Annem Bu Diziyi Neden İzliyor?

Pazartesi, 24 Mart 2014 15:54

Bu hafta son yıllarda reyting listelerinde üst sıralara tırmanan günlük dizilere büyüteç tutmak istiyorum. Gelin beraber bakalım, “Annem neden bu diziyi izliyor, annem bu dizide ne buluyor” diye düşündüğünüz günlük diziler neden izleniyor, nasıl bu kadar yüksek reyting alıyor, neden çoğu Ankara’da çekiliyor ve neden arz ediliyor…

Arzdan başlayalım istiyorum… Bu dizilerin maliyetleri haftalık işlere göre çok çok düşük, zira star oyuncu yok hiçbirinde. Aksine günlük diziler kendi starlarını var ediyor. Deniz Yıldızı, Unutma Beni, Beni Affet ve Aşkın Bedeli hala yayında olan günlük dizilerden bazıları ve eminim biraz televizyon izleyen biriyseniz başrollerin yüzleri gözünüzün önünde canlandı bile…

Arkası Yarın Başkenti Ankara

Oyuncu maliyeti çok düşük olan bu dizilerin çekim yeri de genelde Ankara, yani trafik derdi İstanbul’a nazaran daha az olan, eğitimli oyuncu (Devlet tiyatrosu ve özel tiyatro varlığından ötürü) bulunabilen ve mekan kiraları çok daha uygun olan bir şehir. Bu nedenle çoğu günlük dizi Ankara’da çekiliyor. Gündüz saatlerinin göreceli olarak düşük reklam gelirleri ancak düşük maliyetleri amorti edebiliyor hatırlatayım.

Günlük Dizilerin Prime Time işlerinden Farkları

aşkın bedeliYalnız prodüksiyon değil pek çok açıdan günlük diziler haftalık yapımlardan farklı. Cantor ve Pingree’ye göre günlük dizilerin başarı kaynağı senaristler (prime time işleri için ibre yapımcıyı gösteriyor). Günlük dizilerde genellikle gerçek yaşamla eşzamanlı bir ilerleme ve olay örgüsü mevcut.

Bir diğer fark Robert Allen’ın altını çizdiği üzere soap opera yani pembe dizi olarak adlandırabileceğimiz bu yapımlar izleyiciye süreklilik vadediyor. Duygular üzerine kurulan melodram anlatısının izlerini taşıyan günlük diziler oyuncu ve yapım ekibi için memuriyet türü bir çalışma vadederken izleyiciyle de bir gün sonra aynı saatte ekranda olacak bir seyir müjdeliyor. Böylelikle yüksek bağımlılık seviyesinde bağ kuruyor. Bu diziler yıllarca ekranda kaldıkları için dizinin karakterleri adeta “ailemizden birileri” oluyor.

Dürüstlük, sevgi, sadakat gibi mitlere yaslanan hikâyeleriyle her karakterinin başına onlarca felaket gelen günlük dizi karakterleri bir bölümde fiziksel engelli, bir diğerinde ise hafıza kaybı mağduru olabiliyor. Prime time dizilerine göre daha kalabalık yan karakterleri bulunan günlük diziler zaman zaman rol büyüklüklerinin değiştiği işler. İlk sezonda kötü karakter olan biri, ikinci sezonun başrolü haline gelebilir (Deniz Yıldızı’nda görülen bir örnek)

Avdan Avcıya Evrilen Kadınlar

deniz yıldızıGünlük dizilerin çoğunda kadın karakterler olayın odağında olsa da düğümün çözümü maço erkek kahramana bağlanıyor. Yabancı günlük diziler üzerine yapılan analizler günlük dizilerde kadın karakterlerin erkekleri “evcilleştirebildiği” senaryoların yoğunluğunu vurguluyor. Türkiye dizilerinde de kısmen bu anlatının yer aldığını belirtebiliriz. Kadın karakterin bir erkeği elde etmek için yemeğine “afrodizyak” eklemesinin prime time’da değil de gündüz dizilerde görmemizin tesadüf olmadığını söyleyebiliriz. (Aşkın bedeli dizisinde Nil, Poyraz’a afrodizyak vermişti) Televizyon Günsüz Seriyalleri ve Etkin Kadın İzler Küme adlı Yüksek Lisans Tezi’nde vurgulandığı üzere bugüne kadar avlanan konumunda olan kadınların avcı kimliğiyle yer değiştirmesi ev kadını izleyiciyi hedef alan dizilerin çekiciliğinin kilit noktalarından biri.

Aynı şekilde dizilerdeki kötü kadın yoğunluğu kadar kurban kadınlar da resmediliyor İzleyiciye büyük entrikalardan ziyade gündelik sorunlar içinde bulundurduğu sıkıntılarla tanıdık hikayeler kuran günlük diziler kötü karakterlerle olağan rutinden sıyrılmakta ve izleyiciye yan komşusunun başına gelebilecek bir tehlikenin görüntüsünü sunmakta… Evli erkeklere göz diken kadınların, kaza sonucu sakatlanmaların, çocuk kaçırma veya tehdidin sıklıkla görüldüğü günlük diziler izleyici için “tanıdık” bir alanda geçiyor.

Arkası yarın formatları düşük maliyetleri ve yüksek reytingleriyle kanallarını ve yapımcılarını memnun ederken ekran karşısındaki izleyicilere de her gün devamı anlatılan bir masal sunuyor. Kısacası alan-veren razı… Niteliği eleştirilse de prime-time işlere göre çok daha karlı olan günlük işlerin başarısı için en büyük alkışı hak eden ise her gün yeni bir “bela” yazmak zorunda olan senaristler…

Gizem Merve Kaboğlu (@gizemkaboglu)

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ İNDİRMEK İÇİN 

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN