Amerikalı uzman NSA skandalından dolayı özür diledi

Çarşamba, 28 Mayıs 2014 15:13

Bu yıl sekizincisi düzenlenen Digital Age Summit’e Türkiye’deki sosyal medya yasakları damga vurdu. Konuşmacılar arasında yer alan Jeff Jarvis, NSA dinleme skandalından dolayı Amerika adına özür dilerken, reklamcı Dave Trott yaratıcı zihne ulaşmanın yollarını anlattı. Dijitali, her yönüyle gündeme taşıyan Digital Age Summit’te medyanın geleceği tartışılırken, reklam ve markaların dijitalleşen dünyadaki stratejileri konuşuldu.

Yeni ana akım: dijital medya, dijital pazarlama stratejileri, yaratıcı düşünce ve sosyal medyanın en geniş haliyle masaya yatırıldığı Digital Age Summit konferanslarının sekizincisi 27 Mayıs Salı günü İstanbul’da düzenlendi.

Dijitalin, başta medya olmak üzere her yönüyle tartışıldığı zirvede Türkiye’deki sosyal medya yasakları damga vurdu. Gazeteci, yazar ve yeni medya savunucusu Jeff Jarvis konuşmasına NSA skandalından dolayı Amerika ve NSA adına özür dileyerek başlarken, dijital demokrasi başlıklı sunumunun önemli bir bölümünü Türkiye’deki internet yasaklarına ayırdı. İnternetin gelişmesi ve geleceğine yönelik en büyük tehdidin, özellikle Türkiye’de, hükümet sansürü olduğunu söyledi. İnternet sansürünün, konuşma özgürlüğüne, kalkınmaya, inovasyona ve iş ortamına zarar verdiğinin altını çizdi.

“TÜRKİYE’NİN İNTERNET YASAKLARINA KARŞI MÜCADELESİ, TÜM DÜNYANIN MÜCADELESİDİR”

Jarvis sözlerine şöyle devam etti: “Sizin internet yasaklarına karşı mücadeleniz, tüm dünyanın internet özgürlüğü mücadelesidir. Türkiye’nin serbest internet ve konuşma özgürlüğü konusunda yaşadığı sorun tüm dünya olarak hepimizin sorunu.”
İnterneti kontrol edilebilir bir medya aracı değil, insanların bir araya geldiği sosyal bir mecra olarak tanımlayan Jarvis, internet bir aracı değil, Taksim Meydanı gibi insanların diyalog kurduğu bir alandır” dedi. Katılımcılar konferans boyunca, iş dünyasından günlük hayata, günümüzde toplumsal ve bireysel ilişkilerin gücü olarak tanımlanan “dijital medya” kavramını geniş bir perspektiften değerlendirme imkânı buldu.

Dinamik bir etkinlik olarak özel olarak kurgulanan Digital Age Summit’te, konuşmacıların vurguladığı konuları özetleyen Serdar Kuzuloğlu etkinliğin moderatörlüğünü üstlendi.

Rakiplere karşı elimizde bulundurduğumuz adil olmayan tek avantajımız “Yaratıcılık”

The Gate London Ajansının başkanlığını da yapan, reklamcı Dave Trott “Yaratıcılık Yırtıcı Düşünmektir” başlıklı sunumunda, yaratıcılığın tanımı yaparak “çözümsüz sorunları çözülebilir hale getirmeyi yaratıcılıktır” dedi. Görünür olmanın değil, fark edilebilir olmanın altını çizen Trott, Birleşik Krallık’taki toplam reklam yatırımının sadece %10’unun etkili olduğunu ve tüm dijital reklamların yüzde doksan oranında daha ilk adımda etki yaratamadan unutulduğu söyledi.

“DEĞİŞMEYEN TEK ŞET; TÜKETİCİ”

Tarih boyunca medya araçlarının çeşitlendiğini belirten Trott, değişmeyen tek şeyin tüketici olduğunu söyleyerek “asıl medya, tüketicidir” dedi. Reklam hedef kitlesini belirlerken yapılan en büyük hatayı ısrarla vurgulayan Trott sözlerine şöyle devam etti: “Reklam için genellikle fikir izleyicilerine yatırım yapılıyor. Oysa kanaat önderleri toplumu ve tüm sistemi etkileyen hareket ettiren güçtür, reklamcılar bu kitleyi hedeflemelidir”.

“MARKAYI İNSANLAŞTIRIN”

Jeff Jarvis’in kitap imzası ve kısa bir kahve molasının ardından Coca-Cola İnteraktif Pazarlama Müdürü Yüce Zerey, i-Pazarlama sunumunu gerçekleştirdi.

Sunuma i-humanization kavramını, markayı insanlaştırmak olarak tanımlayan Yüce, dijital alanın bir muhabbet ortamı olduğu hatırlattı. Markaların bu muhabbeti bölen değil, insani vasıfları merkeze alan samimi bir üslupla muhabbete dâhil olması gerektiğinin altını çizdi.

“TÜKETİCİNİN BEYNİNE ULAŞMAK İÇİN, TÜRK DİZİLERİ 20 DAKİKAYA DÜŞMELİ”

Pazarlamada tüketiciye karşı geleneksel yaklaşımların artık yeterli olmadığıyla konuşmasına başlayan Nörobilim Danışmanı Dr. Jane Leighton, beyindeki elektro aktivitelerin takip edilerek, iletişimin etkisinin ölçülebileceğine değindi. Pazarlama ölçümlemelerinde en önemli üç faktörü sıralayarak, “duygu, dikkat ve hafıza” olduğunu söyleyen Leighton, nörobilim sayesinde optimizasyonda yeni bir dönemin başlayacağına vurgu yaparken sözlerine şu şekilde devam etti: “Reklamlardaki ölü bölümleri çıkartıyoruz, kısaltılmış reklamlar, normal süreli reklamlar kadar etkilidir. Türk dizilerinde bu uygulansa, en iyi dizi 20 dakikaya düşer.”