“Başbakan’ın Katar merkezli o hukuk bürosu ile ilişkisi var”

Perşembe, 23 Ocak 2014 15:24

CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Koç, “MİT Müsteşarlığı mı, Tır Müsteşarlığı mı? 200 milyon dolarlık silah sevkiyatı iddiaları var. Türkiye uluslararası çevrelerde suçlanır hale geliyor” dedi.

“Esad’dan daha iyi geleceği Suriye’ye vaat eden bir muhalefet görmedik” diyen Haluk Koç, “Suriye’deki işkence görüntüleri insanlık vahşetidir. Biz bu vahşetleri kınıyor ve insanlık adına reddediyoruz. Bu savaşın ilerlememesi için elimizden geleni yaptık. Suriye’de kimsenin kazanamayacağı bir savaş var. Türkiye, kimsenin kazanamayacağı bu savaşın en günahkar ortaklarından biri” şeklinde konuştu.

Koç’un Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Suriye fotoğraflarını yayınlayan Londra merkezli hukuk firmasıyla Başbakan Erdoğan’ın ilişkisine dair iddiaları şöyle:

“Çok önemli bir soru soracağım Başbakan’a ve bir belge çerçevesinde soracağım. Değerli arkadaşlarım biliyorsunuz, Suriye’deki son işkence fotoğrafları Sezar kod adlı biri tarafından Katar kaynaklı ama Londra’daki bir hukuk bürosu tarafından dünyaya duyuruldu.
Şimdi ben açıkça sormak istiyorum bu hukuk bürosuyla adını da söyleyeyim Körter Rack firmasıyla Sayın Başbakanın bir ilişkisi var mı acaba? Sayın Başbakan Londra merkezli bu hukuk bürosuyla daha önce bir alışverişe girdi mi? Müşteri–hukuk bürosu bağlamında? Bu soruya ne cevap verecek hazret bilmiyoruz. Ama ben bir tarih hatırlatayım. Zihnini biraz zorlasın. 15 Eylül 2010 İngiltere’de The Daily Telegraf gazetesinde bir haber çıkıyor İran, AKP ’ye 25 milyon dolar verdi diye. Başbakan Türkiye’den çok sert cevaplar veriyor. Erdoğan adına haberin kaldırılması ve özür dilenmesi için bu gazetenin Daily Telegraf gazetesinin editörüne bir mektup gönderildiğine dair işte bu fotoğrafları çıkartan firmanın sayfasında avukatın da adını vereyim. Başbakan olayların ağırlığı altında zihnini o bölüme ayıramayabilir. Avukat Cameran Doley’in kısa bir açıklaması bulunuyor. Gazete 2011’de yanlış bilgilendirildik diye bir açıklama yapıyor. Bakıyorsunuz bu büroya kimler müşteri olarak başvurmuşlar? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan . Başka? Yasin El Kadı. Başka? Yusuf El Kardavi ve El Kaide ile bağlantılı başka kişiler.

Değerli arkadaşlarım, katliamlar kim tarafından yapılırsa yapılsın kuşkusuz kınanmalı bunu vurguladım. Ama bir şeyler nasıl tezgahlanıyor bazı görüşmeler öncesinde ve siyasete nasıl taşınıyor, nasıl, neler ne şekilde mahkum ediliyor. Bunların bağlantıları da oldukça ilginç ilişkiler karşımıza çıkartıyor.

Sayın Başbakan ve her şeye maydanoz olmayı bilen basındaki AKP sözcüleri, Yasin El Kadı, Recep Tayyip Erdoğan, El Kardavi gibi El Kaide bağlantılı diğer isimlerinde burada müşteri olarak bulundukları bu firma hakkında şu kamuoyunu bir aydınlatın bakalım aydınlatın.
Değerli basın mensupları, öz olarak söylüyorum. Nerede, kimin tarafından ne gerekçeyle yapılmış olursa olsun bütün şiddet olaylarını, hareketlerini, işkenceyi ve yargısız infazı Cumhuriyet Halk Partisi adına kınıyoruz. Bunu yapanların tespit edilerek cezalandırılması gerektiğine inanıyoruz. Suriye meselesinde de daha fazla kan dökülmeden yabancı silahlı unsurların saldırılarıyla değil, Suriye halkının özgür iradesiyle çözümlenmesini bekliyoruz. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunarak en kısa zamanda laik ve demokratik bir rejime geçmesi için Suriye halkının kardeşliğini, barışını, huzurunu talep ediyoruz. Bu kadar açık söylediklerim.”