Ali Arıkan yazdı:”Sinemada 2016′dan daha kötü bir yaz hatırlıyor musunuz?”

Cuma, 9 Eylül 2016 16:41

Yılın Geri Kalanında Beyazperde

Yazıma bir soruyla başlayacağım. Sinemada 2016’dan daha kötü bir yaz hatırlıyor musunuz? Ben hatırlamıyorum gerçekten. Rezillikte bu yaza yaklaşan bir 2009 yılı vardı ama orada bile Watchmen, Inglourious Basterds ve Coraline gibi birkaç iyi film aralara serpiştirilmişti. Bu yaz ise feci.

Peki yılın geri kalanında bizleri beyazperdede neler bekliyor? Hem festivaller de gösterilecek “prestijli” filmler de hem de büyük bütçeli Hollywood eğlencelerinden bir seçki yaptık.

Blood Father

blood_father_poster

Epeydir gözden düşen, o eski halinden eser olmayan Mel Gibson’ın sinemalara görkemli dönüşü. En azından böyle olmasını umuyoruz. Mel Gibson dışında filmin kadrosunda Erin Moriarty, Micheal Parks ve William H. Macy de bulunuyor. Film, kızını öldürmeye çalışan uyuşturucu satıcılarından intikam almak için silah kuşanan bir babanın öyküsünü anlatıyor. Eski bir suçlu olan John Link, uzak yaşadığı kızı başı belada bir şekilde kendisine geldiğinde, hayatını dövme yaparak karavanında sürdüren bir adam olarak karşımıza çıkıyor. Ancak kızının başındaki tehlikeyi öğrenen baba, bu kez doğru şeyi yapmaya karar vererek hayatı pahasına kızını korumak için savaşmaya başlıyor. Fragmanı da gayet iyiydi.

Hayat Işığım (The Light Between Oceans)

hayat ışığım2

Babadan Oğula ve Aşk ve Küller gibi ömür törpüsü filmleriyle adından söz ettiren Derek Cianfrance’ın yönetmen koltuğuna oturduğu filmde, Avustralya’nın izbe bir kıyısında deniz feneri bekçiliği yapan bir adam ve karısının öyküsü anlatılıyor. Michael Fassbender ve Alicia Vikander başrollerde. İkisi de çok iyi aktör. Bir de filmi çekerken aşık filan oldular, kimyalarının tadından yenmez. Ama işte Derek Cianfrance filmi. Kesin uyuyacağım bunu izlerken. Adım gibi eminim.

Sully

sully1

Clint Eastwood’un yönetmen koltuğunda oturduğu yeni yapım Sully’nin fragmanı geçenlerde yayınlandı. Hala bana “Hudson Mucizesi”nden iki saatlik nasıl film çıkartırlar, pek cevap veremiyor. Hatırlarsınız, Pilot Chesley “Sully” Sullenberger, bir kaz sürüsünün uçağın iki büyük motorunu nakavt etmesi sonucunda oluşan krizi çok iyi yönetmiş ve uçağı Hudson Körfezi’ne sorunsuz bir şekilde indirerek 155 yolcunun hayatını kurtarmıştı. Usta oyuncu Tom Hanks’i Sully karakteriyle izleyeceğimiz filmde Aaron Eckhart ise onun yardımcısı Jeff Skiles’ı canlandırıyor. Ben gerçekten bu olaydan nasıl film çıkardılar anlamıyorum; belki de pek çok kişi için bu detay filmin en büyük çekim noktası olacak.

Bridget Jones’un Bebeği

bridget jones 1

Gereksiz devam filmleri bu yıl Hollywood’da pek moda. İşte bunlardan biri daha. 10 yıl önce Mark Darcy ile mutlu sonda bıraktığımız Bridget Jones, şimdi karşımıza 40′lı yaşlarında boşanmış ve hayata yeniden atılan, bekar bir kadın olarak çıkıyor. Darcy ile ayrıldıktan sonra haber yapımcılığı işine daha sıkı sarılan, çevresini eski ve yeni arkadaşlarıyla donatan Bridget’in belki de değişmeyen tek şey sakarlığı. Her şey kontrol altındaymış gibi görünürken Bridget başına çorap örmeyi başaracak mı? Ay meraktan çatlıycam. Serinin yıllar sonra gelen üçüncü filminde başroller Renée Zellweger ve Colin Firth’e bu sefer Patrick Dempsey eşlik ediyor. Hugh Grant, “kafayı mı yediniz, tabii ki hayır” deyip caymış zahir. Yönetmen koltuğunda ise ilk filmde olduğu gibi yine Sharon Maguire var.

Muhteşem Yedili

muhteşem yedili1

Yönetmenliğini Antoine Fuqua’nın üstlendiği filmde Chris Pratt, Haley Bennett, Denzel Washington, Ethan Hawke, Vincent D’onofrio gibi isimler yer alıyor. Filmin senaryosunda ise True Detective’in babası Nic Pizzolatto ve Richard Wenk imzası var. 1954 yapımı Kurosawa şaheseri Yedi Samuray’ın, 1960’daki Amerikan uyarlamasının yeniden yapımı. İlki de zaten Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’in Japon yeniden yapımıydı. (yalan, inanmayın şimdi)

Vahşi Batıda yedi silahşör sanayici Bartholow Bogue’un sert yönetimi altındaki fakir bir köyü korumak için tutulur. Ödül avcıları, kumarbazlar ve kiralık silahlı adamlardan oluşan bu grupta Sam Chisolm, Josh Farraday, Goodnight Robicheaux, Jack Horne, Billy Rocks, Vasquez ve Red Harvest yer almaktadır. Bu 7 kişilik grup sakin Rose Creek kasabasını gelecek büyük saldırıya karşı hazırlarken, kendi içlerindeki değerleri de yeniden keşfederler. Elmer Bernstein’ın müziği olmadan nasıl olacak bu iş, bakalım artık.

Vurguncular (War Dogs)

wardogsposter

Miami’de yaşayan ve Irak Savaşı süresince küçük işletmelerin ABD Ordusu’nun sözleşmelerine dahil olmasını sağlayan anlaşmadan faydalanan iki genç arkadaş, bu az bilinen hükümet girişimini suistimal etmekte ve giderek daha zengin olmaktadır. Ancak ikili Afgan Ordusu’yla 300 milyon dolarlık bir anlaşmaya girdiklerinde başlarının dertte olduğunu anlarlar. Çünkü çalıştıkları kişiler oldukça şüpheli şahıslardır ve altlarında Amerikan hükümeti vardır. Başrollerini Miles Teller ve Jonah Hill’in paylaştığı Todd Phillips filmi gerçek bir hayat hikayesinden esinlenerek yazılmış. Ağırlığı yoyo gibi gidip gelen Hill, bu filmde yaklaşık bin kilo.

Julieta

julieta1

Pedro Almodóvar’ın yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği filmin başrollerinde Adriana Ugarte, Rossy de Palma ve Inma Cuesta yer alıyor. Zorlu bir hayat süren Juliet’in 1985 yılından 2015 yılına kadar geçen 30 yıllık süreçte yaşadığı olayları izleyeceğiz. Sevmeyenleri sevenlerinden çoktu festivaller sırasında. Aman ne bilirler. Festival seyircisine güvenmeyeceksiniz zaten. İlk bunlar izlediği için ya göğe çıkarırlar ya da yerin dibine batırırlar filmleri.

Jack Reacher: Asla Geri Dönme

jack-reacher-2-

Lee Child’ın Never Go Back kitabından uyarlanan Jack Reacher 2′nin başrolünde yine Tom Cruise’u izleyeceğiz. Film eski ordu üssüne geri dönen Jack Reacher’ı konu alacak. Ancak Reacher geri döndüğünde eski binbaşının casuslukla suçlandığını öğrenecek. Binbaşının suçsuz olduğunu bilen Reacher ona kurulan komployu ortaya çıkarmak için suçluların peşine düşecek. Bu arada kitaplarda Jack Reacher iki metre boyunda filan. Yani çok göze çarpacak bir fiziği var ve bu sebepten dolayı çabucak kaybolabilmesi filan çok ilginç. İlk filmi çok sevdim, orası ayrı, ama Tom Cruise’un bildiğiniz gibi yetmiş santim filan boyu var. Yani Jack Reacher olacak son aktör.

Arrival

Arrival,_Movie_Poster (1)

İşte dört gözle beklediğim yegane filmlerden biri. Bir uzay gemisi dünyaya iniş yapınca dünya adeta sarsılır. Amaçlarının ne olduğu bilinmeyen uzaylılarla iletişim kurmanın yolları aranmaya başlar. Uzaylılarla iletişim kurması için ordu dil bilimcisi Dr. Louise Banks çağrılır. Doktora yardımcı olması için de fizikçi Ian Donnelly seçilir. İkilinin artık en önemli görevi uzaylıların barışçıl mı yoksa istilacı mı olduğunu belirleyebilmektir. Başrollerine Amy Adams ve Jeremy Renner’ı yerleştiren filmin yönetmen koltuğunda Sicario’nun rejisörü Denis Villeneuve oturuyor. Filmin senaryosuysa Eric Heisserer yazıyor. Filmin kadrosunda Michael Stuhlbarg, Tzi Ma, Mark O’Brien ve Forest Whitaker da yer alıyor. Ted Chiang’ın 2000 yılında yazdığı “Story of Your Life” adlı hikayenin adaptasyonu. O hikaye de çok, çok iyiydi. Ray Bradbury seviyesinde. O kadar yani.

Blair Cadısı

blair cadısı2

James’in kardeşi ve iki arkadaşının, Maryland’deki Karanlık Orman’da Blair Cadısı’nın efsanesinin peşinden gitmelerinin üzerinden 20 yıl geçmiştir. Grup arkalarında bir sürü teori ve şüphe bırakmıştır. James ve arkadaşları Peter, Ashley ve film öğrencisi Lisa da aynı yola girmek üzeredirler. Ekip kameraları ile birlikte, kayıpların gizemini çözmek için aynı ormana girme kararı alırlar. Başlarda grup gayet iyimserdir. Özellikle bölgenin yerlisi olan Lane ve Talia’nın karanlık ve dolambaçlı ormandaki rehberlikleri sayesinde kendilerini güvende hissetmektedirler. Ancak gecenin karanlığının çökmesiyle birlikte ormanın huzurlu ortamı da yerini korkunç ve doğaüstü yaratıklarla dolu bir kabusa bırakır. Ekip yavaş yavaş, efsanenin hayal ettiklerinden çok daha gerçek ve şeytani olduğunun farkına varırlar. Bu filmi gizlice “Ağaçlık” adıyla çektiler; birkaç hafta önce de “yok, aslında bu bir Blair Cadısı filmi” dediler.

Tags