BDP’liler’den Yalçın Akdoğan’a: Barışı anlamayan Akdoğan

Pazar, 28 Nisan 2013 10:38

page_bdplilerden-yalcin-akdogana-barisi-anlamayan-akdogan_789366573“Önce silahsızlanma, sonra normalleşme. Karayılan, süreci yanlış anlamış” diyen Akdoğan’a cevap veren BDP’liler “2. aşamada demokratikleşme olduğunu yetkililer de biliyor. Asıl o yanlış anlamış” dedi

KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan’ın Kandil’deki açıklamasında silahsızlanmanın normalleşme sürecinden sonra başlayacağını söylemesinden sonra, “Karayılan, süreci yanlış anlamış” diyen Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’a BDP’lilerden cevap geldi. BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, “Yanlış anlayan Yalçın Akdoğan’ın kendisidir” derken, BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, “Artık demokratikleşmeyi tartışma zamanı” ifadelerini kullandı. BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan da hükümetin demokratikleşme konusunda adım atması gerektiğini vurgulayarak, “AKP hükümeti demokratikleşmeyi elinde rehin mi tutuyor?” sorusunu yöneltti.

PKK’nın Kandil’deki yöneticilerinden, KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, 25 Nisan perşembe günü Kandil’de yaptığı basın açıklamasında, PKK militanlarının 8 Mayıs’ta Türkiye’den çekileceğini açıklamış ve sürecin ikinci aşamasında demokratikleşme yönünde adımlar atılması gerektiğini belirtmişti.

Karayılan, son aşamayı ise “silahsızlanma” olarak tanımlamıştı. Önceki akşam, bir televizyon kanalında Karayılan’ın sözlerini değerlendiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan ise normalleşme sürecinin silahsızlanmayla mümkün olacağını söylemiş ve “Karayılan süreci yanlış anlamış” demişti.

İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan ile Kandil’de ise Murat Karayılan başta olmak üzere KCK yöneticileriyle görüşen ve tam da bu nedenle sürecin aşamaları hususunda bilgi sahibi olan BDP’liler, Yalçın Akdoğan’ın sözlerini Taraf gazetesinden Arzu Yıldız’a yorumladı.

Pervin Buldan, “Yalçın Akdoğan biraz şaşkın sanırım. Sayın Karayılan, olması gerekeni açıklamış. Yalçın Akdoğan, kendi yorumlarını düşüncelerini dile getiriyor sanırım. Yanlış anlayan bence kendisidir” ifadelerini kullandı.

Plana uygun konuştu

“Ben o ne demiş, bu ne demiş gibi bir tartışmaya girmek istemem. Ancak İmralı’ya giden heyette, Sayın Öcalan ile görüşen yetkililer de çözüm sürecinin üç aşamalı olduğunu biliyor” diyen BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, bu üç aşama hakkında şu ifadeleri kullandı:

“Birinci aşama kalıcı çatışmasızlık, ikinci aşama akabinde yapılacak demokratik reformlar, âkil insanlar heyeti, komisyon kurulması gibi adımlardı. Son aşama ise silah bırakmaydı. Sayın Karayılan’ın açıklaması da bu üç aşamalı plana sadık kalan, bunun paralelinde olan çizgidedir. Ben de açıklamaları bu şekilde okudum.” Şimdi çözüm sürecinin ikinci aşamasına nasıl geçileceğinin tartışılması gerektiğine temas eden Gültan Kışanak, şöyle devam etti:

Çözüm yöntemlerini tartışalım “Şimdi artık, çözüm sürecinin ikinci aşamasına nasıl hızlı, sağlıklı ve kalıcı bir şekilde geçeriz onu tartışmamız lazım. Toplumun büyük bir kesimi anadilde eğitim konusunda mutabakata vardı. Tüm halklar süreci destekliyor. Sadece siyaset bunun gerisinden geliyor. Artık CHP, AKP ve tüm siyasi partiler Türkiye’deki demokratik tavrı tartışmalı. Önümüzdeki demokratikleşme aşaması artık ertelenemez bir durumdur. Siyasetçilerin kendi görevinden kaçarak, başka konular üzerinden süreci başka yerlere sürüklemelerini doğru bulmuyorum. Silahların kalıcı olarak susması, şu an bize kesintisiz bir fırsat sunmuştur. Siyasetçilerin yapması gereken bunu tartışmaktır. Hükümet eğer bu süreci kalıcı barışa demokratik bir Türkiye’ye ilerletmemek istiyorsa başka tartışmalar açmak yerine demokratikleşme sürecine yoğunlaşmalıdır. Kürt sorununun çözüm yöntemlerini önerileri tartışalım.”

‘AKP, rehin mi tutuyor’

Altan Tan’ın konuya dair sözleri ise şöyle:

“AKP hükümeti demokratikleşmeyi elinde rehin mi tutuyor? Demokratikleşme başlayacak mı başlamayacak mı? Demokratik bir hukuk devleti olduğunu iddia eden bir ülkede, demokratikleşme rehin tutulamaz. Demokratikleşmeye niyetleri var mı, yok mu sorulması gereken budur. Van’da, Halep’te, Şam’da, Kandil’de neler olduğunu değil Ankara’da demokrasi açısından neler olacağını, Ankara’nın bu aşamadan sonra ne yapacağını tartışmalıyız. Kandil söyleyeceğini söyledi. Bundan sonrası Ankara’da neler yaşanacak, neler olacak ona bakmalıyız. Demokrasi rehin tutulduğu müddetçe normalleşme olur mu?”