Atatürk Havalimanı’nda Başbakan’a coşkulu karşılama

Cuma, 27 Aralık 2013 19:39

Başbakan Recep Tayyip Erdogan Ataturk Havalimaninda kendisini karşılamaya gelen vatandaşlara hitap ediyor.

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları:

“Kardeşlerim bugün Sakarya’daydık. Gerçekten gerek Sakarya Üniversitesi gerek Sakarya Meydanı Bambaşka bir coşkuyu yaşadı bizimle birlikte.  Biz her şey den önce bizler biz mizacı bir oluşumu istismar edenlere sözümüz var. Asla oraya gönül verenlere bizim sözümüz olamaz.”

Kardeşlerim Türkiye bir değişimi bir dönüşümü yaşıyor. 11 yıldır bizden böyle bir sıçramayı beklemeyenler bizim böyle bir noktaya geleceğimizi tahmin etmeyenler oyunları bozulunca farklı yöntemlere başvurdular. Bu olay ulus bazda bir olay değildir, uluslararası boyutu vardır. Ama ulusal bazda da ne yazık ki bu işin taşeronları vardı. Siz isterdik ki aynı istikamete yönelen insanlar birbirini vurmasın. Biz ele ele vermeye mecburuz. Biz omuz omuza vermeye mecburuz.

Zira biz neyin kavgasını yapıyoruz. Tek mücadelemizi var. Önce insan sonra devlet. Biz sunu başardık. Devleti önceleyen değil insanı önceleyen bir anlayışı getirdik.”

Bin size çok teşekkür ediyorum. Yola çıkarken söyledik ya biz bu millete efendi olmaya değil biz bu millete hizmetkar olmaya geldik dedik. Dikkat edin. Adını ne koydular. Yolsuzluk operasyonu koydular. Kardeşlerim. Bunun adını yolsuzluk operasyonu koyanlar yolsuzluğu içinde yaşana ta kendileridir.

Geçmişte nelerin olduğunu nelerin bittiğini bilenlerdenim. Biz damdan düşerek geldik atama ile gelmedik. Millet burada. Egemenlik yargının değildir, yürütmenin de değildir. Egemenlik milletindir, milletin.

Egemenliği milletin elinden alan, egemenlik yetkisi bana aittir diyen yargı bunun hesabını o da vermelidir.

Bu millete gönül veren, hizmetkar olan insanlar akla hayale gelmez dosyalar neticesinde tutuklanıyorsa, onları mahkum etme hazırlığı yapılıyorsa burada bir bit yeniği var.

Dün İstanbul Başsavcısı’nın yaptığı açıklama çok manidardır. Adeta suçüstü yapmıştır. Gizlilik dosyası olanları bu zat bu adam göndermediği gibi basına sızdırıyor. Evet bakıyorsunuz medya, bu medyanın da hangi odaklı olduğunu biliyoruz, bunların içinde yandaş medya da var sermaye ile birlikte odaklana medya da var. Şuanda isim vermeyeceğim vakti geldiğinde o isimleri de açıklayacağım.

Sen gizlilik kararı olan evrakı medyaya sızdıracaksın. Başsavcı dosyayı isteyecek dosyayı getirmeyeceksin. Ondan sonra konuşulmaz. Kardeşim ben konuşuyorum. Ben konuşuyorum. Bu savcı kendisinden dosya alındığı zaman kalkıp İstanbul Adliyesi’nin önünde üniversite yıllarımızdaki o marjinal grupların militanları gibi basın bildiri dağıtıyorsa ben konuşuyorum.

Siz bugüne kadar böyle bir savcı duydunuz mu. Ne demek o gizlilik kaydı. Bir insanın suçluluğu tespit edilmediği sürece suçlu damgası vuramazsın. Siz bunu basına veriyorsunuz, bu insanlar hemen damgalanıyor. Ne deniyor. 100 milyar dolar devlet zarara uğratıldı. Ya hesap bilmiyorsun ya bu dünyadan haberin yok.

Zerre kadar kendinizi hukuk kurallarını tabi olmayı öğrendiyseniz bu iddialarını ispat edeceksiniz.

Müfteri iddiasını ispatlamakla mükelleftir. İddianızı ispatlamazsanız?

Bu iktidar yolsuzlukların iktidarı olsaydı IMF’ye borçları ödeyebilir miydi?  17 bin kilometre bölünmüş yol yapabilir miydi?  Bizden önceki iktidarlar acaba bunları neden yapamadı. Minareyi çalan kılıfını hazırlar. Bunlar şu anda çaldıkları veya çalmak istedikleri minarenin kılıfını hazırladılar hazırlıyorlar. Bunlarda her yol meşru. Bunlar ailelerin mahremine girecek kadar haysiyetsiz.
Ana muhalefetin başındaki zat, genel müdür yolsuzluklardan bahsediyor. Eğer yolsuzluk arıyorsan o sende. Sen Genel Müdürken yaptığın yolsuzluk ortada. Rahşan Affı ile yırttın.

Sayın Baykal’ı sen bir kasetle götürdün. O kaset olmasaydın sen CHP’nın başında olmayacaktın.  Sen CHP’nin ihraç ettiği kişiyi, kalkıyordun orada raflardan yolsuzluk klasörü önünde boy boy resimler veriyordun. Ne oldu sana ki bu kadar dürüst adamsın, o klasörlerin önünde poz veren sen onu temize çıkarmak sertiyle onu İstanbul’a aday gösteriyorsun.

Utanmadan parlamentonun içinden adam mı bulamadın müsteşarı bakan yapıyorsun diyor. Yetki bellidir. Bir başbakan parlamentonun içinden de yapar dışından da yapar.

Sizden bir  şey istiyorum. Nedir o?  Şurada 90 günümüz var. 30 Mart yeni bir milattır. Yeni Türkiye’yi kurmaya onu inşa etmeye yeni bir milattır. Buna hazır mıyız. Kapı kapı dolaşarak bildiklerimizi anlatmaya hazır mıyız. Ama durmayacağız ha. Biz kardeşlerim birilerinin konuştuğu gibi konuşmayacağız. Biz yumuşak dil ile konuşacağız. Beddualarla konuşmayacağız. Çünkü bir Müslüman bir Müslüman a beddua edemez., Müslüman o kimsedir ki diğer Müslümanlar onun elinden ve dilinden emindir, salimdir. Dolayısıyla biz bu tuzaklar da gelmeyeceğiz. Bedduaya lanet duaya evet , duaya davet buna bakacağız.

Gezi’de ülkeye çok şey kaybettirdiler şimdi de bununla ülkeye çok şey kaybettiriyorlar. Faizin borsanın durumu ortada. Bunun hesabını nasıl verecekler. Dershaneler diye bir olay tutturdular onunla başladılar buraya getirdiler.  Bu olay dershane sürecinin devamıdır bunu bilin.

AK  Parti davasına gönül vermişlere sesleniyorum siz de gelin devletin okulları bize yeter başka bir şey istemiyoruz deyin. “