Başka Bir Dünya Mümkün Mü?

Salı, 4 Ağustos 2015 14:41

Geçtiğimiz günlerde Nasa’nın Kepler teleskopu sayesinde başka bir Dünya’nın olabileceğini de öğrenmiş olduk. Dünya 2.0 olarak da adlandırılan Kepler 452b ismindeki bu gezegenin kendi yıldızına olan uzaklığı da neredeyse bizim Güneş’e olan uzaklığımız kadar, yarıçapı ise yüzde 60 daha büyük. Çoğu bilim insanına göre bu gezegen şu ana kadar bulunan gezegenler arasında Dünya’ya en çok benzeyeni.

Bu tarz gezegenler astronomların da oldukça ilgisini çekiyor çünkü yapısı ve özellikleri bakımından içerisinde sıvı halde su bulundurabiliyorlar. Bu da herhangi bir dünya dışı yaşam formu bulmak için uygun bir ortam olabilir.

Dünya 2.0 sıfır kendi Dünyamızdan 1400 ışık yılı uzaklıkta. Kendi yıldızı etrafından bir tam dönüşünü ise 385 günde tamamlıyor. Yani orada bir yıl bizim Dünyamızdan sadece 20 gün daha fazla. Peki, bu yeni gezegen ileride bizim yeni evimiz olabilir mi?

Kendi dünyamızın gelecekte nasıl bir olacağı konusunda bir takım öngörüler açıklayabilirsek ileride burayı terk edip etmeme kararı almamız daha kolay olacaktır. Gerçekten bir gün gitmek zorunda kalacak mıyız, bu Dünya nasıl bir yer olacak?

Dünya’nın gelecekte nasıl bir yer olacağı konusunda geçmişten bugüne birçok tahmin yapıldı, yapılmaya da devam ediyor. Fakat geleceğin nasıl bir yer olacağı veya başımıza neler geleceği konusunda fütüristlerin yaptığı daha gerçekçi ve olası tahminler var. Bugün biz de gelecekte neler yaşanacağına da dair fütüristlere biraz kulak vereceğiz. Gelecek derken 50-60 yıl sonrası değil, yaklaşık bir 200 yıl sonrasına ve daha da ilerisine bakacağız!

Yaklaşık 200 yıl sonra insanlar zamanın çoğunun bir çeşit sanal gerçeklikte yaşayarak harcayacaklar. Fiziki olarak toplum ve kültürler halen var olacak fakat bunların hepsi sanal veya online olarak da gerçekleştirilebilir olacak. İnsanlar bir çeşit yapay zeka modunda zamanlarının çoğunu geçirecekler. Bugün nasıl herkes cep telefonundan kafasını kaldırmıyorsa bunun yapay zekalı versiyonu geleceği tam anlamıyla işgal edecek.

s-530a30e837f90904f56e006a1ee283b230512638Artık Çalışmıyoruz

Günümüzde teknolojinin gelişmesi, otomasyonun artması, çalışma koşullarının ve çalışan haklarının iyileştirilmesi sayesinde çalışma saatleri ciddi anlamda düşmüş durumdadır. 2050 yılında gelişmiş ülkelerde ortalama bir insan haftada 30 saatten daha az bir süre çalışacak ve 2100 yılına doğru bu haftada 200 saate kadar düşecek. Çalışma saatleri 22. yüzyıl boyunca da düşmeye devam edecek ve yaklaşık 200 sonra bir sonraki aşamaya geçilecek. Kısacası artık çalışılmayacak.

200 yıl sonra geleneksel olarak işe alma veya bir yerde çalışma gereksiz olacak çünkü çoğu ülkede yiyecek, enerji ve giyim gibi ihtiyaçlar ücretsiz olarak sunulacak. Bundan dolayı ortalama bir insanın bunları elde edebilmesi için çalışması gerekmeyecek. Teknolojideki son gelişmeler ihtiyaç duyulan şeylerin çok daha çabuk ortaya çıkmasını sağlayacak ve kıtlık, hastalık veya savaş gibi nedenlerden dolayı kimse hayatını kaybetmeyecek.

Doğa Yok Oluyor

19. yüzyıldan 22.yüzyıla kadar insanlar dünyanın doğasında çok büyük hasara yol açacaklar. Bilinen 30 milyon türden yarısından fazlası kirlilik, iklim değişikliği, ormanların yok olması, madencilik, tarım, kentsel yayılma, aşırı avcılık ve avlanma sonucu kaybedilecek. Bu ölçekte yok oluşlar daha önce Dünya tarihinde sadece beş kez ortaya çıkmıştır. Sonucunda ne olacak derseniz daha çok yapay bitkiler etrafımız süsleyecek ya da sanal ortamda sadece bu güzellikleri görebileceğiz.

Yazının devamı ve Dipnot Tablet’in 228. sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play