Bir Garip Kayıp Hikayesi

Cumartesi, 2 Şubat 2013 18:12

Dipnot Tablet yazarlarından Emiyra Yılmaz, Dipnot Tablet’in 98. sayısı için ‘Kayıp Kadın Sarai Sierra’nın ilginç portesini çıkardı. İşte o yazı;

Adı Sarai Sierra.

33 yaşında.

Evli ve iki çocuk annesi.

Amerikalı.

Bir sağlık kuruluşunda haftada 3 gün resepsiyonda çalışıyordu. Karşılığında 450 dolar alıyordu.

Sarai, Amerika’daki sıradan ve mütevazı hayatına devam ederken bir gün bir kız arkadaşıyla birlikte İstanbul’a fotoğraf çekmeye gelmeye karar verdi.

Oysa o güne kadar ne yurt dışına çıkmıştı ne de fotoğrafa özel bir ilgisi vardı. Biletler alındı, bütün organizasyon tamamlandı. Gelin görün ki Sarai’nin birlikte gelmeyi planladığı arkadaşı gelmekten vazgeçti. Sarai de yola tek başına çıktı.

8 Ocak’ta İstanbul’daydı. Hayatında ilk kez Amerika’nın dışına çıkıyor ve İstanbul’a geliyordu. Bir otel odasına yerleşmek yerine Beyoğlu’nda Tarlabaşı civarında kendisine bir oda kiraladı.

İstanbul’da kaldığı süre boyunca henüz ne yaptığı, nerelere gittiği, kimlerle görüştüğü tam olarak bilinmiyor. Ama turistik gezisinin altıncı gününde Amsterdam’a gitmeye karar verdi. Bir gün sonra da Münih’e geçti.

Ipad’ini yanından ayırmayan Sarai ailesiyle hem İstanbul’da hem de Avrupa’da iletişim kurmaya devam etti. Kocasına ve 11 ve 9 yaşlarındaki çocuklarına yaptığı geziyi anlatıyordu.

Amsterdam ve Münih’te tam olarak ne yaptığı bilinmiyor ama Amerika’da mütevazi bir hayat yaşayan Sarai’nin Avrupa’da sadece 4 gün içinde 10 bin dolarlara varan büyüklükte para harcadığı söylentiler arasında.

Sarai bütün iletişimlerini internet üzerinden wireless sistemle kurdu. Ancak hiç telefon kullanmadı. Amerika’dan yanında getirdiği hattı bir kere bile açmadı.

19 Ocak günü Münih’ten İstanbul’a yeniden döndü. Odasına yerleşti.

20 Ocak günü öğle saatlerinde İstiklal Caddesinde tek başına yürürkenki görüntüleri mobese kameralarına yansıdı. Üzerinde deri bir ceket, büyük, kalın bir atkı ve şapka vardı. Yüzünü pek göstermek istemez gibi kafası önünde ve tek başına yürüyen Sarai ardından öğle yemeği için bir kafeye oturdu ve yine tek başına yemek yedi.

21 Ocak günü Sarai Sierra için bir buluşma günüydü. Saat 11.00′de, Taylan adlı bir kişiye, “Ben birazdan Galata Kulesi’nin karşısına gelicem, gelir misin?” mesajı geçti. Saat 11.33′te tekrar mesajda,”Ben çıkıyorum ulaşmak istersen beni telefondan ara” dedi. Saat 12.45′te Taylan adlı kullanıcı Sarai Sierra’ya, “Ben oraya gelicem, umarım wirelesin vardır” mesajı geçti.

Ve Sarai kaldığı odadan ayrıldı. Bir daha da kendisinden haber alınamadı.

Karım Nerede?

Hemen hemen hergün eşiyle internet üzerinden iletişim kuran Steven, o gün Sarai’ye ulaşamadı. Hem telefonu hem de interneti kapalıydı. Ama Steven, Sarai’nin gmail hesabının şifresini biliyordu.

Ve Sarai’nin e-mail’ine girerek en son kimlerle görüştüğüne baktı. Sarai’nin son yazıştığı kişi ‘Taylan isimli bir şahıstı.

Bunun üzerine ‘Taylan’a mesaj yazarak sordu Steven:

“Karım nerde?”

‘Taylan’ın cevabı ise kısa ve net: ‘Bilmiyorum’.

‘Taylan’ ın yaptığı bütün yazışmalar şimdi mercek altında. Taylan başka kimlerle yazıştı, ne konuştu? Sarai’yle daha önce de konuşmuş muydu? Cevap bekleyen ne kadar soru varsa tek tek hepsine cevap aranıyor. Kimliği tesbit edilen Taylan şimdi poliste ifadede.

Ama Taylan’ın Sierra’yla yazışmaları kadar dikkat çeken bir başka şeyse Steven’ın Taylan’a sorduğu bu soru: “Karım nerede?” sorusu akılları kurcalayan türden bir soru. Sağlıklı bir ilişkide, kimse sadece birkaç saattir haber alamadığı bir kişinin peşine (o kişi karısı olsa da) hafiye gibi düşmez.

Düşse de “En son kiminle görüştü acaba?” diye merak edip özel postalarını inceleme altına almaz.

Alsa da orada gördüğü ve tanımadığı bir adama “Sen kimsin?” demek yerine, “Karım nerede?” diye sormaz!

Kargoda Ne Vardı?

Polisin Sarai’nin kaldığı ev ve çevresinde yaptığı incelemelerde elde ettiği bir tanık ise olaya farklı bir boyut kazandırdı. Eve gelen bir postacının Sarai Sierra’ya Amerika’dan gelen bir kargo vermek üzere geldiği ancak Sarai’nin odasında olmaması nedeniyle paketin Sarai’ye ulaşmadığı öğrenildi. Postacının paketi Sarai’ye Avrupa seyahati öncesinde getirdiği öğrenildi. Polis şimdi içerisinde ne olduğu belli olmayan paketin Sarai’nin ortadan kaybolması ile ilgisini araştırıyor.

Polis İz Peşinde

FBI ile birlikte çalışan polis, FBI’dan Taylan’la mesajlaştığı bilgisini aldıktan sonra Sierra’nın kaldığı evden Galata Kulesi yönündeki sokakların güvenlik kameralarını topladı. 230 Güven Timi’nin topladığı görüntülerin birinde, Sierra’nın 21 Ocak 2013 günü İngiliz Konsolosluğu’nun önünden geçerken güvenlik kamerasına takıldığı gelen bilgiler arasında. Polis Galata Kulesi ve Galata Köprüsü istikametindeki bütün sokakların güvenlik kameraları topladı. Bu görüntülerde, Sierra’nın Taylan ya da başka bir kişiyle görüşüp görüşmediği netleştirilmeye çalışılıyor. Şu ana kadar taranan görüntülerde Sierra’nın birlikte yürüdüğü ikinci bir kişiye rastlanmadı.

Polis, FBI’dan, Sarai Sierra’nın geriye dönük Gmail mesaj dökümlerini de istedi. Polis Sierra’nın yanında taşıdığını belirlediği kredi kartı dökümlerini de FBI’dan talep etti. Ayrıca Amsterdam ve Münih’te yaptığı harcamaları da incelemeye aldı.
Polis, Sarai Sierra’nın neden Hollanda ve Almanya’ya gittiğini ve Avrupa’dan ülkesine gitmek seçeneği varken 3 gün için tekrar neden Türkiye’ye döndüğünü araştırıyor. Hollanda ve Almanya güvenlik birimleriyle İnterpol kanalıyla temas kuran polis, Sarai’nin bu ülkede ne yaptığı ile ilgili bilgi bekliyor.

En son görüştüğü düşünülen Taylan adlı kişiye ulaşan polis, ifade için Taylan’ı Emniyet’e çağırdı.

Emiyra Yılmaz

Aradığınız her şeyi bulabileceğiniz derginiz Dipnot Tablet 98. Sayısı ile ücretsiz olarak AppStore ve Android Market’te.