Alkol, Kötü Yağlar ve GDO’lu Besinleri Hayatınızdan Çıkarın!

Çarşamba, 26 Ağustos 2015 13:09

21. yüzyılda sağlığımızda yapmamız gereken üç önemli değişiklik var: Alkolü azaltın, kötü yağları es geçin ve GDO, yani genetiği değiştirilmiş organizma içeren yiyeceklerden uzak durun.

1. Alkol tuzağına düşmeyin!: Rakı-balık sofraları, akşam bir kadeh şarap, gün batımına karşı bir kokteyl her ne kadar kulağa güzel gelse de, vücudunuz için aynı şey söz konusu değil. Araştırmalar alkol tüketiminin kadınlarda meme kanseri riskini arttırdığını gösteriyor, günde 2-5 kadeh alkol tüketen kadınların meme kanseri riski tam bir buçuk kat artıyor. Kanıtlar o kadar güçlü ki Amerika’nın sağlık bakanlığına bağlı araştırma kurumu Ulusal Sağlık Enstitüsü, 2000 yılında ilk defa alkolü “bilinen kanserojen madde” olarak tanımladı.

305687-alcoholTabii ki özel davetlerde, önemli günlerde, kutlamalarda birer kadeh içki içmek isteyebiliriz. Ancak bir içeceği geçmememiz ve “bir kadeh”in miktar olarak ne demek olduğunu bilmemiz çok önemli.

Eğer içki tercihinizi biradan yana kullanacaksanız, bir normal 330 ml cam veya teneke kutu doğru miktardır. Tercihiniz şaraptan yana ise sınırınız 150 ml—yani şarabı normal bir şarap kadehinin yarısının bir parmak üstüne kadar veya geniş bir kadehin yarısının bir parmak altında kadar doldurmalısınız. Cin, viski, votka gibi ağır içkilerden içecekseniz 40 ml’yi, yani bir “shot” olan tek atma kadehini geçmemelisiniz. Her zaman açık renkli ağır içkileri (cin, votka, tekila) koyu renklilere (viski, konyak) tercih edin; hem daha az toksik madde içeriyorlar, hem de daha düşük kalorililer. Unutmayın: hiç içmemek sağlığınız için en iyisi.

2. Kötü yağlara dikkat!: Yapılan çalışmalar tüketilen yağ çeşidinin kanser riskini arttırabileceğini gösteriyor. Çabuk bozulmamaları için “hidrojene etme” adı verilen bir işlemden geçirilen trans yağlar,  oda sıcaklığında daha uzun süre bozulmadan duruyorlar, ancak kötü kolestrolümüzü arttırıp, iyi kolestrolümüzü de düşürüyorlar; yani sağlığımızın tam aksine çalışıyorlar.

Uzak durmamız gereken trans yağ tuzakları: Ayçiçek veya nebati yağlar ile yapılan kızartmalar, cipsler, patates kızartması, hazır kurabiye, kek, bisküviler, ve bazı çikolatalar. Bu tuzaklara düşmemek için aldığınız ürünlerin mutlaka “içindekiler” kısmını okuyun ve trans yağ içerip içermediklerini kontrol edin. Etikette “trans yağ”, “hidrojene bitkisel yağ” veya “hidrojene nebati yağ” kelimeleri olmamasına özen gösterin. En sağlıklısı bu tip yemekleri evde pişirmek ve pişirirken de zeytinyağından şaşmamak.

kandaki-yag-doymayi-engelliyor-altOda sıcaklığında katı olan yağlar da (hindistan cevizi yağı hariç) sağlığımızı kötü yönde etkileyebilecek yağlardan. Bu tip yağlar kırmızı et çeşitlerinde ve tam yağlı süt ürünlerinde bulunuyorlar. Çalışmalar kırmızı etin içindeki doymuş yağların ve “karnitin” adını taşıyan maddenin kanser, damar sertiği, ve kalp hastalığı riskini arttırdığını gösteriyor. Bu nedenle kırmızı et tüketimimizi haftada bir porsiyona indirmeye çalışın. Kırmızı et yerine haftada iki-üç kere balık yiyerek sağlıklı yağ tüketimimizi arttırabilirsiniz.

Tam yağlı süt ürünlerine gelince; bu ürünlerdeki yağ oranını azaltmak ve kalsiyum ve D vitamini gibi faydalarından yararlanmaya devam etmek için “tam yağlı” yerine “az yağlı” süt, yoğurt, peynir ve ayran gibi ürünleri tercih etmeliyiz. Üzerlerinde “yağsız” veya “0 yağlı” yazan ürünleri tercih etmeyin, içerlerinde daha çok eklenmiş şeker veya kıvam arttırıcılar bulunabilir.

Hazırlayan: NAZLI ŞENYUVA

Yazının devamı ve Dipnot Tablet’in 231. sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play