Arınç’tan hadisli dershane mesajı: Fitneye alet olmayın

Salı, 3 Aralık 2013 09:53

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Arınç’ın, dershanelerle ilgili açıklamaları şöyle:

Dershanelerin kapatılması diye bir konu gündemde değil. Böyle bir şey iddia etmemek lazım. Yanlışlıkla kullanılmışsa da kullananların tashih etmesi lazım.

İnsanların bir ekonomik faaliyet olarak yürüttüğü çalışmayı kapatmaktan bahsetmek mümkün değil, doğru da değil. Anayasa buna karşıdır, kanunlarımız buna karşıdır, Türkiye’nin serbest ekonomik piyasa içerisindeki konumu buna karşıdır. Kapanmalarının da kelime olarak doğru olmadığını düşünüyorum. Çünkü bu nihayetinde birilerini zorlayarak kapanmaya mecbur etmek gibi bir unsuru içerisinde taşıyabilir. O zaman nedir? Çok açık olarak şunu söylemem gerekir: Biz dershanelerin artık bugünkü eğitim sisteminde ve geldiğimiz noktada öğrencilerimize takviye ders veren veya metot ve usul gösteren birer kurumlar olarak ihtiyaç kalmadığını düşünüyoruz. İhtiyaç olan şey nedir? Yeni okulların açılması, yeni dersliklerin yapılması ve öğrencilerimizin okul içerisinde bütün bilgilere haiz üniversite imtihanlarına hazırlanan birer bireyler olmasını temin etmek. bunu da ancak özendirmeyle yapabiliriz. Zorlayarak, baskı altına alarak değil.”

KAPATMA DEĞİL DÖNÜŞÜM

Bu projenin adı hukuktaki tabiriyle bir dönüşüm projesidir. Yani dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi projesidir. Bunu da teşvik etmek için pek çok tedbirler öngörülüyor. Yani ‘evet ben özel okula dönüşebilirim, öğretmenim var, arsam var, binam var. Ben sizin vereceğiniz birtakım teşviklerle tedbirlerle aynen 24 derslikli, 30 derslikli bir okul olarak faaliyete başlayabilirim’ bu noktaya geldikleri takdirde onlar özel okul olarak hizmetlerine devam edeceklerdir. Yani bir tabirle kolej bir tabirle de özel öğretim kurumları olarak. Madem ki bu özendirilecektir, teşvik edilecektir ve bir dönüşüm gerçekleştirilecektir, bunun içerisinde baskı unsurlarının olmaması gerekir. Esasen Sayın Başbakanımızın ta başından beri ifade ettiği: buralarda çalışan öğretmenlerin hakkı korunacaktır. Buralarda çalışan elemanların, ister gece bekçisi isterseniz oradaki personelle ilgili bir memur olsun, onlar muhafaza edilecektir. Onlara arsası yoksa arsa verilecektir, hatta inşaatlarını yaparken ek teşvikler de gösterilebilecektir. Şimdi böyle bir dönüşüm projesine karşı şunu düşünmemiz lazım: Dershanelerden buna uyan kararlar alanlar olabilir veya ‘ben özel okul olamam, böyle bir kararım da yok’ diyenler, süreç içerisinde bu dershane faaliyetlerinden vazgeçmiş olurlar.”

‘DERSHANELERİN TEK SAHİBİ CEMAAT DEĞİL’

“Bunu doğrudan dershanelere karşı bir husumet gibi lütfen hiç kimse algılamasın. İkincisi: Bu dershanelerin sayısı şu kadar bin, buradaki öğrencilerin sayısı on binlerce. Peki bu dershanelerin sahipleri sadece ‘hizmet hareketi’ diye bildiğimiz, sizin gazetelerde ‘cemaat’ diye yazdığınız, ‘cemaatle hükümet arasında kavga da var canım’ diyerek söylemek istediğiniz şeyleri bu kapsama koyamazsınız. Bin birimlik dershane varsa hizmet hareketi bunlardan sadece yüzde 22′sine sahiptir, geriye kalanlar yine hür teşebbüsün bir araya gelerek kurdukları insani ve ekonomik faaliyetlerdir. Her birisinin, dershanecilik yaparak bu konuda branşlaşma içerisinde olduklarını ve öğrencilerimizden aldıkları ücret karşılığında da onlara hizmet sunduklarını düşünmeliyiz. Yani bu dershanelerin sahiplerinin arasında farklı düşünceler var, farklı siyasi görüşler var, farklı inanç grupları var ve bu çok da doğaldır. ‘Dershaneler kapatılıyor, yandık, bittik, öldük’ diyenler sadece bunların şu kadarıdır ama diğerleriyle yapılan temaslarda, onlar da Türkiye’nin geldiği nokta itibarıyla bir dönüşüme ihtiyacı olduğunu söylüyorlar.”

DÖNÜŞÜM 2015 EYLÜL’ÜNDE TAMAMLANACAK

“Bunun için taslak son şeklini alacak ve biz ocak ayında bunu, Meclis gündeminin mümkün olması halinde yasalaşması için hükümet olarak sevk edeceğiz. Yani dershanelerin dönüşümü konusu ocak ayı içerisinde mümkün olursa Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelecek ve bu yasanın arkasında duracağız. En son noktasını söyleyerek merakınızı tatmin edeyim: Bu dönüşüm sürecinin sağlıklı olabilmesi için de iki yıllık bir süre öngörüyoruz yani Eylül 2015 demek 2015-2016 yeni eğitim öğretim yılının başladığı tarih. O tarihte dershanelerin okullaşma sürecindeki son noktaya gelmesini arzu ediyoruz. Böylelikle ocak ayından itibaren kendini hazır eden dershaneler için daha avantajlı imkanlar teklif etmeyi ama sonrasında ‘ben henüz hazır değilim bu hazırlığı ancak iki yıla kadar yapabilirim’ diyenlere de yine teşvikler vererek ama bu kadar süreyi de kendilerine tanıyarak bu meselenin çözülmesinde fayda gördüğümüzü Sayın Başbakanımızla birlikte bütün bakan arkadaşlarımız kabul ettiler. Belki önümüzdeki günlerde detayları konusunda Sayın Milli Eğitim Bakanımız da sizlere bilgiler sunabilir.”

FİTNE BAŞLIKLI HADİS GÖNDERMESİ

“Bakın ben bir Hadis-i Şerif’e çok önem veririm. Ebu Hureyre’den rivayet edildiğini göre, Rasulullah Aleyhisselatüvesselam şöyle bir hikmet buyurmuş: ‘Yakında büyük fitneler olacak. O fitnelerde yerinde oturanlar, ayaktakilerden, ayaktakiler yürüyenlerden, yürüyenler koşanlardan daha hayırlı olacaktır. Kim o fitne içinde bulunmuş olursa ondan uzak dursun. O zaman bir iltica yeri bir sığınacak mekan bulursa ona sığınsın.’ Sahih-i Buhari’de zikrediliyor. Hükümet sözcüsü sıfatıyla bunu yapmamış olayım. Bu Bülent Arınç olarak benim duyduğum ızdırabın karşısında söylemek istediğim bir konudur. Şimdi tam bir fitne zamanıdır. Bu fitneyi çıkaranlar, büyütmek isteyenler, bu ateşin içerisinden büyük zararlı sonuçlar çıkarmaya çalışanlar için inançları olduğuna emin olduğumdan böyle bir Hadis-i Şerifi okumak istedim.”

“Peygamberimiz şöyle buyuruyor ki ‘fitne çıktığı zaman ayaktaysanız oturacaksınız, yürüyorsanız ayakta duracaksınız, koşuyorsanız yürüyeceksiniz.’ Yani fitneyi uyandırmadan veya fitneyi büyütmeden ne doğruysa onu yapacaksınız. Bu sözüm kime? Önce kendimize kabul edelim. Yani asla bir fitnenin unsuru olmak istemeyiz. Böyle bir şeyi de kabul etmemiz mümkün değil ama her gün televizyonlarından gazetelerinden kalemlerinden hükümeti hedef tahtasına oturtarak, küçücük bir meseleyi cihanşümul bir mesele haline getirerek, güzel insanların arasını açmaya çalışan, birbirlerini Allah rızası için sevenlerin arasına fitne koymaya gayret edenlere buradan istirham ediyorum: Fitnenin aleti olmayalım. Ne biz ne de siz.