Blogger olmayı kolay mı sandın?

Çarşamba, 31 Aralık 2014 11:52

Eski blogger, aynı zamanda sosyal medyada tanınan bir isim, beş tane çok satan kitabı olan bir kitap yazarıyım. Ve kitap teliflerini bir kenara bırakırsak, sosyal medyada markalarla işbirlikleri yaparak geçimini sağlayan onlarca kişiden biriyim. Bu kadar eski olmak güzel olmasına güzel oluyor ama aynı zamanda da maalesef birçok insandan ve birçok markadan soğutuyor. Ama buna karşılık, her gün belki de yüzlerce blog açılıyor. Kimsenin hevesini kırmak istemem ama blogger olmadan önce bilmeniz gereken beş şeyi yazmak isterim. Buyurun:

Hemen para kazanmak yok: Her işin bir staj dönemi vardır, pek para kazanmaz ve çömezliğinin keyfini çıkarırsın. Bu arada gözlemler, öğrenir, ne yapmak istediğine karar verirsin. Bloggerlıkta da böyle. Tek fark, stajını kendi içinde yapıyor olman. Pişene kadar doğru düzgün proje yok. Para yok. Hayal ettiğin hediye gönderilen ürünler yok. Sabırlı ve çalışkan olmalı, bunları göze almalısın.

Yaratıcı projelerin genellikle reddedilir: Kendine uygun, güzel, yaratıcı, özenli onlarca proje üretebilirsin ama bunlar reddedilir. Markanın çalışmak istediği isimlerden biri sen değilsindir, istediğin bütçe markada yoktur ya da zamanı değildir. Bu 1-2 yıl bile sürebilir…

Markaların ürünleri senden benden değerlidir: Bazı markalar, bütçe konusunda olduğu gibi, ürün konusunda da oldukça cimridir. Ürününü sadece çekim için verebilir, para vermek yerine kendi seçtiği indirimli ürünleri gönderebilir, kendi markası sayesinde senin kaliteli bir proje içinde yer alacağını düşündüğünden, sana tamamen keyfi bir karşılık verebilir, sana “hiç bütçemiz yok” derken başkasına büyük bütçelerle gidebilir. Bu esnada senin de kendi markanı koruman gerekir. Senelerce düzgün davranıp, düzgün markalarla son derece başarılı işler yapıp, sonra başka bir marka kendisini çok değerli görüyor diye boyun eğmemelisin. Kendi markanın değerini bilmeli, taviz vermemelisin. Bir süre aç kalabilirsin ama çalışmaya devam.

“Ne zaman yayınlanacak” diye beynini yerler: Bunu marka direkt yapmayabilir, araya ajansları koyabilir. Bir ürün gönderir ve o ürünün peşine düşer. Halbuki sen ondan kullanmak için ürün istememişsin, yayınlayacağını söylememişsin, belki de ürünü kullanıp hiç beğenmemişsin. Ya da senin yayınlayacağın bir ürün değil. Ama sorarlar. Bıkmadan hep soracaklar “Ürünümüz elinize ulaştı mı? Paylaşım yapar mısınız?”

Hazırlayan: FRENCH OJE

Yazının devamı için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK 

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play