Barış müzakereleri Amerikan basınına böyle yansıdı

Cumartesi, 27 Nisan 2013 10:40

karayilan-cekilme-5-mayis-ta-baslayacak-4562333_9805_o‘Sam Amca’ etkisi dillerimize pelesenk olmuş, aşikar. Peki, Türkiye’nin içeride ve dışarıda geliştirdiği politikaların sorumlusu ilan ettiğimiz Amerika’da, Türkiye siyasetinin sorumluluğunda gelişen olaylar nasıl anlatılıyor? Son ayların ‘dumanı üzerinde’ gündem konusu Kürt Sorunu müzakereleri.

Adına barış denilen ‘mutlu son’, ‘’Amerika istedi, yapıyoruz’’ çizgisinde mi? Amerikan medyası konuya nasıl yaklaşıyor, bunu anlamaya çalışalım.
Amerikan basınının Türkiye’deki barış müzakerelerini yakından takip ettiğini görüyorüz. Bu müzakerelerdeki tarafları Türkiye hükümeti ve PKK olarak tanımlıyorlar. Amerikan basınını takip ederken pek çok ayrıntı dikkat çekiyor.

New York Times ‘dan Aliza Marcus, ocak ayında yazdığı makalesinde, Öcalan’ın mahkumiyet şartları ve sahadan uzak oluşunu göz önüne alarak, onun müzakereleri sürdürmek için doğru bir aktör olmadığını belirtti. Ayrıca güneydoğudaki gelişmeleri yeterince izleme, anlayabilme kabiliyeti olmadığını yazdı. Öcalan’ın otokrat bir Kürt olarak, Türkiye Kürtlerine demokrasi getirecek kişi olmadığını, BDP’nin daha aktif biçimde muhatap alınması gerektiğini de belirtmiş.

PKK’nın Amerika ve Avrupa Birliği terörist listesinde oluşundan bahsediliyorsa da, PKK’lılardan isyancılar (rebellions) ve gerillalar (guerrillas) olarak tanımlandığını görüyoruz. Adalet Bakanlığı ve AK Parti merkez binasına yapılan saldırılardan derin devlet’e, Akil Adamlar’dan (wise men) tutuklu siyasetçilere kadar, bu süreçle ilgili tüm gelişmelerin, 30 yıllık problemin çözümüyle bir şekilde ilişkilendirildiğini Amerikan basınından da okuyabiliyoruz.

Genel Kurmay Başkanlığı’nın verilerine göre 1500 kadar olan yurt içindeki PKK’lı sayısı, örneğin, Amerikan medyasına göre 4000 olarak açıklanmış. Yapılan müzakerelere göre 4000 ‘isyancının’ Kuzey Irak’a geçeceği anlatılmış.

Amerikan basınının yakından takip ettiği bir başka durum ise siyasi tutuklular meselesi. İki bine yakın olduğu bildirilen KCK tutuklularının hükümet tarafından ortaya konacak bir irade ile salınabileceğini, Kürt siyasetçileri hapiste iken sürecin olumsuz etkilendiği görüşü sıkça dile getirilmiş. Ayrıca önemle altı çizilen konulardan biri, Türkiye’nin insan hakları karinesi ve bunun Kürt meselesi ile ilişkisi. İnsan hakları ve demokrasi konularında atılacak adımların, Kürt meselesinin çözümünde kritik rol oynayacağına, aksi taktirde silahların bırakılması sonrasında da sorunu çözmenin mümkün olmayacağına sıkça değinilmiş.

Başbakan Erdoğan’ın çok güçlü bir başbakan olduğu ve sorunun çözümünde inisiyatif aldığı yazılırken, Kürt tarafında ise Öcalan’ın bir ‘kahraman’ olarak görüldüğünden bahsediliyor.

Bir de dış ilişkilere etkisi meselesi var tabi. Kürt sorununun çözümüyle Kuzey Irak ile bağların ‘daha da’ güçleneceğinden, Arap Baharı sonrasında model ülke olmaya soyunan Türkiye’nin elinin kuvvetleneceğinden söz edilmiş.

11 Nisan’da Kandil’de Murat Karayılan ile Tim Arango’un yaptığı ropörtajda, Karayılan’ın Türkiye’nin yaklaşımının doğruluğuna inanmadığını belirttiğine yer veriliyor. Bu ropörtajın tarihi önemli çünkü 9 Nisan’da Karayılan’ın Türk basınına yansıyan başka bir ropörtajında, Meclis’ten yasa çıkarılmasını talep eden Karayılan’ın, Amerikan basınına PKK’nın silah bırakamayacağını ve bunun üzerinde konuşulacak son durum olduğunu söylediğini görüyoruz. Ayrıca sorunun çözülmesi durumunda, bir gün siyasetçi olarak Kürtlerin haklarını geliştirmeyi umduğunu söyleyen Karayılan, aksi halde çok büyük bir savaş çıkacak diye de belirtiyor.

Amerikan basınından bu çerçevede okunabilen Kürt sorunu ve barış müzakerelerinin, buradan bakıldığında bir kaç detayda eksikleriyle, ancak etkileyici ölçüde yakından takip edildiğini anlıyoruz. Ayrıca Amerikan basınının kullandığı dilin esnek olduğunu söyleyebilirim, yani herhangi bir koşul değişikliğine kolaylıkla adapte olabilir. İsterlerse PKK’yı en azılı terörist örgüt ilan edebilecek ya da bir anda özgürlük savaşçıları topluluğu olarak resmedebilecek kadar ince bir çizgide yayın yapıyorlar.

Dipnot Tablet AppStore ve Google Play Market’te. Hem de ücretsiz…