“Big Data”nın (Büyük Veri) Geleceğine Yönelik Tahminler:

Çarşamba, 15 Şubat 2017 17:03

HAZIRLAYAN:ERGİ ŞENER

Daha önce 2017’de öne çıkması beklenen “Big Data” trendlerini analiz etmiştim. Aslında “big data”ya yönelik tahminler yürütmek ve teknolojinin geleceğini tahmin etmek o kadar da kolay değil. Teknolojinin ilerlemesi, “big data”ya yönelik anlam karmaşasını da artırmakta. Örneğin, yapay zeka (ar-tificial intelligence – AI), bulut bilişim (cloud computing) gibi populer alanlar büyük veri analizi üzerinde oldukça büyük etkiye sebep olmaya başladı. Bununla birlikte, tüketicilerin bireysel ihtiyaçları ve beğenileri doğrultusunda şekillenen kişiselleştirilmiş teknolojiler hızla gelişmekte. Tüketiciler ayrıca, en ucuz oteli bulma, genetik özelliklerini anlama, iklim değişikliği gibi küresel konuları anlamlandırma noktasında, sürekli ve büyük miktarda veri talep etmekteler.

“Big data”nın nereye gittiğini anlamak için en iyi yöntem, genel trendleri inceleyerek; insanların yaşayışına, iş yapış şekline ve birbirleri ile olan ilişkilerine yönelik etkilerini anlamaya çalışmak. Bu doğrultuda, “big data”nın geleceğine yönelik öne çıkan tahminleri derledim.

“Big Data” büyüyor ve daha da büyüyecek…

Büyük veri, hesaplanamayan; işlenmesi ve depolanması için yeni yöntemler ve teknolojiler gerektiren, verileri tanımlamak için kullanılan bir terim olarak öne çıkmakta. Son zamanlara kadar Gigabyte ve Terabyte gibi veriler glob-al olarak üretilen en büyük data miktarı için kullanılırken, artık “exabyte” kavramı hayatımıza girmeye başladı.
Önümüzdeki birkaç yıl içinde ne olursa olsun, kesinlikle emin olabileceğimiz bir şey var; büyük veriler büyümeye devam edecek ve yakında “zetta-byte”lardan bahsediyor olacağız (bir trilyon gigabyte a karşılık gelen bir ter-im). Sonu yok gibi görünen bu büyümenin altında yatan en büyük etken, bağlantılı cihaz sayısının ve IoT (Internet of Things – Nesnelerin Interneti) uygulamalarının sürekli artış göstermesi. Akıllı telefon ya da tabletlerden, giyilebilir eşyalara, VR gözlüklerden, kablosuz kulaklıklara kadar çok farklı ve çok sayıda bağlantılı cihaz kullanmaktayız. Bağlantılı cihazların artış göstermesi datanın miktarı kadar çeşidinin de artmasını tetiklemekte. Gele-neksel verilere; telefonlarımızın GPS’inden gelen lokasyon verileri, akıllı ev termostratlarımızdan gelen veriler, gittiçe akıllanan araçlardan gelen veriler, artık neredeyse her nesneye yerleştirilmeye başlanan milyonlarca sensörden gelen veriler ve tahmin edebileceğinizden çok daha fazla sayıda, çok daha fazla yerden toplanan veriler eklenmekte. Donanım alanındaki gelişmeler kadar Internet ve mobil dünyada da oldukça büyük gelişmeler gözlenmekte. 2006 yılına döndüğümüzde, Facebook ve Twitter henüz hayatımızda yoktu. Bugün ise, 1,7 milyarı aşkın Facebook kullanıcısı her saniye, milyonlarca video ve mesaj paylaşırken; 300 milyonu aşkın Twitter kullanıcısı, milyonlarda tweet atmakta. Bir bütün olarak farklı teknolojilerdeki gelişmeleri ve bu teknolojilere olan bağımlılığımızı düşündüğümüzde, anlık olarak ne kadar veri toplandığına yönelik genel bir fikir sahibi olabiliriz. Bu durum korkutucu gibi görünse de aslında değil. Büyük verideki artış ve bu alana olan ilgi uzay araştırlamalarından sağlığa, eğitimden, ürün geliştirme çalışmalarına kadar pek çok alanda büyük fırsatları da doğurmakta. Ancak, en büyük sorun, devasa miktarda ortaya çıkan veriyi doğru şekilde idare ederek, etkili bir şekilde işleyip, yararlı ve zamanında uygulamaya geçe-bilme yeteneğinde kendini gösteriyor. Burda da AI öne çıkmaya başlıyor…

Büyük Veride Yapay Zekanın Artan Önemi

Yapay zeka (AI) ile ilk buluşmamız futuristic bir teknoloji olarak bilim kurgu fimlerde oldu. Günümüzün en önde gelen teknoloji trendleri arasına giren AI, tahminlerin çok ötesinde bir hızla gelişim gösterdi. Siri, Google Assis-tant, Microsoft Cortona gibi uygulamalar AI’ın tüketici elektroniği cihazların içine girerek son kullanıcıların hayatına ne kadar nüfuz etmiş olduğunu an-lamamız açısından öne çıkan önemli uygulamalar. AI daha büyük ölçülerde, şaşırtıcı şeyler gerçekleştirmek için de kullanılmaya başlandı. Örneğin, IBM’in AI platformu Watson, AI’ın sağlık ve eğitim gibi sektörlere nasıl köklü değişiklikler getireceğine güzel bir örnek. Yakın gelecekte, AI “olsa da olur, olmasa da” şeklinde tanımlanan bir teknolojiden “mutlaka olması gereken” bir teknoloji olma yolunda ilerleyecek.
Buna yönelik öncelikli bir alan datanın işlenmesi. Artan miktarda veriyle başa çıkmanın yeni yolları arayışında, yapay zeka en iyi çözümlerden biri olarak öne çıkmakta. Hızlı işleme gücü ve makine öğrenme teknolojisi ile güçlenen AI, büyük veri setleri arasında hızla eleme yeteneği ile önemli sonuçları çabucak çıkarabilmekte. Örneğin ulaşımda, uzmanların trafiği yönlendirmesine; hangi yolların genişletilmesi ve ne zaman düzeltme yapılması gerektiğiyle ilgili daha iyi kararlar alınmasına yardımcı olmakta. Sağlık sektörüne yönelik olarak da datanın önemi günbegün artmakta. Sağlık odağında, AI ile genel toplum sağlığına yönelik bilgi sahibi olunarak, bir semptomun önceden tespit edilmesi ile sağlık sorunları ile daha etkili bir şekilde savaşmak mümkün olabilecek. AI’ın analitik gücü, bu alanlarda büyük verilerin analizi ve kullanımı için çok değerli olmakta. Önümüzdeki beş yıl içinde, AI ve büyük verinin yakınlaşmaya devam ederek ayrılmaz bir çifte dönüşmesi bekleniyor. Bu durum büyük veri analizinin geleceğini de belirleyecek.

Herkes için Büyük Veri

Günümüzde, yeni araç ve teknolojiler ile birlikte, herkes birer veri analistine dönüşmekte. Temel teknoloji becerilerine sahip herkesin, verileri analiz et-mek için kullanabileceği çeşitli araçlar bulunmakta. Bu tür araçların en büyük avantajlarından birisi, büyük şirketlerden küçük işletmelere kadar herkese büyük verinin faydalarından yararlanacak fırsatlar sunması.
“Big data”ya yönelik gelişmeleri ve öne çıkan kullanım alanlarını incelemeye devam edeceğim…