadece Robert Redford’ın sinemanın en önemli ve en iyi aktörlerinden biri olduğunu bize hatırlatmıyor. Ayrıca Chandor’un da Hollywood sinemasının en çok gelecek vaat eden yönetmenlerinden biri olduğunu da ispatlıyor. Adamın bir önceki filmini yerin dibine sokmuştum; ne diyeyim. Bu filmle beni utandırdı adeta. “Sona Doğru”, tam anlamıyla şaheser.

Ali Arıkan’ın yazısının devamı Dipnot tablet dergide.

iPad’inize ücretsiz indirmek için: App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ

Android tabanlı tabletinize ücretsiz indirmek için:  https://play.google.com/store/apps/details?id=air.com.dipnot.dergi&hl=tr