Ali Arıkan yazdı: Oscar Kime Gidecek?

Cumartesi, 27 Şubat 2016 10:53

ALİ ARIKAN

Başlıkta sorduğum sorunun farklı derinliklerde birkaç cevabı var, hepsini de vermeye çalışacağım, ama şüphesiz ilki şu: Kime giderse gitsin, bana ne? Doğrusu beni hiç ilgilendirmiyor. Bunu sadece filmlerin uzaktan yakından benimle alakası olmamasına bağlamıyorum. Aralarından sevdiklerim var, öyle pek matah bulmadıklarım da. Ama sevsem de sevemesem de bir filmin Oscar kazanıp kazanmaması o filme olan sevgime bir etkide bulunmuyor. Hiç de bulunmadı zaten. Geriye dönüp baktığımda, bu sene aday olan filmlerden Mad Max hariç hiçbirini bir daha isteyerek izleyeceğimi sanmıyorum. Carol ve Brooklyn gibi yılın iyi filmleri de dahil. Televizyonda görürsem takılırım bazılarına ama Leo DiCaprio’nun ayıyla boğuşmasını yeniden seyretmek gibi bir ateşle yanıp tutuşmuyorum.

Nevi şahsına münhasır bir ödül sezonu oldu bu yıl. En önce Oscar’ın en şanslı filmi belliydi; daha sonra sular biraz bulanıklaştı. Eninde sonundaysa, yine başladığımız yere geldik. Bu arada Oscar’ların “fazla beyaz” olduğuyla ilgili tartışmalar aldı başını yürüdü; akademi üyelerine kadın ve beyaz olmayan üyeleri almak için, uzun süredir çalışmayan üyeleri tasfiye etme planı yürürlüğe kondu (gelecek yıldan itibaren etkili olacak). Bu da biraz saçmaydı tabii ama doğrusu buna da pek kafa yoracak değilim. Ne de olsa Oscar’ların “kalitesiyle” herhangi bir yıl Hollywood’dan çıkan filmlerin kalitesi (veya çeşitliliği) arasında bir bağlantı yok. Daha fazla çeşit tabii ki desteklenecek bir ilke ama bunun endüstriye ne kadar etkisi olur göreceğiz. Zaten görsek de görmesek de fark etmez. Asıl çeşitlilik dersi alması gereken, filmlere para yatıranlar ve Hollywood stüdyolarındaki patronlar. Kusura bakmasın kimse ama ne Akademi’nin değişen yapısı ne de Oscar’larla ilgili protestolar, bu beyaz zengin adamların, kar maksimizasyonu üzerine dayalı pragmatist ve kapitalist kafalarını değiştirmeyecek.

Tahminlere geçmeden önce her yıl söylediğim bir şeyi tekrar edeyim. Oscar’ın verildiği filmle o filmin kalitesinin uzaktan yakından bir ilgisi yok. Ayrıca Oscar tahminini Los Angeles’ta yaşamadan, o havayı solumadan, Akademi üyeleriyle konuşmadan yapmak da biraz saçma. O şehirde olmanız lazım; yoksa yapacağınız tahminler afaki olur. Ben bu dönem boyunca Akademi’den arkadaşlarımla, endüstrideki tanıdıklarımla ve uluslararası sinema yazarlarıyla konuşup tahminlerimi yapıyorum. Ama bu bile eninde sonunda, Hollywood’da olup tüm bunları yaparak tahmin yürütmenin gerisinde kalıyor.  (Daha önce toplasan en fazla beş Türk eleştirmeni, o da çok nadir, okuduğumu söylemiştim. Oscar, Hollywood, film endüstrisinin endüstri tarafıyla ilgiliyse Türkiye’den kimseyi okumuyorum; zaten değmez)

Neyse, tahminlere geçelim (eğer bu gibi şeylere kafayı takanlardansanız, adaylar açıklandığında ve sezonun ortasında yaptığım tahminlerle bunları karşılaştırabilirsiniz ama böyle bir şeyi yapacak zamanınız varsa sizi kutlarım).

En İyi Film:

The Revenant.

Bir ara sanki The Big Short’a gidecek gibi bir hava esti ama son iki haftada iyice ortaya çıktı ki en iyi film Oscar’ı The Revenant’a gidiyor.

the-revenant-449411l

-

En İyi Yönetmen:

Alejandro Inarritu.

Böylece hem en iyi film hem de en iyi yönetmeni kazanan ilk kişi olacak. O alamazsa George Miller alır ama o da şansını kaybetti bence.

Alejandro-Gonzalez-Inarritu1

-

En İyi Erkek Oyuncu:

Leonardo Di Caprio.

Öyle ayılarla deve güreşi yaptığı, soğuk ciğer yediği, ormanda donduğu için değil zamanı geldiği için alacak.

the-revenant

-

En İyi Kadın Oyuncu:

Brie Larson.

Ben bu kızı severim aslında ama filme öyle çok bayılmadım. Oyunculuğu da öyle ahım şahım değildi ama rüzgar bu gibi “güçlü kadın, mücadeleci kadın” tarafından esiyor.

5081304r-e1444368171419

-

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:

Sylvester Stallone.

Acı yok, Rocky; ama ödül var. (Iyy, kendimden soğudum)

En iyi yardımcı erkek_sylvester

-

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu:

Alicia Vikander.

Diyecek bir şey yok. Bu gibi yardımcı kategoriler böyle abidik gubidik seçimler için birebir.

the-danish-girl

-

En İyi Senaryo:

Spotlight.

“Bari önemli bir kategoriyi alsın.”

S_07041.CR2

-

En İyi Uyarlama Senaryo:

The Big Short.

“İyi ki Spotlight’la ayrı kategorilerde senaryoya aday; bu da uyarlamayı alsın.”

1401x788-BGS-02959R__

-

En İyi Uzun Metraj Animasyon:

Inside Out.

Bu filme gıcıklığım ilelebet payidar kalacak.

INSIDE-OUT-18

-

En iyi Uzun Metraj Belgesel:

Amy.

Amy-poster

-

En İyi Yabancı Film:

Son of Saul.

Mustang’e değil yani. Oh ki ne oh.

7b8119d2-4e02-4a5a-9ccb-be7e9bc73301-620x372