Arınç: Yaşanan olaylar bir vahşettir

Cumartesi, 12 Ocak 2013 08:55

Paris’te 3 PKK’lı kadının öldürülmesini değerlendiren Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Yaşanan olaylar bir vahşettir” dedi.

Arınç, Milli Kütüphane’de, “Diyarbakır Surları UNESCO Yolunda” isimli serginin açılışına katıldı.

Arınç, surlara bakıldığında çok katı, işlemesi çok zor olan taşın, bir sanatçı elinde nasıl sanat eserine dönerek, bugüne ulaştığının görüldüğünü belirterek, şöyle devam etti: “Emek, gözyaşı, zaman ve sabırla işlenen bu büyük eseri meydana getirenler bize şunu söylemek istiyorlar; günümüzde de bu taş kadar kalpsiz, bu taş kadar sert, bu taş kadar işlemesi çok zor olan bir nesne bu hale gelmişse aynen onun gibi Türkiye’nin huzur ve sükuna kavuşması, barış ve kardeşlik ortamının yeniden tesis edilmesi ve özellikle kronik bir sorun haline gelmiş, adeta gerçekleşmesinden herkesin ümit kestiği bir noktada Türkiye acaba terörle olan sorununu bitirebilir mi? Türkiye acaba yeniden kardeşliğin, barışın, huzurun, özgürlüğün yolunu açabilir mi? Diyarbakır surları bu hale geldiyse eminim bu büyük sorun da, bu kronik sorun da iyi niyetli çabalarla çözülebilecektir.”

Kendisinin hiçbir zaman bu günkü kadar ümitli olmadığını ifade eden Arınç, şöyle konuştu: “Çok zor işlerin içindeyiz. Maddi planda bakıldığında çözülmesi de çok zor görünüyor. Bugüne kadar yaşadığımız şartlar bu iyi niyetli çabaların önüne bir şekilde set çekebilecek, bu ümitleri boşa çıkarabilecek, pek çok sabotajları, provokasyonları getirebilir endişesini doğrusu biz de paylaşıyoruz. Ama ümitli olmak, ümitli olmaya mecbur olmak gibi bir gerçekle karşı karşıyayız. Daha bir, iki gün önce Fransa’da yaşanmış olay veya Türkiye’de başka bir bölgede yaşanmış veya yaşanabilecek olayların bizi yoldan döndürmemesini, çevirmemesini, ümitsiz kılmamasını Allah’tan diliyorum. O yüzden bu olaylarda hayatını kaybeden insanların çok acı şekilde hayata veda ettiklerini düşünüyorum.”

“Yaşanan olaylar bir vahşettir”

Dün konuyla ilgili yaptığı açıklamayı hatırlatan Arınç, şöyle konuştu: “Fransa’da meydana gelen olayı vahşet olarak nitelendirmiştim. Üzüntü duyduğumu ifade etmiştim. İnternet medyasına girdiğimizde bu sözlerimin nasıl çarpıtıldığını, ne kadar kötü amaçlar için kullanıldığını gördüm ve üzüldüm. Ama onları bir kez daha üzmek istiyorum. Yaşanan olay bir vahşettir. Kim yaparsa yapmış olsun, bu ölen kişiler hangi vasıflarla hangi suçlamalarla anılıyor olurlarsa olsun insan hayatına bu şekilde son vermek kimsenin hakkı değildir.
Onlar böyle bir ölümü hiçbir zaman hak etmemişlerdi. Suçlu olan insana yapılacak tek şey yargı önüne çıkarılması ve adaletin vereceği cezaya razı olmak gibi bir keyfiyet. Yoksa kimse kimsenin hayat hakkını böylesine hoyratça, böylesine vahşice elinden almak tasvip edilir bir davranış değildir.

Bu olay karşısındaki insani tutumumu, afedersiniz bu olaydan daha vahşi şekilde eleştirmeye kalkanları biraz insafa davet etmek, izana davet etmek görevimizdir. Ölenlere elbette üzüleceğiz. Özellikle bu süreç içerisinde karşımıza çıkacak kötü olaylara karşı da sabırlı olacağız, anlayışlı olacağız. Ve geçmişte yaşanan pek çok olayın böyle bir barış sürecini geciktirmek, ertelemek, reddetmek, inkar etmek, ajite etmek isteyenleri ödüllendirmek gibi davranışların içerisinde olmayacağız. Şahsen ben böyle bir davranışın içerisinde hiçbir zaman bulunmayacağımı söylemek istiyorum.”

“Diyarbakır surlarına sahip çıkmak, barışa sahip çıkmaktır”

Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir de Diyarbakır’ın 8 bin yıl boyunca yaşamın kesintiye uğramadığı, dünyanın nadir kentlerinden olduğunu söyledi.

Diyarbakır’ın insanlık ailesinin en köklü mirasını bünyesinde barındırdığını ifade eden Baydemir, “Diyarbakır, surlarıyla kaleleriyle yüreğinin kapılarını insanlık ailesinin tüm efradına açmak istiyor” dedi.

Yaklaşık 8 yıldır Diyarbakır’ın UNESCO yolculuğunun altyapısının hazırlandığını vurgulayan Baydemir, bu kapsamda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Baydemir, UNESCO tarafından 2013 yılının, “Diyarbakır surları yılı” ilan edilmesi için yapılan çalışmalara destek verenlere teşekkür ederek, “Barış ve kardeşçe yaşam hepimizin öncelikli talebi ve çabasıdır. Bugün dahi barışa, umuda maalesef kurşunlar sıkılmaya devam ediyor. Tam da bu noktada Diyarbakır surlarına sahip çıkmak, aslında barışa sahip çıkmaktır” diye konuştu.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de Diyarbakır’ın ortak mirasının yıllardır yaşanan ağır süreçler nedeniyle bugüne yansıtılamadığını söyledi.

Yaşanan bu acılı süreçlerin ortak değerlerle, kültürel mirasla, ortak tarihle sarılacağına inandıklarını belirten Baluken, bu anlamda yapılacak her çalışmanın aynı zamanda acılı bir tarihten yeni bir sürece geçişin kapısı olacağını ifade etti.