Bir Gram Olsun Ünlü Oyuncu Olsun! Cüneyt Özdemir yazdı

Cumartesi, 10 Ağustos 2013 16:30

fft64_mf1584314Ben uyuşturucuya karşı hep uzak durdum. Bunu ahlaki nedenlerle ya da yasal zorlamalarla değil içimden gelmediği için yapmadım. İnanın denemedim bile… Oysa yurtdışında ya da yurtiçinde istesem deneyebileceğim pek çok ortamda da bulunmadım değil. Yine de hiçbir zaman yakın çevremde uyuşturucuya bulaşmış insanları yaklaştırmadım. Sonradan bu işe bulaşanlara yardım etmeye çalıştım.

Hatta özellikle çocuklara yönelik bilinçlendirme amacıyla uyuşturucu karşıtı filmler hazırlamışlığım da var. Para almadan yaptığım bu filmleri bir İstanbul film festivalinde bile yayınlatmayı başardım.

Bu konuda yaptığım onlarca yüzlerce haberi ise hiç saymıyorum bile… Hüseyin Baybaşin’den izbe bir barakada hayatını kaybeden bir eroinmanın babasına kadar programımda konuk etmediğim pskiyatr kalmadı.

Yine de son tahlilde kimseyi uyuşturucu içtiği için ahlaken yargılamam. Emniyetin uyuşturucu kullandı diye ünlüleri basın karşısında ‘suçlu’ olarak göstermesini biraz acımasızca ve hoyrat bulurum. Bugün dünyanın pek çok ülkesinde ve şehrinde Türkiye’de suç kabul edilen kimi uyuşturucular legal olarak kullanıma açılımış durumda. Sadece Amsterdam değil ABD’nin de kimi bölgelerinde şehirlerinde bile halk oylaması ile serbest bırakılıyor. Buna rağmen bizde genelde ünlüleri madara etmek için yasalar ‘titizlikle’ kameraların karşısında uygulanıyor. Son operasyondan sonra bu tür baskınların da eski ‘itibarı’ ile devam etmeyeceğini düşünüyorum. Zira pek çok kişi için bu baskınlar tam da” Gezi” olaylarına katılan sanatçılara verilen gözdağından başka bir şey değildi.

Burada Narkotik mesubu polislerin de ruh halini anlayabiliyorum. Bir ton dile kolay bakın bir ton uyuşturucu ele geçirildiği zaman gazetelerde 2 satır haber olamayan narkotik şube görevlileri bir ünlünün evinde 1 gram buldukları zaman günlerce manşetlerden düşmüyorlar.

Türkiye’de Cihangir’de bir terasta çıkan bir kaç saksı kenevir, Güneydoğu’da kilometrelerce büyüklüğündeki kenevir tarlalarından çok daha önemli olabiliyor.

Elbette ünlü insanlar işin içine katıldığı zaman oluşan bu merak efektini küçümsemiyorum; ama şunu da merak etmekten kendimi alamıyorum.

Türkiye’nin bir uyuşturucu ile mücadele stratejisi var mı?

Yoksa bu mücadele tamamen yerel emniyet yetkililerin insiyatifine mi bırakılmış durumdadır?

Güneydoğuda uyuşturucu son yıllardaki terör nedeni ile ciddi bir ‘seçim kaynağına’ dönüşmüş durumda. Elbette bunu PKK’da göz ardı etmiyor; ama ufukta beliren barış atmosferinde bundan sonra Güneydoğu’daki bu uyuşturucu tarlaları ile ilgili nasıl bir strateji izlenecek. Bunu da kimse bilmiyor. Toptan bir askeri mücadele mi, yoksa kapsamlı ve kontrollü bir uygulamalar zinciri mi?
Daha doğrusu Türkiye’de uyuşturucu kullanımını engellemek için nasıl bir strateji izleniyor?

Mesela ünlüleri yakalayıp günlerce nezarette tutup basın karşısına defalarca çıkartıp sonra da mahkemede serbest bıraktığınızda acaba uyuşturucu kullanımını engelliyor musunuz yoksa özendiriyor musunuz? Doğru ya hayatında hiç uyuşturucu kullanmayanların da aklına ‘yahu bu adamlara bir şey olmuyorsa bana hiç olmaz’ fikri gelmiyor mudur sahi?

Geçtiğimiz gün ABD’de çekilen ‘uyuşturucudan para kazanmak’ adı altında bir belgesel seyrettim. Öylesine büyük bir kar marjı var ki işsiz güçsüz sıradan bir adam bile birazcık bu işe bulaşırsa rüyasında göremeyeceği kadar paraya sahip olabiliyor. Elbette eğer yıtrabilirse, yoksa kendini yıllara varan cezalarla hapishanede de bulma ihtimali çok yüksek.

Uyuşturucu kullanımını önlemek ile ticaretini önlemek iki farklı iş. Birisinde devreye narkotik polislerinin girip ticaretini yapanları şak diye yakalaması ve hukuken de caydırıcı cezalar vermesi gerekirken işin diğer ayağının bu şekilde işlemediği kesin. Uyuşturucu kullanımı caydırma işi narkotik’in görev kapsamı içine girmiyor. Zaten zurnanın zırt dediği yer de tam bu noktada başlıyor.
Başa dönersek uyuşturucu ticareti toplumsal bir suçtur.

Uyuşturucu kullanımı ise kişisel bir tercih meselesidir. Hatta benim gibi düşünmeyen kimileri için ahlaki bir mesele bile değildir.
İkisini ayırmadığımız sürece işler sadece daha fazla karışır ki bu da en çok sanırım bu işin ticaretini yapanların ekmeğine yağ surer.
Uyuşturucu ile mücadeleye bir de bu açıdan bakalım isterseniz.

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ