Bir mahalleden çok daha fazlası: Okmeydanı

Cumartesi, 31 Mayıs 2014 16:41

Mahalle ne zaman görünür olur daha doğru ifade ile biz ne zaman mahalleleri görürüz? Sıradan faaliyetlerini yürüten uyuşturucu çetelerinin dozu kaçırarak ölümlü çatışmalara girmesi ile mi? Kentsel dönüşüme karşı direnmesi ve kadınların kendilerini dozerlerin önüne atmasıyla mı? Politik gerilimlerin ölümle sonuçlanmasıyla mı?

Gezi süreci boyunca Okmeydanı, Gazi Mahallesi, Nurtepe, Gülsüyü-Gülensu mahalleleri başta olmak üzere benzer çatışmaları yaşayan mahalleler kesintisiz eylem pratikleri ile Gezi sürecine kan taşıyan ana damarlar oldular. Gezi sonrasından bu güne gelen bir yıllık süreçte ise Okmeydanı tüm bu çelişkilerin en güçlü yaşandığı bölge olarak hep gündemde kaldı.

Okmeydanı’nda kavga bu günlerde ‘Kentsel Dönüşüm Projesi’ kapsamında sakinlerinin barınma talebi ile sermayenin rant sağlama kavgasında yeni bir aşamaya gireceğe benzer. Yerel seçimlerden hemen sonra Okmeydanı bölgesi “Afet Yasası” kapsamına alındı. Oysa aynı seçimde AK P’arti’nin bu bölgeden aldığı oy oranı %65 civarında ve bu yüksek sonuç belediyenin seçim öncesinde tapu sorununu çözeceği ve Okmeydanı halkına yerinde iskan vaadine dayanıyordu. Ancak seçimden hemen sonra Okmeydanı’nın “Afet Yasası” kapsamına alınması yaklaşık yüzbin kişinin yaşadığı mahallede binaların yıkımının kolaylaştırılması ve 1.650.000 metrekarelik arazilere el koyulacağı endişesini güçlendirdi. En nihayetinde Sulukule, Tarlabaşı ve Örnektepe’de yaşanan kentsel dönüşüm projeleri sonrasında mahalle sakinlerinin akıbetleri çok taze olarak hafızalarda.

Hatırlayacaksınız Gezi’nin sınıfsal karakteri üzerine çok konuşuldu, çok değerlendirmeler yapıldı. Kesin olan bir şey varsa Gezi sürecine emekçi bir karakter katan kitleler bu mahallelerin sakinleri oldu. Okmeydanı bölgesinde yaşayanlarda çoğunlukla enformel sektörde çalışan tekstil, inşaat ve taşeron işçiler başta olmak üzere düşük ücretli, sosyal ve iş güvencesi olmayan işçiler ve işsizlerden oluşuyor Mahalle düşük ücretli işgücü potansiyeli ile inşaat sektöründen hizmet sektörüne kadar vahşi çalışma koşullarının olduğu tüm kapitalistler için bir rezerv havuz durumunda.

Okmeydanı’ndaki siyasal ayrışmanın en net fotoğrafını Berkin Elvan’ın hayatını kaybettiği günlerde görmüştük. Aynı günlerde Burak Can da hayatını yitirmiş ve mahalle ikiye ayrılmıştı. Şark Kahvesi’nden Dörtyol’a kadar olan tüm duvarlar Berkin’in afişleri ve sloganlar ile donatılmışken, Dörtyol’dan itibaren duvarlar işyerleri bu kez Burak Can’ın resimleri ile doluydu. İki bölgeyi ayıran ise Dörtyol meydanındaki akrepler, TOMA’lar ve terörle mücadele polis ekipleriydi.

Ali Mendillioğlu‘nun yazısının tamamını okumak için;

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Get-it-on-Google-Play