Amerikalı turist Sarai cinayetinde esrarengiz ihbar

Çarşamba, 6 Şubat 2013 09:41

Kayıp olarak aranırken Cankurtaran’da cesedi bulunan Amerikalı turist Sarai’nin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir ihbar yapıldı.

Kayıp olarak aranırken Cankurtaran’da cesedi bulunan Amerikalı turist Sarai’yle ilgili adının gizli tutulmasını isteyen bir kişi Sultanahmet bölgesinden hanutçuları(turistleri belirli dükkanlara yönlendiren kişiler) işaret etti. İhbarcı, ““Bu bayanı 20 gün önce Sultanahmet Camii’nin önünde gördüm. Bu sırada bu bayanın yanına bir hanutçu yaklaştı. Bayan ile bir şey konuştu, bayana kart verdi. Bayan daha sonra camiye girdi. Hanutçu da gülerek geriye döndü.” dedi.

Cankurtaran’daki surların önünde öldürülmüş halde bulunan Amerikalı turist Sarai Sierra’nın (33) kocası Steven Diaz Sierra’nın emniyette verdiği ifade, genç kadının New York’tan İstanbul’a uzanan hikayesini bütün ayrıntılarıyla anlatıyor. Milliyet gazetesinin haberine göre; 29 Ocak‘ta Asayiş Şube Müdürlüğü’nde ABD Konsolosu Eric Eilson eşliğinde, bir Türk polisin tercümanlığında ifade veren Steven Diaz Sierra, eşinin Türkiye’ye gelmeye nasıl karar verdiğini, yanında neler getirdiğini ve kaybolmadan önce yaptıkları görüşmeleri ayrıntılı olarak anlattı.

İLK YURTDIŞI SEYAHATİ
Eşinin anlatımına göre; New York’ta bir sağlık kuruluşunda resepsiyonist olarak çalışan Sarai Sierra, fotoğraf çekmeyi çok seviyordu. İnternetten yaptığı araştırmalardan sonra İstanbul’un fotoğraf çekmek için çok ideal bir yer olduğunu fark etti. Daha önce tatil ya da iş amacıyla hiç ABD dışına çıkmayan Sarai Sierra, 2012 yılı Ekim ayında eşine İstanbul’a gitmek istediğini söyledi. Eşi de olumlu karşılayınca arkadaşı Magelana Rodriguez ile birlikte İstanbul’a gitmek için plan yaptı. Ancak Rodriguez bu seyahati çok pahalı bulunca, Sarai İstanbul’a tek başına gitmeye karar verdi. Bu arada birkaç günlük Münih ve Amsterdam ziyaretlerini de programına dahil etti. Bunu da eşiyle paylaştı. Sarai 7 Ocak gidiş, 25 Ocak dönüş tarihli biletini aldı, hazırlıklarını yaptı.

GÜN GÜN KAYBOLUŞU
7 Ocak: New York’tan İstanbul’a geldi. Valizinde birisi topuklu diğeri spor iki ayakkabısı ve birkaç parça kıyafeti vardı. Yanında ayrıca cep telefonu, Ipad, kredi kartı ve eşinin verdiği 400 dolar vardı.

8 Ocak: Amerika’daki eşini arayarak İstanbul’a geldiğini söyledi. Daha sonra internetten de görüştüler. Sarai, günlüğü 17 dolara kaldığı pansiyonu eşine tarif etti. İstanbul’u sevmişti ama çok yorgundu. Biletin tarihini değiştirmek, New York’a daha erken dönmek istiyordu. Eşi 350 dolar daha gönderdi. 25 Ocak olan dönüş tarihini 22 Ocak’a çevirdi.

15 Ocak: Önce Amsterdam’a, oradan da Münih’e gitti. Bu seyahat için de eşi hesabına 150 dolar yatırdı.

19 Ocak: Türkiye’ye döndü. Kaldığı pansiyondan eşiyle internet üzerinden görüntülü olarak görüştü. “İyi vakit geçiyorum ama yorgunum, erken gelip çocuklara sürpriz yapacağım” dedi.

20 Ocak: Yine internetten eşini aradı. Eşi Steven evde yoktu, çocuklarıyla görüştü.

21 Ocak: Steven sabah işine gitti. İş dönüşü Skype üzerinden Sarai Sierra’yı aradı. Hattı kapalıydı, gece geç olduğu için tekrar aramadı.

22 Ocak: Sarai’nin kız kardeşi Christina Jimenez, Steven’ı aradı ve Sarai’nin kendisine “Yarın (22 Ocak) eve dönüyorum” diye mesaj gönderdiğini söyledi. Aynı gün Steven tekrar eşini aradı. Ancak hatları kapalıydı. Sarai’nin babasıyla birlikte havaalanına gitti.

Sarai uçaktan inmeyince, havayolu şirketini aradı. Aldığı cevaba göre Sarai o uçağa hiç binmemişti. Soluğu New York polisinde aldılar. Polis onları konsolosluğa yönlendirdi.

AKADEMİSYEN DEVREDE
24 Ocak: Sarai Sierra’nın kaybolduğunun anlaşılmasının ardından aile, İstanbul polisi ile de bağlantı kurmaya çalıştı. Ancak başarılı olamadılar. Sarai’nin erkek kardeşi David’in Türkiye’de yaşayan Amerikan vatandaşı bir Türk arkadaşı vardı. Onun vasıtasıyla Eskişehir’de Osmangazi Üniversitesi’nde görevli bir doçente durumu anlattılar. O da durumu Eskişehir Emniyeti’ne, Eskişehir Emniyeti de İstanbul polisine aktardı. Bu arada konsolosluk da bir yazıyla Sarai’nin kayıp olduğunu Türk polisine bildirdi.

28 Ocak: Steven Sierra, Türkiye’ye geldi. Eşinin şifresini girerek sohbet ettikleri hesabına baktı. “camsab” nickini kullanan birinden gelen “Orada mısın? Nerdesin?” şeklindeki mesajı görünce bu kişiyle irtibat kurdu. “Ben Sarai’nin kocasıyım, o nerede?“ diye sordu. Bu kişi Sarai ile daha önce yaptığı sohbetlerin fotoğrafını Steven’a gönderdi. En son bir gün önce görüştüğünü bir daha da görmediğini söyledi.

31 Ocak: Steven Sierra, polise 2 sayfa tutan ifade verdi ve “Eşimin Türkiye’de benim bildiğim Amerikalı veya Türk arkadaşı yoktur. Eşimin bulunmasını istiyorum” dedi.

2 Şubat: Sarai Sierra’nın cesedi 2 Şubat’ta Cankurtaran’da surların dibinde bulundu.

ESRARENGİZ İHBAR
31 Ocak gecesi polisi telefonla arayan ve adını vermeyen bir ihbarcı şu bilgileri verdi:
“Bu bayanı 20 gün önce Sultanahmet Camii’nin önünde gördüm. Bu sırada bu bayanın yanına bir hanutçu yaklaştı. Bayan ile bir şey konuştu, bayana kart verdi. Bayan daha sonra camiye girdi. Hanutçu da gülerek geriye döndü. Bu sırada hanutçunun 5 arkadaşı camiye yakın bir yerde bekliyordu. Bayanla ilk konuşan hanutçu, arkadaşlarının yanlarına gelerek gülümsedi. Bayan camiden çıktıktan sonra tekrar görüştüler. Ancak o zaman bunu çok önemsemedim. Yaklaşık 10 gün önce bu bayan Topkapı Sarayı’na geldi. Dolaşırken aynı hanutçuyla görüştü. Birlikte yürüdüler. Sonra 7 hanutçunun daha bu hanutçuyla bayanı takip ederek arkalarından gittiklerini gördüm. Daha sonra televizyondan bu haberi seyredince olayı anladım. Hanutçu ve arkadaşlarının bayanın yerini bilebileceklerini düşünüyorum. Ancak bayana zarar vermiş olabilirler. Çünkü daha önce de yabancı bayanlara taciz ve tecavüzde bulunduklarını biliyorum… Bu şahıslardan korkuyorum. Kimliğimin açıklanmasından korktuğum için de ismimi vermiyorum” dedi. Bu ihbar üzerine polis, ihbarda ismi geçen şahısları teknik takibe aldı.