Ali Arıkan “Zombi Filmleri”ni yazdı

Pazar, 23 Haziran 2013 07:47

[wzslider autoplay="true" transition="'slide'"]

Mary Shelley’nin 1818’de yayımlanan kitabı Frankenstein, korku edebiyatının temel taşlarından biridir. Bu gotik şaheserin etkisi o kadar kapsamlı olmuştur ki, modern anlamda korku sinemasının bile temellerinde onu bulmak mümkündür. Pek çok kere sinemaya uyarlanmış olan eser, “tanrıyı oynayan bilim adamının başına gelen korkunç olaylar” gibi bir hikâye yatsa da, aslında temelinde insanın ölümü yenme çabası yatar. Çünkü ölüm korkusu, insan uygarlığının mağaralarda başlayan günlerinden beri en etkili fobilerinden biridir. Ne olursa olsun gerçek hayatta ölümü yenemeyeceğini bilen insan, tarih boyunca çeşitli şekillerde ölümsüzlük iksirini bulmaya çalışmıştır. Kalıcı eser yaratmak için bazıları çocuk yapar, bazıları sanat. Ve sanatta da ölümün önlenemez ilerleyişi her zaman iyi bir tema olmuştur.

İşte zombi filmleri de aslında bu korkunun ekrana yansımasıdır. Modern anlamda ilk zombi hikâyesi olarak Fraknestein’ı görebiliriz ama “ölüp dirilme” teması çok daha eskilere dayanır. Hz. İsa’nın Lazarus’u diriltmesi ve Hristiyan inanışında kendisinin de öldükten sonra geri gelmesi, insanlığın kolektif bilinçaltında öbür taraftan dönmenin ne kadar büyük bir rol oynadığının da şüphesiz kanıtıdır.

Korku sinemasına baktığımızda, “yaşayan ölü” motifinin çok yaygın olduğunu görürüz. Öyle ki, Hollywood’da 1930’larda Universal şirketi tarafından yapılan korku filmlerinin neredeyse tümü bir “ölümden dönüp yaşayanların tadına bakma” hikayesidir: Dracula, Frankenstein, Mumya, Kurt Adam… Bunların tümünde ortak nokta “ölmek ve öldükten sonra insandışı bir yaratık olarak geri gelmek” vardır. Daha da ilginci, bu hikayelerin hepsinde canavarlar, trajik figürler olarak gösterilmişlerdir.

Şimdi kullandığımız anlamda zombilerinse bu canavarlardan farkı vardır. Karakter olarak bilinçsiz olan ve sadece tek bir dürtü (insan yemek, nam nam nam) ile hareket eden zombiler, ölümün herkes için geleceğini temsil ederler. Bu durumda, tekdüze bir varlık nedenleri vardır ve gayet sıkıcı olabilirler. Bunun için iyi zombi filmleri yüzeyde çok basit olsalar da, derinden çok daha başka şeyler anlatırlar. Zaten bu sebepten dolayı da popülerlikleri halen devam etmektedir.

Modern anlamda “zombi” kavramını yönetmen George Romero, 1968’deki filmi “Yaşayan Ölülerin Gecesi” (Night of the Living Dead) filmiyle yaratmıştır. Bu filmde zombiler, neden olduğu belli olmayan bir veba sonucu hayata dönen ve ısırdıkları insanları enfekte eden bir tür hastalık olarak “hayat” bulurlar. Yavaş hareket ederler ama hiç ama hiç hedeflerinden şaşmazlar. Bu filmde Roero, yaşayan insanalrı çok daha canavarca gösterir. Filmin belki de en korkunç sahnesi, birkaç ırkçının zenci bir karakteri linç ettikleri bölümdür.

Romero şu ana kadar toplam altı tane zombi filmi çekti. Bunların en iyisi de şüphesiz 1978’de yaptığı “Ölülerin Şafağı” (Dawn of the Dead) olmuştur. Bu filmde zombilerden kaçan insanlar bir alışveriş merkezine sığınır. Romero, tüketim kültürünü eleştirdiği bu filmde, gerçekten harikalar yaratmıştır.

Zombi türünün diğer iyi örneklerine gelirsek: Şahsen Romero’nun filmleri diğer filmlerle karşılaştırıldığında, onlara ulaşacak seviyede iyi bir zombi filmi bulabilmek epey zordur. Dan O’Bannon’ın çektiği “Yaşayan Ölülerin Dönüşü” (The Return of the Living Dead) konuya biraz daha komik açıdan yaklaşır; Peter Jackson’ın Braindead filmiyse vahşet üzerine oynar. Bu arada İtalyan yönetmen Lucio Fulci’nin filmlerini de unutmamak lazım. Pek korkunç değil ama iğrençtirler.

1980’lerin ortasından sonra zombi filmleri popülerliklerini yitirdi. Ta ki, 2000’lerin başında video oyunlarında zombiler yeniden ortaya çıkana kadar. Aynı zamanda, 1980’lerde zombi filmleriyle büyümüş yönetmenlerde zombi türüne yönelim göstermeye başladılar. İşte bu sıralarda o hiçbir şeye benzemeyen Resident Evil filmleri ve 28 Gün/Ay sonra ikilemesi gösterime girdi ve yavaş da olsa zombi türü yeniden alevlendi. Bu arada çıkan en iyi zombi filmiyse tabii ki Edgar Wright’ın korku-komedisi “Shaun of the Dead” oldu.

Zombi türünün popülaritesi halen devam etmekte. Duracak gibi görünmüyor. Televizyonda The Walking Dead dizisi izlenme rekorları kırıyor; zombilerin kitapları en çok satanlar listelerinin üst sıralarında yer alıyor; zombi vebasını konu eden video oyunları çok seviliyor. Bu hafta gösterime girecek olan Brad Pitt’in World War Z filmiyse bu halkadaki en yeni çember. Ama en son çember olmayacağı da belli.

Ali Arıkan

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ

Tags