Arda ve Emre ile Madrid’de 5 saat! Cüneyt Özdemir yazdı

Pazartesi, 24 Aralık 2012 09:44

Dipnot Tablet Başyazarı Cüneyt Özdemir Londra’nın üye kulüplerinden en köklü olan Members Club’ı, basındaki “polemik canavarları”na kötü haberleri olduğunu, Madrid’de yaptığı Arda Turan ve Emre Belözoğlu röportajını sizlere anlattı;

ARDA VE EMRE İLE MADRİD’DE 5 SAAT

Geçen hafta günü birlik Madrid’e gittim. Emre Belözoğlu ve Arda Turan ile bir röportaj yapıp Londra’ya döndüm. Bu iki futbolcunun söylediklerini gelecek hafta Dipnot dergide okuyacaksınız. Beni en çok mutlulukları ve huzurları etkiledi. İkisi de Türkiye’nin devlet meselesine dönüşen futbol ortamını arkalarında bırakmış birer dünya starı olmanın keyfini sürüyorlardı. Her ikisinin de bayağı eğleniyormuş gibi bir havası vardı. Kilo vermişler ve hayatın güzel yanlarına tutunuyorlarmış gibi bir havadaydılar. Türkiye’nin en zor şeyi kendine örnek bulacak ilham verecek insanlar bulmak. Emre ve Arda yeni kuşak futbol meraklısı çocuklar için bu halleriyle çok güzel iki örnek gibi geldiler. Elbette Emre’nin saha içindeki çılgın hallerini bu yoruma katmıyorum.

BASINDAKİ POLEMİK CANAVARLARINA KÖTÜ BİR HABERİM VAR!

Bizim basınımızın kötü bir huyu var. Kişiler ile fikirleri tartışamıyoruz. Kısa bir sürede fikirleri savunan insanları düşmanlaştırıyor ve onları canavarlaştırıyoruz. Böyle bir aşamadan sonra da her yol mübah oluyor. Bir zamanlar ben de bu tuzağa düştüğüm ve bu mekanizmanın nasıl çalıştığını çok yakından gözlemleyip yaşadığım için artık bunlardan uzak kalmayı başarabiliyorum. Yine de benim kalmam benle uğraşacakları anlamına gelmiyor. Bir bakmışsın ulusalcısı, bir bakmışsın komplekslisi, bir bakmışsın kökten dincilikten liberalliğe terfi etmeye çalışanın hedefleri oluvermişim. Bel altı vuran mı istersin, ana avrat düz giden mi, operasyonel gazetecilik yapan mı artık her yol var. Her yol mübah! Tek tek isimlerini anmayacağım için buradan hepsine toplu bir cevap vereyim. Arkadaşlar benden size ekmek çıkmaz. Ama sizin halinizi de anlıyorum. O yüzden siz sallamaya devam edin. Ben sağ siz selamet!

MEMBERS CLUB

Londra bir üye kulüpler cenneti. Bu da ne diyebilirsiniz. Bizdeki büyük kulüp ya da Mülkiyeliler benzeri onlarca kulüp olduğunu düşünün. İşte bunlara üye olmak için hem bir çevreye hem de belli bir aidat vermeye razı olmanız gerekiyor. İşte bunlardan en köklülerinden birine gittim geçen gün. Ünlü bir Türk iş adamının misafiri olarak girdik. Kapısında hiçbir şey yazmıyordu. İçeride ise takım elbise ve kravat mecburiyeti vardı. Son derece şık bir İtalyan lokantası ambiyansındaydı. Garsonlar bizim iş adamını yakından tanıyorlar, ne içeceğini yiyeceğini biliyorlardı. Ara sıra masalar arası geçişlerde ayağa kalkıp birbirleri ile tokalaşanlar oluyordu. Sordum tam 30 yıldır bu kulübe geliyormuş. Hiçbir şey değişmemiş. 30 yıl boyunca aynı kulübe gitmek fikri benim çok aklımın alacağı bir fikir değil. Sıkılırım yahu…

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ