Başbakan Erdoğan: Ayaklar ne zaman baş oldu?

Salı, 25 Haziran 2013 15:30

erdogan-grup6Başbakan Erdoğan, Gezi Parkı eylemleri nedeniyle vali ve emniyet müdürünün istifasını isteyenlere tepki gösterdi. Erdoğan, “Haddini bileceksin. Ayaklar ne zamandan beri baş olmaya başladı?” diye sordu. Göstericilerin polise şiddet uyguladığını savunan Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz de bunu görmeyeceğiz. Yok böyle bir dünya kardeşim.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşma yaptı.

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle;

“Bugünden başlamak üzere 1 Temmuz 2013 Pazartesi günü mesai bitimine kadar, elektronik ortamda başvurular alınmak suretiyle, 46 branşta 600 engelli öğretmen alımı için işlemleri başlatıyoruz.

Yapacağımız bir düzenlemeyle bir kısım sözleşmeli personele devlet memurları kadrosuna geçmesine imkan tanıyoruz. 25 Haziran 2013 tarihi itibariyle yani bugün itibariyle, geçmişe yönelik görevde bulunan, 657 sayılı kanunun 4-B maddesine göre çalışan sözleşmeli personel, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesine göre çalışan sözleşmeli personel ve 4924 sayılı kanun hükümlerine göre çalışan sözleşmeli sağlık personeli, devlet memuru kadrosuna geçebilecek. Bu kapsamda 96 bin 500 personel bulunuyor. Buna ilişkin yasal düzenlemeyi bu yasama döneminde yapmış olacağız.

Şiddet hiçbir zaman zaferin müjdecisi değildir. Şiddet biter, ötekileştirir. Şiddete başvuranlar, her zaman, her daim kaybetmeye mahkumdur. Bu millet bu kampanyaları yutmadı, kimin ne yapmak istediğini gördü, her zaman hakkın, haklının yanında yer aldı.

Biz hiçbir zaman halkın tepkilerine, taleplerine sırtını dönen, yüz çeviren bir hükümet olmadık. 10.5 yıl boyunca her bir ferdin, her bir grubun taleplerini, derisinin rengine, diline, inancına, kazancına bakmadan dinledik, dikkate aldık. Geçtiğimizde 10.5 yıl boyunca yüzde 100′ün hükümeti olmak için tam bir hassasiyet gösterdik.

‘YENİÇERİ İSYANCILARI GİBİ KONUŞTULAR’

Gösterileri kışkırtanlar, milleti etkilemeyeceklerini biliyorlardı. Aslında başından beri uluslararası çevrelere seslendiler. Kendilerine dışarıdan destek bularak devam etmek istediler. Bu gösterilere katılanlar çok farklı katmanlardan oluşuyorlar. Biz hiçbir zaman halkın taleplerine sırtını dönen parti olmadık. Çevre hassasiyeti taşıyanlar samimi bulduk, söylediklerine kulak verdik. Temsilcileri saatlerce dinledik. Bakanlar Kurulu’nda o kadar zaman ayırmadık, onları dinledik. Samimi olmayanlar vardı, dürüst değildiler. Başbakan Yardım’la görüşme sonrası yeniçeri isyancıları gibi konuşanlar vardı.

‘AYAKLAR NE ZAMAN BAŞ OLDU?’

Bazı yazılı ve görsel medyada olanlar, bu tiplere haddini bildirmiyor. Bundan daha büyük haddini bilmemek olur mu? Kalkacaksın sen,hHükümete ‘Şu valiyi, şu emniyeti görevden al, şunu açığa al, şunu şuraya götür, bunu buraya götür.’ Önce sen haddini bileceksin. Bilmem ne platformuymuş, ne platformu olursan ol. Ayaklar ne zamandan beri baş olmaya başladı. Böyle şey olur mu? Milletin vermiş olduğu bir yetki var. Milletimizin verdiği bu yetkiyi kullanamaz duruma gelirsek o zaman bittik demektir.

‘AYNI ELDEN, AYNI MERKEZDEN’

Bu eylemler 20 cent zam için yapılmıyor. Sağlıkta şu oldu diye yapılmıyor. Ben Brezilya’daki eylemlerin de aynı merkezden aynı elden yapıldığını düşünüyorum. Brezilya da Türkiye de IMF’ye olan borcunu ödemiş ülke konumunda. Ben ‘faiz lobisi’ dedim. Faiz lobisi, birilerini hoplattı. Niye rahatsız oluyorsunuz?

CHP’nin kalitesiz muhalefeti, seçmenini umutsuz noktaya taşıdı. Alevi vatandaşlarımız hissiyatını gayet iyi anlıyoruz. Alevi açılımının bırakılan yerden devamı için talimat verdim. Ama biz bunu masada çözmeliyiz. CHP, Dersim katliamının mimarıdır.

‘FAŞİST DİKTATÖR İÇİN AYNAYA BAKIN’

Faşist diktatör görmek istiyorlarsa aynaya baksınlar, geçmişlerine baksınlar. Eğer faşist diktatör görmek istiyorlarsa emri altına girdikleri Suriye’nin Esed’ine baksınlar. Eğer faşist diktatör görmek istiyorlarsa parti genel merkezlerindeki Milli Şef’in fotoğrafına, Dersim katliamının mimarı Milli Şef’lerinin fotoğrafına baksınlar.

‘GENÇLER FİGÜRAN OLDU’

Çok sayıda gencimiz aldatıldı, figüran oldu. Asla boynumuzu bükmeyiz, asla geri adım atmayız.

Parti teşkilatında silahtan tut da döner bıçaklarına, molotofa kadar şeyler var. Bu ne biçim parti teşkilatı?

DİVAN OTELİ

‘Divan Oteli’ne polis saldırdı’ diyorlar. Durup dururken polis otele saldırmadı. Meydanlarda polisle çatışanlar, oraya kaçtılar, oraya sığındılar. Oranın sahipleri de onlara güzel bir ev sahipliği yaptı. Onun peşinden polis oraya girdi. Biliyorsunuz, yasalarda yataklık etmek de suçtur. Bu bir yataklık etme suçudur aynı zamanda.

‘KEYFİNİZİ Mİ BEKLEYECEKTİK?’

Ağacı gösteriyorlar ama yağmalamayı gizliyorlar. Bayrağı gösteriyorlar, yakılan bayrağı, paçavraları gizliyorlar. Teröristler ile bayrağımızı, Mustafa Kemal’in fotoğraflarını yan yana koyuyorlar. AKM işgal altındaydı. Oradaki paçavralarda teröristlerin resimleri vardı, Başbakan’a hakaret içeren paçavralar vardı.

İçişleri Bakanıma ’24 saat içinde bunu temizleyeceksin’ dedim. ‘Anıt, meydan temizlenecek ardından da Gezi Parkı’nı temizleyeceksin’ dedim. Orası belli bir azınlığın değil, milletin parkıdır. 24 içinde AKM, Cumhuriyet anıtı ve meydan temizlendi ardından da Gezi Parkı temizlendi. ‘Şafak harekatı uygun değildi’ dediler. Ne yapacaktık keyfinizi mi bekleyecektik?

Benimle görüşmelere gelenlere ‘Niye orada duruyorsunuz, niye bu gençleri tutuyorsunuz?’ dedim. Yargı karar vermiş, bu karar olduğu sürece işlem yapılmaz zaten. Bir taraftan platformum, bir taraftan da yetkim yok diyorlar. Bunların derdi ortalığı karıştırmak.

Gençlerimize sesleniyorum; bu oyuna gelmeyin, kullanılmayın. Gerçek manada yapacağınız bir şey varsa STK’larla hukuk içinde yapın.

‘CAMİDEN YÖNETTİLER’

Kandil simidi gösteriyorlar ama ayakkabıyla girilen, içinde içki içilen camiyi göstermiyorlar. Üç gün camiyi işgal ettiler, operasyonlarını oradan yürüttüler. Biz tahriklere kapılmış olsak, bu ülke çok tehlikeli şeyler yerlere giderdi. Gezi Parkı’nda namaz kılanları gösteriyorlar, yanında bebeğiyle başörtülü kardeşime yapılan saldırıyı göstermiyorlar. Güya esprili sloganları görüyorlar, duvarlara yazılan ağır hakaretleri görmüyorlar. Gece yarılarına kadar millete tencere tava dinlettir. Çevreciliğin içinde gürültü kirliliği, görüntü kirliliği yoktur. Saksı çiçeklerini yerlere yıkıp, onlarla barikat yaptılar.

‘YOK BÖYLE DÜNYA’

Polisimin de yanlışları vardır. Doğrudur. Yanlışı olanlara ilgili zaten Bakanlığım gerekli araştırmayı, soruşturmayı yapıyor. Ama burada olaya geniş baktığımız zaman zulme uğrayan polisimizdir. Şiddete uğrayan polisimizdir. Polise şiddet uygulayacak, biz de bunu görmeyeceğiz. Yok böyle bir dünya kardeşim. Bize oy veren 21.5 milyon bidon kafalı diye anılacak, biz bunu sineye çekeceğiz öyle mi? Böyle bir dünya yok.

‘BU OPERASYON TUTMADI’

‘Duran adam değil, durduran adam olun’ diye tweet atıyor. Bu nasıl bir gözü dönmüşlük, bu nasıl bir zihniyettir. Bir insan böyle bir komplonun içinde olabilir mi?

Bu operasyon tutmadı. Rahat olun. Türkiye üzerinde bu ameliyatı yapamadılar. 10.5 yıldır boyunca yaptığımız köklü reformlar, böyle böyle bir operasyonun başarıya ulaşmasını engelledi.

Yatırımcılar ülkemize, ülkemiz ekonomisine, demokrasimize, geleceğimize güven duymaya devam ediyorlar. Ülkemize yatırım yapanlar yatırımlarından vazgeçmiyorlar. Hem doğrudan hem portföy yatırımları devam ediyor.

Bu gösterilerin hedeflerinden biri de başarıyla ilerleyen çözüm süreci olmuştur. Kürt kardeşlerim bu oyuna gelmemiştir. Çözüm sürecini sabote etmek, kardeşliğimizi zedelemek için kullanılan bu gösteriler tam tersine, kardeşliğimizi, birliğimizi daha da perçinlemiştir.