Akademisyenlerden seçim zaferi için 2-3-5 formulü

Perşembe, 14 Kasım 2013 21:11

Siyasi İletişim Zirvesi’nde ikinci oturum Gezi Olayları’ndaki iletişimin ve yerel seçimlerin nabzını tuttu. Siyasi İletişim Zirvesi’nde ‘Seçim Kazandıran Fikir İhtiyaçlardan Çıkar’ isimli ikinci oturum konuşmacıları İstanbul Politikalar Merkezi Başkanı ve Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Fuat Keyman, Ipsos Türkiye Başkanı Vural Çakır, İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Deniz Ülke Arıboğan ve Arter Ajans Başkanı Erol Olçok’tu. Oturumda iktidarın Gezi Olayları’ndaki iletişimi ve seçimlere yaklaşırken Türkiye’nin yeni toplumsal analizi gibi konular konuşuldu.

“Bir parti tartışabilir bir fikir ortaya sürüyorsa, o parti lider partidir”

Moderatörlüğünü yaptığı oturumda oturumda Necati Özkan Arıboğan’a, Türkiye’nin önünde yer alan üç seçimde, merkez sağ ve merkez solun yüzde 70/yüzde 30 şeklinde seyreden akıbetinin, Gezi Olayları gibi önceden kestirilemez olaylardan nasıl etkileneceğini sordu. Arıboğan sözlerine sadece pazarlama ve siyaset düzeyinde analizlerle; sosyolojik tarafı göz ardı ederek başarı elde edilemeyeceğini söyleyerek başladı. Arıboğan kentleşme sürecinin Türkiye’de bir ara kültür oluşturduğunu ve AK Parti’nin kentli ve ara kültür arasındaki bu bağı simgelediğini söyledi. Kanal İstanbul ya da Marmaray gibi projelerin AK Parti’ye oy getirmeyeceğini düşündüğünü söyleyen Arıboğan, Türkiye’de ilk kez dış siyasetin iç siyasete bu denli malzeme olduğunu belirtti. Bunların Türkiye’nin küreselleştiğinin emaresi olduğunu ve bunu iyi görmek gerektiğini vurgulayan Arıboğan, muhalefetin konumlandırma stratejisini, iktidar partisi ne derse ona muhalif olmak ve kendi değerlerini ortaya koyamamakla eleştirdi ve ekledi: “Bir parti tartışabilir bir fikir ortaya sürüyorsa, o parti lider partidir.”

“Türkiye’nin yeni bir öyküye ihtiyacı var”

Oturumda Özkan ikinci olarak Keyman’a “Türkiye’nin toplumsal geçmişine bakarak yakın geleceğini nasıl görüyorsun?” diye sordu. Keyman AK Parti’nin son 11 yılda bir öykü yarattığını; ancak artık bu öykü ve öyküyü dinleyenler arasında bir kopma olduğunu söyledi.
AK Parti’nin bu öyküsünün liderlik, aşırı istikrar, aşırı kutuplaşma bağlamında sorunlar yaşadığını söyleyen Keyman yaratılan dönüşümün en önemli olayının kentleşme ve başarılı bir orta sınıflaşma olduğunun altını çizdi. Keyman kentleşme, orta sınıflaşma ve askeri vesayetten çıkmanın zayıf bir demokrasi karnesi ve derin bir kutuplaşma olarak iki önemli sorun ortaya koyduğunu söyledi. Keyman sözlerine, yeni dönemde yeni bir liderlik ve takım anlayışının kazanabileceğini söyleyerek nokta koydu.

Seçim zaferi için 2-3-5 formülü

Oturumun ilerleyen dakikalarında Özkan Çakır’dan siyasete bir kent okuması yaparak bakmasını istedi. Çakır seçim zaferini formüle ederek 2-3-5 taktiğinden bahsetti. Çakır’ın bahsettiği formül ise şöyle;

2- Ekonomi

3- Dindarlık, milliyetçilik, laiklik

5- Aidiyet duygusu, otoriteye saygı, çocuk çevresinde dönen bir aile algısı, geçici heyecanlanma ve çabuk statü kazanma/sınıf atlama

“Gezi’nin kapsama alanını çok abartıyoruz”

Özkan oturumun önemli konuşmacılarından Erol Olçok’a “Gezi’yi neden yanlış okudunuz? Süreci sen mi yönettin?” şeklinde esprili bir soru yöneltti. Salonda gülüşmelerle karşılanan soruya Olçok, “Çok şanslıyım ki Tayyip Erdoğan gibi bir liderle çalışıyorum” diyerek başladı. Gezi Olayları’nın kapsama alanının abartıldığını ve Gezi’yi tüm topluma ait bir duygu gibi aktarmanın hata olduğunu söyleyen Olçok, Gezi’deki yönetim sürecinin, ajitasyona ve manipülasyona getiren yanlışlıkların düzeltilmesine dayandığını söyledi.

Tags