Başbakanlığından Memnun Olmadık ki Cumhurbaşkanlığından Olalım

Salı, 15 Temmuz 2014 15:40

Çözüm süreci ile ilgili tarihi bir adım olarak görülen yasa tasarısı komisyondan geçti ve bu hafta Genel Kurul’da yasalaşacak. Yedi maddelik bu tasarı çok tartışıldı. Bir kesim Hükümet kendini korumak için bu tasarıyı çıkardı dese de HDP bu tasarıdan memnun gözüküyor. Diyalog sürecinden müzakare sürecine geçildiği belirtilen süreçte bundan sonra hangi adımlar atılacak? Süreç kamuoyu ile yeterince paylaşılıyor mu? Sürekli bahsedilen somut adımlar neler? Ve tabii Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecin neresinde konumlandırılacak sorularını İmralı görüşmelerinin olmazsa olmaz ismi HDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ile konuştuk.

 

Pervin Hanım, süreçle ilgili yasa tasarısı komisyondan geçti. Bu durumda sürecin neresindeyiz? Yarıladık mı?

Sürecin neresindeyiz? Müzakere sürecine başlamak üzereyiz aslında. Şimdiye kadar diyalog sürecindeydik. Birçok şeyi konuşarak çözmeye ve ilerletmeye çalıştık. Ama yasa komisyondan geçti ve bu hafta itibariyle de Genel Kurul’da yasalaşacak. Bununla birlikte artık müzakere süreci tam anlamıyla başlayacak diyebiliriz. Şimdiye kadar geçen bir buçuk yıllık süreci değerlendirdiğimiz zaman çözüm süreci henüz diyalog sürecinden müzakere sürecine geçememişti. Bir buçuk yıllık süreci bir kayıp olarak mı yoksa bir kazanç olarak mı değerlendirirsek bence hemen kayıp hem kazanım. Aslında başından beri bu yasa çıkmış olsaydı süreç çok pozitif bir ilerleme kaydecekti. Ama yasa çıkmadığı için sürekli bir diyalog süreci yaşandı. Mektuplar geldi. Kandil’e gitti. Bakanlık’a gitti. Devlet’e yazılan mektuplar vardı. Biz bu üçgen arasında gittik geldik. O yüzden şu anda süreç müzakere sürecine geçme süreci.

Peki müzakere sürecinde nelere yaşanacak ?

İlk önce bu yasa yasalaşacak ve birçok şeyin önünü açacak. Tabii bir yol haritasına ihtiyaç duyuyoruz. Geçen hafta bakanlarla bir toplantı yaptık. Bu toplantıda artık yol haritasının Hükümet tarafından çıkması gerektiğini onlara ilettik ve onlar da bunun doğru olduğunu kabul ettiler. Eğer biz önümüzü göremezsek yani şu tarihte şu yapılacak, şu süreçte bu yapılacak gibi şeyleri eğer oturtamazsak süreci zaten ilerletemeyiz. Sürekli insanların kafasında bir kaygı ve muğlaklık var. Bunları aşabilmek için bir yol haritasına ihtiyaç var ama aynı zamanda çıkan yasayla birlikte buna paralel bazı somut adımların ortaya çıkması gerekiyor.

 

***

Hükümet Sürecin Kapalı Kapılar Arkasında İlerlemesini Istiyor

Diyalog sürecinin kamuoyuna yeterince iyi anlatıldığını düşünüyor musunuz? Hükümet bu süreci iyi yönetiyor mu?

Hükümet çok ketum. Hükümet sürecin başından beri, bu sürecin hep kapalı kapılar arkasında görüşülen bir süreç olmasını talep etti. Yani kamuoyuna hiçbir şeyin yansıtılmamasını, paylaşılmamasını istediler. Ama biz öyle yapmadık. Kendi cephemizden Hükümet’le yaptığımız görüşmeleri, Sayın Öcalan’la yaptığımız görüşmeleri, Kandil’de KCK yetkilileriyle yaptığımız görüşmeleri sürekli kamuoyuyla paylaştık. Biz bu sürecin şeffaf birşekilde ilerlemesi gerektiğini düşündüğümüz için yaptık. Ama Hükümet ne yazık ki bu konuda bırakın kamuoyuyla birşeyler paylaşmayı bizimle bile paylaşmadılar. Çok basit bir örnek veriyorum. Bu yasaya ilişkin bile çıktığı gün biz basından öğrendik. Bizimle paylaşılan birşey olmadı. Yedi maddelik bir yasa çıkarıyorsunuz. Kürtleri ilgilendiren bir yasa. Çözüm sürecini ilgilendiren bir yasa ve biz de bu sürecin bir parçasıyız. Dolayısıyla bizimle paylaşılması gereken bu yasa bile paylaşılmadı. Başka bir örnek işte Akil Adamlar grubu. Talep bizden de gitti onlardan da geldi ama biz en azından isimleri birlikte oluşturalım, birlikte çıkaralım diye önerdik ama buna da çok yanaşmadılar. Verdiğimiz isimleri dikkate almadılar. Yine kendi bildikleri isimlerden oluşan bir grup oluşturdular. Dolayısıyla Hükümet ne yazık ki bu süreci paylaşmıyor.

 

Başbakan Erdoğan, Yüzde 50’nin Nefretle Baktığı, Yüzde 50’nin de Taptığı Bir İsim

Cumhurbaşkanlığı seçiminde hiç kadın aday yok. HDP cephesinden neden kadın bir aday gösterilmedi?

Gerçekten biz de çok istiyorduk kadın aday çıksın. Eğilimde çıkan birkaç kadın aday ismi vardı aslında. Büşra Ersanlı ve Şebnem Korur Fincancı vardı ama eğilimden en çok Selahattin Demirtaş’ın ismi çıktı. Cumhurbaşkalığı seçimi bizim açımızdan bir referandum, bir sınav olacak. HDP olarak ilk defa seçimlere girmiş olacağız ve önümüzde bir de genel seçimler var. O yüzden yüzde 10 ve yüzde 10’un üzerine çıkabilecek bir aday profili aramaya çalıştık. Ve genel olarak hem kendi tabanımızdan hem de milletvekillerimizden oluşan bir komisyonda çıkan isim Selahattin Demirtaş oldu. Selahattin Demirtaş’ın adaylığından çok memnunuz. Sayın Selahattin Demirtaş’ın yüksek oranda bir oy alacağını düşünüyorum.

 

Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa bundan memnun olur musunuz?

Başbakanlığından memnun olmadık ki cumhurbaşkanlığından olalım. Başbakanken sergilediği, takındığı tutum, davranış, söz, söylem içerisine herşeyi koyabiliriz. Türkiye’nin yüzde 50’sinin nefretle baktığı, yüzde 50’sinin de taptığı bir insan. O yüzde 50 nefret eden kesim başbakanlığından memnun olmadığı için cumhurbaşkanlığından da memnun olmayacaklar. Biz Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasına tamamen karşı bir tavır sergiledik ama karşısına çıkan aday Ekmeleddin Bey de ondan çok farklı değil. Dolayısıyla şu anda tek alternatif Türkiye açısından Sayın Demirtaş gibi gözüküyor.

Hazırlayan: Rabia Çelik

 

Söyleşinin tamamı için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

available-on-the-app-store
ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play