Ali Arıkan yazdı:”Seksenlerin Çakması: Stranger Things”

Pazartesi, 5 Eylül 2016 10:45

Seksenlerin Çakması: Stranger Things

Son yıllarda hayatımın günlük akışına muazzam etkisi olan topu topu üç teknolojik gelişme var. Modern hayatın içinde olunca tabii ki bundan on yıl önceyle şimdinin arasında muazzam bir fark var ama benim dediğim, genel anlamda gelişen teknolojiden çok, bizzat beni etkileyen inovasyonlar. Bunlardan ilki kesinlikle MP3 çalarlar. Her gün koştuğum için bu aletler olmazsa olmaz. Üç ayda bir yenisini alıyorum ama sorun değil. Yoksa bir saat koşu aletinde langada, langada ter atmak çekilmez bir şey olurdu. İkincisi Chromecast denilen zamazingo. Televizyonun arkasına takınca, bilgisayar, telefon filan her bağlanan aletten televizyona video atmak kadar rahat bir şey yok. Apple TV de aynı şeyi yapıyor tabii ama ben Apple kullanmadığım için alternatifler arasında en iyisinin Chromecast olduğu fikrindeyim. Üçüncüsü de Netflix. Birkaç ay önce Türkiye’ye girmesi kadar isabetli bir karar olamaz, sadece benim için olsa bile. Ayda on dolar mı ne veriyorsunuz, bilgisayar veya telefonunuzda dev gibi bir arşiv. Koleksiyondaki filmler o kadar kapsamlı olmasa da (Türkiye’de en azından; yurtdışında seçki çok daha geniş), diziler gayet iyi. Bir de çok rahat, tak diye basıp izliyorsunuz her bölümü. Başka türlü de yapıyor insanlar ama yok BitTorrent’miş, yok onu Dropbox’a atmakmış, şuymuş buymuş… Hiç gelemem ben öyle gereksizliğe. Onun için Netflix süper oldu.

Şirketin bildiğiniz gibi bir sürü orijinal dizisi var. Bunların arasında herhalde en popüleri House of Cards, en iyisi de Kimmy Schmidt. Fakat bu yaz yeni bir Netflix dizisi epey ses getirdi: Stranger Things. Matt Duffer ve Ross Duffer kardeşlerin yazıp yönettiği sekiz bölümlük dizi, 1980’ler’de Indiana’da küçük bir kasabada geçiyor. İlk bölümünde dört küçük çocuk, bir Dungeons and Dragons oyunu sonrası evlere dağılıyor. Aralarından birisine gölgelerde saklanan ve tipini tam göremediğimiz canavarımsı bir şey saldırıyor. Sonra oğlan kayboluyor. Kasabanın yakınında ne yaptığı belli olmayan bir laboratuvar var. Bu arada da laboratuvardan kafası kazınmış bir kız çocuğu kaçıyor. Onun özelliği de telekinesis filan. Neyse, arkadaşları kaybolan üç çocuk tarafından bulunduktan sonra bu dört kafadar kaybolan arkadaşlarını aramaya koyuluyorlar. Bu arada kaybolan oğlanın annesi, çocuğunun sesini duyduğunu iddia ediyor ve başka bir boyuta geçtiğini, ondan yardım istediğini iddia etmeye başlıyor. Kasabanın şerifi de laboratuvarda garip şeyler döndüğünü anlıyor. Herbiri bir taraftan kayıp çocuğu aramaya başlıyorlar.

Yazının devamını okumak ve Dipnot Tablet’in 285. sayısını indirmek için

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Get-it-on-Google-Play