Barış Çunguroğlu yazdı: “Şimdi Üye Ol, Bir Aylık Üyelik Daha Kazan!”

Pazar, 13 Mart 2016 13:00

BARIŞ ÇUNGUROĞLU

Ey koca spor salonları, sağlığa vurgu yapacağınıza insanları fiyata endekslediniz. Öncelikle reklam ne demek bir tanımlayalım… Reklam: Eksikliği hissedilen şeylerin gazete, dergi, radyo, televizyon, internet vs… gibi medya araçları yoluyla, çeşitli mal ve hizmetlerin belirlenen hedef kitleye tanıtımıdır.

Bu çalışmalar tüketicinin ürün ve hizmetle ilgili bilgilenmesini ve kişide yeni ihtiyaçlar oluşmasını sağlarken, üreticinin iyi bir pazar bularak sermayesini değerlendirmesine hizmet eder. Peki bizim spor salonlarındaki kullanımı arttırmak ve işletmelerin başarılı olmalarını sağlamak amacı ile gördüğümüz reklamlar nedir?

Durun ben size söyleyeyim;

Şimdi üye ol, bir aylık üyelik daha kazan (!)

Arkadaşını getirene 2 ay bizden hediye (!)

Yaz ayları boş geçiyor diye, Haziran’da üyelik yapan herkese % bilmem kaç indirim (!)

Şimdi üye olursanız % bilmem kaç indirim, şu kadar taksit (!)

Yahu ben bir tane de duymadım ki gel de sağlığın yerine gelsin, spor yap dinç kal, iyi bir dünya için haydi hareket edin ya da ne bileyim ne işte… Senin asıl amacın spor ve sağlık iken yapılan tüm reklam çalışmalarında, sen habire para para para diyorsun, işin asıl amacını saptırıyorsun (!) Çünkü siz bir şey alırken alacağınız bu ürünün yararını, zararlarını, ne zaman hangi durumlarda kullanılacağını, sağlığa olan faydasını, günlük yaşamınıza olan katkısının nasıl olacağı ile birlikte bir bilgilendirme afişi altında vermezseniz, o ürün sadece sizin amacınıza hizmet eder. Ve bu reklam çalışması da kişide farklı bir bilinç uyandırır. Türkiye’deki spor salonu işletmeleri işte bu konuda bana göre çok zayıf. Reklamcı spor salonu bu olayı görsel medyada dağıtarak amacına ulaşıyor ama stüdyodaki ürün müşteri/üyelerin beynine sadece bir resim olarak kalıyor.

İşin aslı şu ürünlerin fitness’a yapılan işin, sağlıktaki anlatımı ile ilgili bir yazı olursa reklam hem müşteri/üyeye hem de spor salonlarındaki asıl amacına ulaşmış olacak ve o zaman gerçek bir reklam ve pazarlama gerçekleşecek. Böylelikle spor reklamcılığında tam yerini almış olacak. Eğer müşteri/üye ikna olmazsa reklam amacına ulaşamaz, hem reklamcı hem de spor salonu zarar edebilir. Reklama ayrılmış bütçede havaya uçar.

Şöyle düşünelim  müşteri/üye spor salonuna geldiğinde, eğitmenlerden reklam edilen ürün hakkında illaki bir bilgi isteyecek. Hiç kimse bilmediği bir şeyi sırf görselde indirim varmış, üyelik bedavaymış aman ne güzel diye beğenip almaz. Tesisteki eğitmenlere bir soru sorduğu zaman, hocadan da işletme adına muhasebesel bir cevap çıkmazsa, işte bu spor salonunun marketing adına bir adım geri gitmesine sebep olabilir. Ki muhtemelen eğitmen olan kişilerin mesleki durumu gereği görevi, üyelerini antrene etmek. İşletmenin bu pazarlama hareketine karşı, üyesine cevap verecek eğitmenlerin yeterli muhasebesel bilgi birikimi olmadığı için durum otomatik olarak ofsayt zaten. Sorumlu hoca değil ürünü reklam edendir! Sonra işletmemiz kötü durumda neden üyelik yapamıyoruz diye hayıflanmayın(!) 20 yılın tecrübesini aktardım. Umarım anlatabilmişimdir.

Sürekli para konuşmak yerine, bir gün de eğitmenlerinize sorarak pazarlama yapın(!). Mesela, üyelerinize yeşil elma hediye edin bakalım sonuç ne olacak görün…

Saygılar.

 

-

Yazının devamını okumak ve Dipnot Tablet’in 260. sayısını indirmek için

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play