Bambaşka dünyalara bir geçit açılıyor: Oculus Rift

Çarşamba, 1 Ekim 2014 11:06

Oculus Rift’i Türkiye’de ilk deneyenlerden Oyungezer.com’un yöneticisi Sinan Akkol ilk deneyimleri Dipnot Tablet için kaleme aldı.

Bambaşka Dünyalara Bir Geçit Açılıyor: Oculus Rift

Yıllardır oyun sektöründeyim ve bana sordukları bir soru var: “Ne zaman film gibi görünen gerçekçi oyunlar oynayacağız?” Artık bu soruya “hemen, şimdi” diye cevap verebiliyorum. Çünkü son yıllardaki gelişmelerle birlikte oyunlardaki grafik teknolojisi bu noktaya aşırı derecede yaklaştı. Ama görsel olarak teknoloji artık öyle bir noktaya geldi ki daha üstün ve gerçekçi bir seviyeye gelmek oyun yapımcıları için çok zor. Hem gerekli işgücü, hem de işlemci gücü açısından, tavan noktasına dayanılmış durumda. Ama her sektörde olduğu gibi, oyun sektöründe de kapitalizmin çarklarının dönebilmesi için geliştirilecek, paketlenecek ve satılacak bir yenilik lazım.

İşte bu yüzden son yıllarda gözler bir sonraki büyük şeye dikilmiş durumda: Sanal gerçeklik kaskları

Sanal gerçeklik gözlüğü/kaskının ne olduğunu bilmeyenler için hatırlatalım: Kafanıza geçen, görüş açınızı tamamen kaplayan bir çift monitörden gerçek üç boyutlu görüntü sağlayan, üstündeki sensörler aracılığıyla da kafanızın hareketlerini tam olarak algılayıp görüntüyü ona göre veren cihazlardır bunlar.

Teoride bu kaskları çok uzun zamandır yapabiliyoruz zaten, ancak son yıllara dek hem kullanımı rahat, hem de normal oyun görüntü araçlarının yerini alacak kadar ucuz ve kaliteli görüntü sağlayan bir sanal gerçeklik cihazı yapılamamıştı.

Bundan 3 sene önce adı sanı duyulmamış yeni bir firma (Oculus) oyuncular için ucuz ve piyasadakilerden çok daha gelişmiş bir sanal gerçeklik başlığı yapacağını açıkladığında, hiç kimsenin dikkatini çekememişti… Bir kişi hariç: Doom adlı minik(!) bir oyunla üç boyutlu grafik teknolojisini gerçek anlamda başlatan deha olan John Carmak. 2012 E3 fuarında ilk kez gösterdiklerinde, cihazı “geleceğin teknolojisi” olarak nitelendirdi Carmak. Oculus firmasını cesaretlendiren bu açıklama sonrasında, Rift adını verdikleri bu prototip cihaz için “halka açık bütçe toplama” sistemi Kickstarter üstünden teknoloji ve oyun camiasının desteğini aradı.

Cihaza ilgi o kadar yoğun oldu ki, 30 gün gibi kısa bir sürede 50 binden fazla destekçi 2,5 milyon dolar bağışta bulundu Oculus Rift için. Böylece, belki de oyun sektörünün gelecek 10 yılını şekillendirecek büyük macera başladı.

Hızla ve çok farklı firmalardan destek alan Oculus Rift, prototip cihazı satılabilir hale getirdi. Derhal, dünyanın dört bir yanından “bir sonraki teknolojik mucizeye” aç on binlerce insan bu henüz bitmemiş ürüne 350 dolar vererek sahip olmak istedi. Haftalar içinde Youtube Oculus Rift içindeki sanal gerçeklikte hız trenlerine binerken yere düşen, uzayda ağzı açık süzülen, karanlık ormanlarda korkunç yaratıklardan kaçan kafalarında kocaman bir cihazla komik görünen ama eğlendikleri şüphesiz binlerce insanın videosuyla doldu.

Oculus Rift ile gerçek olmayan, sanal bir dünyaya gerçekten giriyordunuz ve o kaskı kafanızdan çıkartana kadar, yeni gerçekliğiniz o oluyordu.

2013′te üç boyutlu oyunların oyun dünyasına kazandırılmasının fikir babası olan John Carmack’ın da 20 yıllık firması ID Software’den ayrılıp, CTO olarak Oculus Rift’e geçmesi işin tuzu biberi oldu. Yaptığı açıklamaya göre OR ile aynı dönemde Carmack da kendi firmasında kendi sanal gerçeklik teknolojileri üstüne çalışıyormuş.

Ama esas bomba, 2014′ün başlarında patladı. Bir sabah uyandığımızda teknoloji editörleri öyle bir haberle sarsıldık ki, benzeri daha önce görülmemişti: Oculus Rift ve yapımcı firması 2.3 milyar dolar gibi bir rakama satın alınmıştı, hem de Facebook tarafından! Tabii ki ilk önce şüpheyle bakıldı, sonra “ahaha! Artık üç boyutlu beğeniriz arkadaşlarımızın garip tatil fotolarını” diyen alaycı yorumlar havalarda uçuştu. Cihazın ismi henüz “Rift” iken Kickstarter üstünde destekleyenler, OR’nin bir oyun cihazı olmaktan çıkacağından duydukları korkuyu dile getirdiler. Ama tüm bunlar olurken Facebook ve Oculus Rift’in sahipleri sessiz kalmayı tercih ettiler. Ve en sonunda çıkıp, OR’nin odağının kesinlikle oyunlar olacağını açıklayarak yüreğimize su serptiler.

Tabii ki teknolojiyi sıkı takip edenler, Facebook’un durduk yere deneysel üç boyutlu sanal gerçeklik olayına yatırım yapmadığını anlamışlardı. Bu çok planlı bir şekilde Google’ın Google Glass’ına karşı yapılmış bir karşı ataktı.

Oyungezer ekibi olarak, Türkiye’de Oculus Rift’i deneme şansına erişen ilk yayın kuruluşu olduk. DK1 (Dev Kit 1) adlı ilk prototip OR’in görsel kalitesi çok düşük, kullanımıysa (özellikle gözlüklü oyuncular açısından) pek ergonomik değildi. Daha sonra çıkan DK2 ve Eylül 2014′te çıkan Crescent Bay modelleri inanılmaz gelişmeler kaydetti, görsel olarak artık çok daha gelişmiş, bütünleşik ses sistemiyle ayrı bir kulaklığa gerek duymayan bir cihaz OR.

Ancak, o en basit halini bile bir kez kafanıza geçirdiniz mi, geri dönüşünüz yok. PC oyunculuğunun taş devri diyebileceğimiz 320 x 200 çözünürlüklü günlere geri dönseniz bile, kafanızı etrafınızda çevirdiğinizde gerçekçi bir şekilde her yöne bakabilmeniz, sizi çok kısa sürede gerçek dünyadan kopartıyor. Bizim denediğimiz versiyonda, güneş sisteminde gezdiğimiz demo aklımızı başımızdan aldı. Saydam bir uzay gemisinde olduğunuza inanmanız en fazla 1 dakikanızı alıyor, kafanızı aşağıya eğdiğinizde sanal bacaklarınızı görmek sizi şaşırtmamaya başlıyor…

Devamı için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play