Avrupa’da Türk çocukları asimile ediliyor! Ya buradakiler?

Pazartesi, 22 Nisan 2013 09:32

avrupadaki-turk-cocuklarina-tbmm-el-attiAvrupa’daki Türk ailelerin çocuklarının koruyucu ailelere verilmesi üzerinden bir tartışmadır aldı başını gidiyor. Başbakan’ından sokaktaki vatandaşa kadar herkes bir anda tartışmanın müdahili oldu. Tartışmak iyidir diyeceğim velhasıl şiraze iyice kaydı. Bu mesele üzerinden homofobik ve ırkçı yorumlar ve söylemler de aldı başını yürüdü.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın ‘yurtdışında 4 bin Türk çocuğunun, gençlik daireleri aracılığıyla Hıristiyan ailelere verildiği’ sözleriyle başlayan tartışma, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün’ün iddiasıyla yeni bir boyut kazandı.
Üstün bakın neyi iddia ediyor: ‘Belçika’da ailelerinden alınan 3 Türk çocuğu gay ailelere verildi’.

Ayhan Sefer Üstün, ‘bunun bir insan hakkı ihlali olduğunu ifade ederek, çocukların basit idari kararlarla alınarak, bambaşka kültürde olan ailelere verildiğini’ söyledi.

Üstün, ”Bunların sayısı şu anda minimum 5 bin ama bunun 9 bine kadar olduğu söyleniyor” dedi.

Belçika’da bir Türk ailenin 3 çocuğunun alınarak ”gay ailelere” verildiğini, çocuklardan 2′sinin uzun mahkeme sürecinden sonra alındığını, biri için ise hala yargı sürecinin devam ettiğini kaydetti.

Eğer bu iddialar doğru ise yani 5 ila 9 bin civarında çocuk basit idari kararlarla ailelerin ellerinden alınıp zorla Hıristiyan ailelere veriliyor ise bu açıkça kültürel asimilasyon anlamına geliyor. Diğer taraftan Ayhan Sefer Üstün’ün “basit idari kararlar” olarak tanımladığı sorunlar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in iddiasına göre 24 (yazı ile yirmi dört evet yanlış okumadınız) gerçekte on binlerce çocuğun sokaklara düşmesine engel olan “basit idari kararlar” ise, o zaman sosyal devletin ve insana verilen önemin bir göstergesi oluyor.

Şimdi bir de Emine Karanfil’in söylediklerine kulak verelim. Emine Karanfil Belçika’nın Gent Şehrinde “Opvang vzw” adlı koruyucu aile projesinde yer alan görevli bir psikolog. Bu proje kapsamında yabancı ailelere koruyucu aile konusunda psikolojik destek sunuyor ve genellikle Gent şehrinde Türk ailelerin çocuklarıyla ilgileniyor.

Karanfil, Flaman bölgesinin en saygın gazetesi De Standaart’a 15 Şubat tarihinde şunları söylemiş.

“Gent şehrinde genellikle Türk çocuklarıyla ilgileniyoruz. Ne yazık ki sadece bir Türk koruyucu ailemiz var. İki aile de Türk-Flaman çiftinden oluşuyor. Bu durumda Türk çocukları mecburen Flaman aileler tarafından bakılıyor. Ama çocuk ve koruyucu aile arasında ki uyum için çok profesyonelce çalışıyoruz ve bu süreç boyunca koruyucu ailelere Türk kültürünün ve geleneklerinin çocuğa aktarılması ve saygı görmesi konusunda destek veriyoruz.”

Röportajının sonunda Ankara’yı bir konuda uyarmış Emine Karanfil.
“Ankara da gerçeği unutmamalı. Bu yakınlarda bir Türk çocuğunu daha koruyucu aileye verdik. Annesi bize çocuğunun helal olmayan et yemesi konusunda sorun olmadığını bildirdi. Hatta bazı Türk aileler var ve bu kişiler özellikle çocukların Türk koruyucu ailelere verilmesini istemiyorlar çünkü Türk cemaati içinde bu konunun duyulmasını istemiyorlar. Bir başka Türk çocuğu ailesinin onayı alınarak eşcinsel aileye verildi.”

Türklerin yoğun olarak yaşadığı Gent şehrinde tek bir Türk koruyucu aile olduğunu söylüyor Emine Karanfil. Helal olmayan et meselesine kadar detaylı olarak ailelerin bilgilendirildiğini, eşcinsel aileye verilen çocuğun ailesinin onayının alındığını da.
On binin üzerinde sokakta çocuğun yaşadığı bir ülkenin Aileden Sorumlu Devlet Bakanı 24 sokak çocuğu olduğunu söylerse, elin oğlu da “buraların zaptiyesi sen misin? Hele bi kendine dön bak “ demez mi adama?

Çocuk hakları meselesini sulandırmanın da iç politikanın bir malzemesi haline getirmenin de gereği yok. İyisi mi bu iddiaları yerinde araştırarak kamuoyunu tatmin edici bir bilgilendirme olmadan Türk çocukların asimile edildiği gibi büyük ve ağır bir ithamda bulunmayın lütfen sayın büyüklerim.

Ali Mendillioğlu

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ