Aşk Kadınının Hüzünlü Sonu DENİZ SEKİ

Cumartesi, 7 Haziran 2014 10:46

Kimlik bilgisinde 19 Eylül 1970 doğumlu yazıyordu, oysa gerçekte 1 Temmuz 1970 doğumluydu. Yani 81 gün sonra nüfusa kayıt ettirilmişti. Antalyalı’ydı. Çocukluk yıllarında kendine güvenen cesaretli bir kızdı. Okulu bitirdikten sonra TRT’nin açtığı sunuculuk sınavlara katıldı. Başarılı oldu ve iş hayatına sunuculuk yaparak başladı. Mikrofonu her eline aldığında başka bir özlemi depreşmeye başladığını fark etti. Sahnede sunuculuk yaparken şarkı söylemek istiyordu. İçindeki müzisyen ruhu her mikrofonu eline aldığında onu fethetmeye çalışıyor gibiydi.

1993 yılında müzik üstadı Melih Kibar ile tanışması hayatının gidişatını değiştirdi. Melih Kibar’a şarkıcı olmak istediği söyledi ve müzik adamından sesini bir kere olsun dinlemesini arzu etti. Müzik üstadı, karşısındaki bu genç kızın hevesini kırmadı ve ona bir şans vermeye karar verdi. Deniz Seki, şarkısını söyledi ve gelecek yorumları merak etti. Merakı uzun sürmedi, Melih Kibar sesini çok beğendi. Böylece hayatında yeni bir sayfa açıldı. Birçok şarkıcıya vokalistlik yaptı. Boş zamanlarında da reklam filmlerini seslendirdi. Sıkı bir çalışma sonrasında kendini tek başına şarkı söylemeye hazır hissetti. 1995 yılında medeni cesaretini toplayarak “Pop-Show 95” isimli şarkı yarışmaya katıldı. Hem de kendi yazdığı şarkı sözleri ile; yarışmanın sonunda mutluluktan uçuyordu. Çünkü birinci olmuştu. Sırada onun için artık her şarkıcının hayalini süsleyen albüm yapmak vardı. İki yıllık bir çalışma sonrasında da ilk albümü olan “Hiç kimse değilim” müzik severlerle buluştu. Böylece müzik dünyasında da ‘bende varım’ dedi. Herkes tarafından tanınan bir şarkıcı olmuştu.

Deniz Seki, jandarma timlerinin ‘Bora’ isimli soruşturmasının şüphelisi olarak kayıtlara girdi. Aylarca telefonları dinlendi. Operasyon zamanı gelince de kaldığı otelde kadın arkadaşı ile birlikte yakalandı. Sorgulandı ve tutuklandı. Tam 7,5 ay cezaevinde kaldı. Bir dönem Bayhan için söylediği “milyonlarca genç gerçekten de kimleri örnek alacak?” sorusu bu kez onun için sorulmaya başlandı. Deniz Seki, üzgündü, gözyaşlarını hep içine akıttı ama girdiği yolun hukuksal olarak geri dönüşü yoktu. Hakim karşısına çıktı, kendini savundu. Lakin, hiçbir şey istediği gibi gitmedi. 12. Ağır Ceza Mahkemesi Deniz Seki’yi ‘uyuşturucu ticareti yapmak’ suçundun suçlu buldu. Dosya Yargıtay’a gitti. sonrasında Seki için oradan da kötü haber geldi. Yargıtay Ceza Dairesi, Deniz Seki’nin aldığı cezayı onayladı. Dosyayı da infazın gerçekleşmesi için Çağlayan Adliyesi’ne gönderdi. İşlemler yapıldı. Artık Deniz Seki, kanunlar önünde aranan bir uyuşturucu hükümlüsüydü.

Deniz Seki tekrar cezaevine girecek mi?

Yargıtay Ceza Kurulu’nun oy çokluğu ile aldığı onama kararı sonrasında Deniz Seki’nin tekrar cezaevine girmesi kesinleşti diyebiliriz. Zira kişisel fikrim dosyaya bakıldığında Deniz Seki ile ilgili yerel mahkemenin verdiği hapis cezası kararı yerinde. Çünkü Seki hakkında iddiaların hiçbiri yargılama sırasında çürütülemedi.

Deniz Seki için bundan sonra ne olacak?

Bundan sonra işlenecek süreç ise şöyle; Yargıtay, dosyayı yargılamayı yapan İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderecek. yerel mahkeme de İnfaz Savclığı’na yazı yazarak Deniz Seki hakkında 6 yıl 3 ay verilen hapis cezasının infazını isteyecek. Tabii burada belirtmek gerekir, Seki, tekrar cezaevine girerse, 6 yıl yatmayacak. İnfaz yasasına göre 3′te 2′sini yatacak. Yani 4 yıl 45 gün. Daha önceden yattığı 7 ayda cezasından düşecek. Yaklaşık 3 yıl 5 ay hapis yatması gerekecek. Son 1 yılda şartlı salıverme yasası gereği evinde geçireceği için hesaplamalara göre yaklaşık 2 yıl daha hapis yatması gündemde.

 

Hazırlayan: Emrullah Erdinç  

 

Yazının devamı için:

iPHONE’UNUZA İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TELEFONUNUZA İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Get-it-on-Google-Play