“Tutturmuşlar bir AVM, ama dertleri başka” Başbakan Erdoğan Gezi Parkı ile ilgili konuştu

Pazar, 2 Haziran 2013 13:45

Yeni Resim (1)Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı olaylarıyla ilgili bugün de açıklamalarda bulundu..

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Rumeli Türkleri Derneği’nde konuştu. Beşinci gününe giren Taksim protestolarıyla ilgili yeni değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, ‘Diktatör’ benzetmelerine tepki gösterdi. Erdoğan, ‘Bu millete hizmetkar olan insana diktatör diyorlarsa ben buna diyecek bir şey bulamıyorum. 76 milyon vatandaşıma hizmetten başka bir derdim olmadı.’ diye konuştu.

TUZAK KURMAYA ÇALIŞIYORLAR

Çok farklı etnik kökenlerin ve farklı mesheplerin yüzlerce binlerce kardeşlik içinde yaşadığı bir ülkemiz var. Bütün farklılıklara rağmen aynı ortak akderi paylaşan bir milletiz. Yüzyıllar boyunca çeşitli senaryolarla tuzaklara oyunlar maruz kaldık. Bölünmeler parçalanmalar yaşadık. Her seferinde birbirimize inandık. Şu anda çözüm süreci adı altında 30 yıllık terör sürecini bitiren adımlar atıyoruz. 30 yıl içinde terörle mücadleeye yapılan harcama 300 milyar doları aşmıştır. Bu adeta yeniden bir Türkiye inşaa etmektir. Hamdolsun terör meselesi konusunda önemli mesafe kaydederken akrdeşliğimizi pekiştirecek bir alan için adımlar attık. Büyük başarılar yaşadığımız bu dönemde üç beş gündür saldırılara provokasyonlara maruz kalıyoruz. Geçmişte hükümetleri kaosa çekmek isteyenlerin tertiplediği tuzakların benzerlerini şu anda da yaşıyoruz. Sokak sokak direniş çağrısı yapan ana muhalefet partisinin bu eylemleri kışkırttığını görüyoruz. Protestoysa protestonuzu yaptınız. Legal illegal. Meseleniz ağaç dikmek midir? Oradaki yayalaştırmada 12 ağacın sökülmesi meselesidir. Ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde TEM’de E-5′te gördüğünüz ağaçalar bu fakirin diktiği ağaçlardır.160 civarında park Türkiye genelinde şu anda tesis ettik.

Belediye Başkanı olduğum dönemde orman alanında üniversite yapan iş dünyasının en büyük firmasına dedim ormanda niye yapıyorsunuz başka yerde yapalım dedim. Yok. Dönemin Cumhurbaşkanı geldi açılışını yaptı. Ben o zaman hapishanedeydim. Çıkar çıkmaz işin peşini bırakmadım. Gittik o araziyi kamulaştırdık ve üniversite olarak kalsın dedik. Ama bizim kiracımız oldular.

III. Selim oraya bir kışla yapmış. Biz bur kışlayı yeniden inşaa etmek ve şu andaki AKM’yi yıkmak suretiyle ve yanındaki boşluğu da değerlendirerek dev bir kültür ve opera salonu yapacağız. Biz bu adımları atıyoruz ve bir taraftan da arabaları yol altına alıyoruz. Tutturmuşlar bir AVM. Bizim kastettiğimiz AVM’yi buraya yapmanın da imkanı yok. Sadece bir kez söylenmiş olaylar üzerine karşınızda da bir muhattap yok kalkmış bu gösterileri yapıyor. Dert başka. 3 bin 500 dolardan 10 bin 500 dolara yükselen bir kişi başına milli gelir var. Bir diğer taraftan 36 milyar dolar ihracatı 150 milyar dolar olan bir Türkiye var. Şu anda IMF’ye borcu olmayan bir Türkiye var. Döviz rezervi 131 milyar dolar olmuş böyle bir Türkiye var.

Böyle bir ekonomik güç kazanan Türkiye’nin bu gidişine dur demek isteyen mahfiller bu tür çılgınlıkların içine giriyorlar. Kendilerine göre yakıyorlar cam çerçeve. Taksim meydanında Beşiktaş’ta.. Kilit taşlarını söküyorlar cam çerçeve indiriyorlar. Bu mu demokrasi? Bu millete hizmetkar olan insana diktatör diyorlarsa ben buna diyecek bir şey bulamıyorum. 76 milyon vatandaşıma hizmetten başka bir derdim olmadı. Belediye Başkanlığı döneminde de bu böyleydi. o çevreciler çöp dağlarını niye temizleyemediler. o su sıkıntısını niye kaldıramadılar. Hava kirliliği vardı gazeteler maske taktırıyordu. Şu gördüğünüz Haliç pislikten geçinmiyordu. Şu gördüğünüz Sütlüce Mezbahası’ydı. Bağırsakçıların olduğu bir caddeydi. Şu Haliç’in kenarından geçmek mümkün müydü? Benim Alibeyköy’ümde Rumelili kardeşlerim oturuyor, Eyüp’te oturan kardeşlerim buraların halini iyi bilir. 2.5 milyar metre küp çamur çıkardık ve bunu taş ocaklarına taşıdık.Kardeşlerim bunların ufku falan yok bunların bundan sonra da yapacak birşeyleri yok.

Şu anda İnönü Stadyumu denilen yer Dolmabahçe’nin ahırları yerine kuruldu. Bu gün yapılan tepkiler çevrecilik amacıyla değil idolojik çerçevede yapılıyor.