Bir Filipinler Düşü: Palawan

Salı, 27 Ekim 2015 13:41

Bugün size gülümseyen insanların ülkesinden bahsedeceğim. Duvar kağıtlarını süsleyen plajları bir tarafa günün her saati şekilden şekile girerek hayal gücünü zorlayan bulutları diğer tarafa. İnsana tatilden bekleyeceği herşeyi fazlasıyla sunan bir yer Filipinler. Bir de insanları var ki öyle bir içtenlik, güler yüzlülük ve dürüstlük yok. Sanki her sene bir tayfunun yerle bir ettiği, üstüne üstlük yolsuzluklar ile yönetilen yoksul halk onlar değil.

Filipinler hem ada ülkesi olması hem de 300 boyunca İspanyol kolonisi olması sebebiyle diğer Budist Güneydoğu Asya ülkelerinden çok farklı. Halkın çok büyük kısmı koyu Katolik Hristiyan ve dilleri İspanyolca’dan ciddi şekilde etkilenmiş. Zaten ülkenin ismi bile 16. yy İspanyol kralından gelmekte. Ülke 20. yy. başında ise Amerika Birleşik Devletleri kontrolüne geçiyor ve 1946’da tam bağımsızlıklarını kazanıyorlar, bugün yönetimde ve kültüründe Amerikan etkisi çok fazla. Akıcı İngilizce konuşan insanlara sık sık rastlamak mümkün.

Puerto Princesa cocuklarHayatımda gördüğüm en şen şakrak çocuklar tayfunun yerle bir ettiği bu mahallelerde yaşıyor. 

Okyanusun ortasında 7 bin adanın üstüne kurulu bir ülke burası, nüfus sadece büyük olan 11’inin üzerinde yoğunlaşmış. Adalar arası en güvenli ulaşım uçak. Biz de Palawan adasının başkenti Puerto Princesa’ya uçuyoruz. Bu şehrin en önemli atraksiyonu yeraltı nehri denilen içinden nehir geçen bir mağara (underground river), biz üşendiğimiz için gitmiyoruz, onun yerine şehrin arka sokaklarını gecekondu mahallelerini geziyoruz. Hayatımda gördüğüm en şen şakrak çocukları tayfunun yerle bir ettiği bu mahallelerde görüyorum desem?  

İŞTE MASAÜSTÜNÜZDEKİ O OKYANUS FOTOĞRAFI: EL NİDO

İkinci durağımız El Nido. Burası okyanusu dikine kesen karstik kayalarıyla her ne kadar Tayland’daki plajlara ya da Vietnam Halong bay’e benzetilse de; Tayland, Malezya ve Endonezya dahil hiçbir yerde bu kadar efsane kıyılar görmediğimi açıkça söyleyeyim. Zaten buraya gelmemdeki ana sebep yıllar önce bir arkadaşımın Facebook’a koyduğu, yüzünde koca bir gülümsemeyle  burada çektirdiği bir fotoğraftır. Kim bilir belki buradaki fotoğraflar da birgün sizi alır uzaklara götürür!

El Nido beş altı sokağın birbirini kestiği küçük bir balıkçı kasabası modunda olsa da Filipinlerin en güzel kıyılarına ev sahipliği yaptığı bir gerçek. Buradaki halk yavaş yavaş turizme kaymış durumda. İşin güzel yanı burası ülkenin en turistik yeri Boracay gibi turist akınına uğramadığı için daha sakin. Sayısız adaya, türlü türlü koylara ve plajlara açılan bir kapı El Nido limanı.

port barton 3Kendinizi bazen beyaz kumlu plajlarda bazen bir mağarada, bazen okyanusa dar bir geçitten açılan lagunlarda bazen de bir kanyonda buluyorsunuz.

Buradaki en popüler aktivite günlük tekne turlarına katılmak. Günlük turları A’dan D’ye harflerle isimlendirmişler; A ve C en favori turlar ama hepsi efsane. Liste fiyatları 1200-1400 peso (26-30 dolar) arasında olan turların 4-5 farklı durağı oluyor. Kendinizi bazen beyaz kumlu plajlarda bazen bir mağarada, bazen okyanusa dar bir geçitten açılan lagunlarda bazen de bir kanyonda buluyorsunuz. Kıyıdan okyanusa taşan orman ve kuş sesleri de bonus. Şnorkelle rengarenk balıkları ve mercanları izlerken zaman tamamen unutuluyor. Arada gördüğümüz üç beş turist olmasa kendimi “The Beach” filmindeki karakterlerden biri gibi hissedeceğim. Turda sunulan öğle yemekleri ise öyle böyle değil. Teknenin arkasında küçücük alanda harikalar yaratan tekne çalışanları güzel bir bahşişi hakediyorlar. Mangalda pişirilen balıklar çok lezzetli, tropik meyvelerle süslü tabakların sunumu harika. Bu arada tekne turlarının liste fiyatları biraz pahalı, ama biz kaldığımız oteldeki insanlarla birleşip grup indirimi aldık, birden fazla tur alacağımızı söyledik, sezon sonu olmasının da etkisiyle neredeyse yarı fiyatına yaptık turları.

El Nido’da yapılacak aktivitelerde hiç kıtlık yok onu söyleyeyim. Scuba dalışı severler için burası bir cennet. Tamamen uysal olan beyaz yüzgeçli köpek balıklarını, kaplumbağaları, baraküdaları, nemoları, mikro canlıları ve daha nicelerini görmek mümkün. Rengarenk mercanlar ile kaplı duvar dalışları ve mağara dalışları suyun üzerinde görülen efsane manzaraların suyun altındaki devamları niteliğinde. Kaya tırmanışı, dağ tepe yürüyüş ve dağ bisikletçiliği akla gelen diğer aktiviteler.

el nido 5Buraya Mayıs sonu geldiğimiz için tayfun sezonun ucundan nasibimizi alıyoruz. El Nido’da kaldığımız 9 günün 4 gününde sağanak yağmur ve rüzgar yüzünden tekneler denize açılmıyor biz de kara yoluyla gidilen Corong Corong ve Napcan plajlarının yolunu tutuyoruz. Zaten şehir sokaklarında gezip, meraktan girip çıktığım kuaförden bakkalla herkes hoş sohbet olunca zaman nasıl geçiyor anlamıyorum.

Filipinler’in diğer bir efsane mekanı Coron adası El Nido’nun yaklaşık 250 km kuzeyinde, her ne kadar buraya gitmek istesek de fırtına yüzünden denize açılmak istemiyoruz, burada fırtınada batan tekne haberleri maalesef az değil. Coron yerine hiç hesapta yokken adını bir yerlerden duyduğumuz Port Barton kasabasına gitmeye karar veriyoruz.

Hazırlayan: LALE ÇİZMECİ ENDER

Yazının devamı ve Dipnot Tablet’in 240. sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play