Bir Şehir Yalnız Kalır Mı?

Pazartesi, 16 Mayıs 2016 12:22

KENAN TAŞ

Yazının başlığından  hangi şehir olduğunu tahmin edebildiniz mi?

Günlerdir “sesimizi duyun” diye feryat eden bir şehirdeyim. Tedirginlik korku endişe bu şehri 5 aydır manşetlere taşıyor…

Suriye ile şehir merkezi arasındaki sınır, kimi yerde 5 km’ye kadar düşüyor. 5 km deyince aklınıza uzak bir yer gelmesin. Şehrin tepelerine çıktığınızda bu düzlüklerde 10 km bile göz ucu  mesafesinde….

Sınırın ardından düşen roketler füzeler IŞİD tarafından atılıyor. Bunun şimdilik  bir savunması söz konusu değil. En azından konuyu bilenler öyle anlatıyor. Çünkü dünyanın en gelişmiş teknolojisine sahip İsrail  bile Gazze’den gelen ilk füze ya da roketi önleyemiyor. O yüzden başka türlü bir çözüm bulmak gerekiyor. Onu da biz düşünmeyelim değil mi?

WhatsApp-Image-20160516

 

Kilis’in nüfusu son sayımlara göre 100 bin civarında, 140 bin de kayıtlı Suriyeli yaşıyor. Olaylar başladıktan sonra 10 bine yakın insan şehri terk etmiş Bir de kayıt altına alınmamış Suriyeliler var. Şehir yaşanan olaylardan sonra  bir nebze olsun hareketlenmeye başlamış.  Hani Kilis’te bulunan Öncüpınar kapısından 1,5 milyona yakın insanın geçtiği kentteki Suriyeli oranının, yerli halkın iki katına çıktığı bir şehirden bahsediyoruz. Esnaf kan ağlıyor. Satışlar neredeyse durma noktasına gelmiş. “Kimseye Allah  razı olsun demiyoruz!”  şeklinde bir nevi isyan noktasına gelmişler. Yerel yetkililerden izin almadan çekim yapmaya gitmeyin. Yoksa polis amcalar gelip “Siz burada ne yapıyorsunuz? Yassah Hemşerim” deyip bir süreliğine size zorluk çıkarıyorlar. Sonrasında da orta yol bulunup  tebessümlerle vedalaşıyorsunuz. Özellikle esnaflar bazı gazetecilere sert müdahalelerde bulunmuş. Dükkanlarından kovmuşlar “sizi istemiyoruz” diyerek. Bazı iş adamları ve esnaflar da  tevekkül içinde “Her şey Allah’tan” yorumlarını yapıyor. Kilis’teki temel problem yetkililerin ilgisizliği. En azından konuştuğum farklı kesimlerden insanlar bunu ifade ediyor. Belki de bir Başbakan ya da Cumhurbaşkanı’nı şehirde görseler,  gazetelere ilan verecek kadar isyan etmezler. İnsanların yüzündeki o tedirginliği ilk bakışta anlamıyorsunuz. Ama sohbete girdiğinizde anlatılanlardan insanın omuzları aşağıya düşüyor. Evine füze isabet eden bir vatandaş ile konuşuyoruz. “Bir hafta oldu ya! Bir haftada hiç mi bir Allah’ın kulu aramaz?” diyor. Çocuklar hiçbir şeyden haberi olmayan sessiz çoğunluk. Neler yaşandığından habersiz sokaklarda oynamaya devam ediyor. Belki bir fotoğraf karesi Kilis’teki çocukların ruh halini anlatmaya yetiyor. Gelecekten umutlular… Tabii ki de umutlu olacaklar kim umutsuz yaşayabilir ki?

Kilis’te son durum böyle. İnşallah her şey yoluna girer de bundan sonra Kilis’e sadece katmer ve Kilis tava yemeğe gideriz. Ama bu şimdilik biraz zor gibi…

 

Kenan taş