Bahçeli’nin sözlerine Erdoğan’dan tazminat davası

Cumartesi, 22 Aralık 2012 16:06

Bahçeli’nin bir konuşmasında Erdoğan için, ‘şerefsizlik yapıyor’ sözleri üzerine, avukatları tarafından 20 bin TL’lik tazminat davası açıldı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bir konuşmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, “şerefsizlik yapıyor” dediği için 20 bin liralık tazminat ödeyecek.
MHP lideri Bahçeli, 28 Kasım 2010′da Antalya’nın Alanya ilçesi Okurcular beldesince yaptırılan bir arıtma tesisinin açılışında Başbakan Erdoğan hakkında bazı ifadeler kullanmıştı.

Bahçeli, ”İstediği zaman istediği kişilerle İmralı’da görüşüyor. Görüşmeyi tespit edip söyleyenlere ‘bunları ispat etmezseniz şerefsizsiniz’ diyor. Ama Lübnan’dan gelirken, ‘devlet bunlarla görüşüyor’ diyerek şerefsiz dediği sözü geri alıp, şerefsizlik yapmaya devam ediyor” dedi.

Bu sözler üzerine Erdoğan’ın avukatları Ali Özkaya, Burhanettin Sevencan ve Muammer Cemaloğlu, Bahçeli’ye 20 bin TL’lik tazminat davası açtı.

Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava, Bahçeli’nin sözlerinin, ”eleştiri sınırları içinde” kaldığı gerekçesiyle reddedildi.

Yerel mahkeme kararının temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’ne geldi. Daire, yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle bozdu.

Bozma kararında, basın özgürlüğünün Anayasa ve yasalarla düzenlendiği, bu düzenlemelerle basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı belirtildi.

Basının ayrıcalık taşıyan konumunun ve özgürlüğünün, tüm özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olamayacağı ifade edilen kararda, yayınlarda, kişilik haklarına saygı gösterilmesi gerektiğinin altı çizildi.

Kişilik haklarına saldırı

Erdoğan ve Bahçeli’nin, kamu yararı gereği eleştiriye açık olmaları gerektiği ifade edilen kararda, Bahçeli’nin sözlerinin Erdoğan’ı hedef aldığı, eleştiri sınırlarının dışına çıktığı, kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği kaydedildi.

Kararda, ”Yerel mahkemece, açıklanan olgular gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir” tespitine yer verildi.