Babamın işi gücü beni batırmaktı

Perşembe, 24 Temmuz 2014 11:01

Siz de mi babanızla sorun yaşıyorsunuz? Funda Mentaloğlu kendi deneyimlerinden yola çıkarak bu sorunu nasıl aşacağınızı Dipnot Tablet için kaleme aldı.

 

Babamın İşi Gücü Beni Batırmaktı

Babayla sorun yaşamayana, ona gıcık olmayana, yıllarca küs kalmak için sebepler bulmayana madalya vermiyorlarmış.

Keskin dönemeçler var, bak psikoanaliz kitaplarına. 17, 25, 30, 35, 40 dediğin yaşlarda hemen herkes aynı sözlerle babayı eleştirir. Sen hep haklısındır. Aslında haklısındır da. Neden? Çünkü çok konuşuyorsun.

Sorunların konuşuldukça büyüme eğilimi vardır. İlgilenmediğin sorun ise zamanla sana küser ve seni terk eder. Sen bunu yaz bir kenara!

Ben 17 yaşımdan beri babamın hayatıma kastettiğine inandım. Özgür olmamı istemiyordu. Yeteneğimi keşfetmeme izin vermiyordu. Arkadaşlarımı beğenmiyordu. Yaptığım işe saygı duymuyordu.

Giyim tarzımdan nefret ediyordu. Selamımı zevkle bile almıyordu. Adamın işi gücü beni batırmaktı. Mutlu olmam ona batıyordu.

Uzun uzun küstüm babama. Hatta son küsüşümde uzun zaman onu özlememeyi bile başardım.

Sonra bir gün babamın tanıştığı tek sevgilim için on saniye içinde yaptığı yorum yıllar sonra gerçekleşiverdi. Şapkamı önüme alıp düşünmek zorunda kaldım. Egolarımı bir kenara bırakarak sorguladım onu.

Ne istiyordu bu herif benden? Neden hiç memnun olamıyordu? Beni niçin sevemiyordu? Saygısız bir adam olmasını neye borçluydu.

Açıkçası çözemedim. Yani yıllar sürdü bu sorgulama arefesi.

O arada benim gibi sorunları olan kimselerle dosttum tabii. Onlar beni anlıyordu. Allah’ım bütün dünya beni anlıyor ama babam anlamıyordu.

Şimdi ben böyle sivri zeka biriyim ya, hatlarım keskin ya, fikirlerim uçsuz bucaksız ya, duygusal böcek olduğumu hiç çaktırmıyorum ya… Aslında aramızı düzeltmek için gerçek bir bahane bulamıyorum ya o yüzden çok üzgünüm.

Enerji çalışmaları yaparken bir türlü ileriye sıçrayamıyordum. Karşıma hep aynı engel çıkıyordu; “baba.” Derin ve sevgi dolu, karşılıklı besleyici bir ilişkiye sahip olamamamın da blokajı babaydı.

Eğer babayı çözmezsem hiçbir zaman ayaklarım yere basmayacakmış. Hocalarım öyle telkin ediyor. Yahu tamam ben de istiyorum ama hiç yol yok.

Uzun süre AİLE DİZİMİ denilen bir enerji çalışmasına devam ettim. Sana da tavsiye ederim. Aç Google’ı aile dizimi yaz. Hem çok eğlenceli hem çok yararlı.

Nihayet birkaç sene içinde gösterdiğim emeğin karşılığını aldık. Babamla iletişim kurduk. Başlarda bana yine gıcık davranıyordu. Ben de mal gibi yaptığım enerji çalışmalarına güvenerek sabır gösteriyordum.

Sonunda bir şey fark ettim; babam ne derse tersinden söylüyormuş. Aşağıladığı zaman yüceltiyormuş. Kızdığı zaman seviniyormuş. Bağırdığı zaman iletişim kuruyormuş.

Bunu fark ettikten sonra bana bir itlik geldi. Normalde delireceksem sırıtmaya başladım. “Ne kadar boktan yazılar yazıyorsun” diyor. “Teşekkür ederim baba, ben de seni beğeniyorum” diyorum. Önce bir kısa devre yapıyor sonra bıyık altından gülümsüyor.

Pazar günleri mutlaka aile bir araya gelir. Beni en son geçen hafta görmüş mesela bu hafta daha kapıdan içeri giriyorum “Geçen hafta 63 yaşındaydın bu hafta 96!” diyor. “Sana da selam baba ben de seni çok özledim” diyorum. Yine bıyık altından gülümsüyor.

Yaz boyu İstanbul’da durmam ben. Ailem de zaten Ege’de takılıyor. Param bitince onlara giderim, param varsa Allah bilir neredeyim. Babam yine gideceğim için üzgün. “Topla o kitaplarını ve defol git artık” diyor. “Sakın yazlığa da gelme!” gülümsüyorum.

 

Yazının devamı için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

available-on-the-app-store
ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play