Başarıya Giden Yol ‘Başarısızlığa Övgü’den Geçiyor

Cumartesi, 6 Haziran 2015 10:30

Başarı herkesin ulaşmak istediği bir noktadır. Bu motivasyonla yetiştirilen gençler başarısızlıkla karşılaştığı an çoğu zaman yıkılır ve etrafı tarafından suçlanır. Peki, başarı hırsına dönüşen hayatlar zirvedeyken neden yıkıma uğruyor? Başarısızlık bir felaket mi yoksa başınıza gelen en güzel şey mi? CNN TÜRK editörü, gazeteci-yazar Şafak Altun, yeni kitabı Başarısızlığa Övgü’de başarıyı ve başarısızlığı masaya yatırıyor. Biz de Şafak Altun’la başarısızlığa övgüyü ve püf noktalarını Dipnot Tablet için konuştuk.

Hazırlayan: RABİA ÇELİK

Küçük yaşlardan itibaren ‘başarılı olmak’ üzerine bir eğitiliyoruz. Başarılı olursak mutlu oluruz söylemi yanlış mı?

Kesinlikle yanlış. Aile, eğitim, kariyer ve sosyal hayat peş peşe başarı dayatmasında bulunurken bir ayrıntıyı hep unutuyoruz. Çocuklarımızı daima kazanmaya, başarılı ve zeki olmaya şartlandırmaya çalışıyoruz. Kaybetmek, başarısız olmak veya yenilmek kültürünü çocuklarımıza öğretemediğimiz için gerçek hayatla tanışıp burunları duvarlara sürtene kadar,  neyin ne olduğunu ciddi bedeller ödeyerek öğreniyorlar. Kaybetmenin ne olduğunu öğrenen çocuk kazanmayı da ve başarılı olmayı da daha iyi öğreniyor.

Bu arada çocukluktan itibaren “başarılı olmak”la mutluluk arasında bir ilişkinin olduğuna dair bir düşünce bize empoze edilir.  Mutlu olmak için güce, paraya ve “başarıya” ihtiyacımız var olduğu söylenir. Fakat gelin görün ki, bugün pozitif psikoloji uzmanları “mutluluk” ile “başarı” arasında kurduğumuz bağı derinden sarsıyor. Gelinen aşamada,  “Ne kadar başarılı olursam o kadar mutlu olurum” anlayışı yıkılmış durumda.  Kişi önce mutlu olmaya odaklanırsa ardından başarı geliyor. Dolayısıyla “Çok çalışırsam başarılı ve mutlu olurum” formülü bilimsel olarak yıkılmış durumda.

Başarısızlığa Övgü kitabınız çıktı. Kitapta ne anlatıyorsunuz? Başarısızlığa nasıl övgü yapılır?

Kitabımda başarı yolunda başarısızlıkları ele alıyorum. Öncelikle şunu söylemem gerekir: Başarı dediğimiz şey aslında pek çok başarısızlığın öğrettiği deneyimlerden ortaya çıkar. Başarısızlık, başarıya giden yolda öğretici ve yaratıcıdır.  Evet, başarılı olmanın bir formülü yoktur fakat başarı ile başarısızlık arasında çok ince bir çizgi vardır. Başarı öğretici olamaz. Aslolan başarısızlıktır çünkü bizi başarıya götürecek olan rehberdir.

İkinci olarak da herkesin başarı hikayelerine bayıldığı günümüz toplumunda bir şeyi yoktan var eden o “muhteşem insanlar” üzerine kurgulanarak yazılmış kitapların ya da söylemlerin gerçeklikten yoksun olduğuna dikkat çekmeye çalıştım. Çünkü bu çalışmalarda başarısızlığa üvey evlat muamelesi yapıldığı için o kişilerin gerçek hikayelerini objektif bir şekilde öğrenemiyoruz. Ben de elimden geldiği kadarıyla popüler isimlerin başarılarının yanında başarısızlıklarına da yer verdim.

safak_kapakBu kadar rekabetin olduğu bir ortamda hata yapmak lüks değil mi?

Tabii ki ölümcül hatalardan söz etmiyoruz. Gerçi ondan da öğrenebileceğimiz çok şey var ama bizim için aslolan “şöhretli hatalar”dır. Değerli olan, olumsuz da olsa bize bir şeyler öğreten, üzerine kafa yorup ders çıkartabileceğimiz soylu başarısızlıklardır.

Başarısızlık bir felaket gibi görülebilir ancak insanlar, hata yapa yapa doğruya giden yolda ilerler, başarısız ola ola da başarılı olmayı öğrenirler. İnovasyon yapma yolunda başarısızlık, başarıya giden yolda altın madeni gibidir. Buluşlarıyla modern çağın kapısını açan Thomas Edison,  1000 başarısız deney yapmasaydı yine de ampulü bulabilir miydi? İnsan zihni, hata yaparak öğrenen bir düşünce sistematiğine sahip. Onun için bol bol hata yapmalıyız.

Zirvedeki birçok insanın mutsuz olduğunu belirttiğini biliyoruz. Zirveye ulaşmak ve başarıyı yakalamak neden insanı mutsuz eder?

Çünkü hiçbir zaman var olanla yetinmeyiz. Kazandıkça daha çok isteriz. Örneğin; Orson Welles’in Yurttaş Kane filmi de birçok açıdan günümüz başarı hırsı içindeki insanlarla özdeşleşmiştir.  Yurttaş Kane herkes tarafından başarılı kabul edilen bir kişinin adım adım nasıl başarısız olduğunu gösteren bir filmdir. Yurttaş Kane “başarılı olmak” saplantıları yüzünden hem iş hayatında hem de özel hayatında başarısızlığın kurbanı olmuştur. Sahip olduğu büyük serveti her zaman kazanabileceğini düşünmüş, saplantıları onu kontrol edilemez riskler almaya sürüklemiştir. Ardından da özel hayatı çıkmaza girmiştir. Yanında bulunan herkesi kendisinden uzaklaştırmış ve etrafında kendi egosundan başka hiçbir şey kalmamıştır.

Yazının devamı ve Dipnot Tablet’in 220. sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Get-it-on-Google-Play