Afrika için hala umut var!

Çarşamba, 13 Mayıs 2015 11:26

Hayri Dağlı, etrafınızda her gün göremeyeceğiniz biri. O hayatını gönüllülük esasına göre yaşıyor ve bunun için projeler üretiyor. 10 yıldır sivil alanda çalışmalar yapan Hayri Dağlı, kimi zaman yok olmak üzere olan bir türün veya hassas bir alanın korunması, kimi zaman dünyanın az gelişmiş bir bölgesindeki çocukların veya öğretmenlerin eğitimi, kimi zaman dezavantajlı gençlerin sosyal yaşama katılımlarının artırılması üzerine çalışmalar yürütüyor. Son zamanlarda ise Sen De Gel Derneği ile birlikte Afrika’da onun deyimiyle hayal kuruyor. Öyle uzaktan değil ama aylarca Afrika’nın elektrik ve su olmayan ülkelerinde kalıyor. Bölgedeki insanlara gıda yardımı yapmak yerine onlara daha sürdürülebilir bir hayat imkanı sağlamaya uğraşıyor. Yani balık vermek yerine, tutmayı öğretiyor. Biz de Hayri Dağlı ile Afrika’daki son durumu, gönüllülük hikayesini ve umut olup olmadığını Dipnot Tablet için konuştuk.

Hazırlayan: RABİA ÇELİK

Afrika ile ilk tanışman nasıl oldu? Gönüllü olmaya nasıl karar verdin?

Afrika’daki ilk yolculuğum Tanzanya, Zanzibar ve Kenya’ya oldu. Kıtaya adım atar atmaz Afrika insanının sıcaklığı, samimiyeti, renkliliği ile karşılaştım. Bana göre dünyanın en zengin insanlarıydı. Çünkü mutluluklarını paraya veya yapay mertebelere endekslememişlerdi. Tanzanya’da, kırsal bir bölgede bir okul buldum.  Tabii okul derken, bu coğrafyadaki okullar gibi bir okul canlanmasın kafanızda. Açık alanda bir kara tahta, ahşap sıralardan ve muz ağacı yapraklarından yapılmış yarı açık çatıdan oluşuyor. Bir de buraya hayat veren onlarca çocuk ve bir yürekli öğretmen.  Köyün  genç öğretmeni müthiş bir özveriyle çalışıyor. Bana göre böyle insanlar değişim yaratıyor. Bana düşen kendisinin ağır yükünü birazcık olsun paylaşmak oldu. Çocukların yüzlerindeki gülümseme ve bize sundukları sonsuz sevgi ikimizi de mutlu etmeye yetti.

Gönüllülük deneyimi ve yolculuğumun ardından kıta insanıyla kurduğum derin bağın getirdiği biraz hüzün biraz da heyecanla İstanbul’a döndüm. Evde ilk hissettiğim duygu Afrika’nın beni tekrar oraya çağırmasıydı. İçimden gelen sesi dinleyip tekrar dönmeliydim. Konfor alanımızdan ayrılmadan değişimin parçası olmamız zor. İbrahim Betil’in ve Sen De Gel Derneği’nin Afrika’daki gerçekten nitelikli, bölge insanına sadece yardım götürmekten uzak ve değişimi bölge insanıyla birlikte yaratmayı amaçlayan projelerini biliyordum. Konuştuk ve beraber çalışma kararı aldık. Aynı hayali kuran insanlar olarak birlikte olmamız gerektiğine inanıyorum. Değişim yaratmak istiyorsak birlikte çalışmaktan başka çaremiz yok.

IMG_2305Ne gibi çalışmalardan bahsediyoruz?

Sen De Gel Derneği’nin özverili gönüllüsü Tuncay Bozkurt halihazırda Gambia ve Senegal’de gerçekten fark yaratan çalışmalar yapıyor. Kısa zamanda ondan bayrağı alıp sahadaki çalışmalara devam edeceğim.

Özellikle Permakültürün Afrika’daki sorunların çözümünde önemli bir rol oynayacağına inanıyorum. Permakültürün ana teması “ürün yetiştirilen, kendine  yeten, bütüncül ekolojik alanlar” tasarlamaktır. Aslında bu tam anlamıyla Afrika’nın ihtiyacı olan şey. Bu tam anlamıyla bağımlı olmayan bir Afrika için anahtar. Gelecekteki projeleri Permakültür ilkelerine bağlı kalarak tasarlamak önemli.

Herkesin kafasında bir Afrika var. Ölmek üzere olan insanlar gibi… Oraya giden biri olarak senin gözünden Afrika nasıl bir yer?

Haklısınız, herkesin Afrika’sı farklı. Genellikle medyanın insanların kafasında oluşturduğu Afrika imajında açlık, felaketler, iç savaş, fakirlik var. Doğru; medya kesinlikle doğruyu söylüyor.  Ama doğru bilgi her zaman tam bilgi değildir. Felaketler, açlık, iç savaşlar Afrika gerçeğinin bir parçası ama tamamı değil. Mesela Afrika’yı sadece açlık ile özdeşleştirdiğimizde gıda kartelleri oraya akıyor. Gıda ve ilaç yardımları yapılıyor. O günün sorunları çözülüyor. Sonuç olarak ertesi gün yine yardımlara bağımlı bir Afrika karşımıza çıkıyor. Siz hiç gıda yardımlarıyla refaha ulaşan bir birey ya da toplum gördünüz mü? Eğer hayır ise burada milyonlarca dolara mal olan ve bir kıtanın bağımlı hale gelmesine yol açan bir yanlışlık var. Dünyanın geri kalanının bu yanlışlığı fark edip düzeltmesi gerekiyor.

Afrika için neler yapılmalı? Şu an en zor durumda olan ülkeler hangileri?

Büyük bir coğrafyadan bahsediyoruz. Her ülkenin ve ülke içindeki bölgelerin farklı sorunları olabiliyor. Halihazırda Afrika için yapılan birçok çalışma mevcut. Ama yıllardır Afrika için masa başında tasarlanan projelerin çok azının sürdürülebilir ve başarılı olduğunu gördük. Bana göre Afrika için değil ama Afrika’yla birlikte yapılacak çok şey var. Sorunları sadece günlük çözmeyi amaçlayan ve tepeden inen yardım kültüründen uzaklaşıp bizim artık Afrika’yla ve Afrikalılarla el ele çalışmamız gerekiyor. Dışarıdan gelen yardımlara muhtaç bırakılmayan bir Afrika’yı birlikte tasarlamaktan bahsediyorum. Bunun mümkün olduğuna inanıyorum. Çözümler doğanın kendisinde mevcut. Doğayı okumayı unutmadığımız, doğayla bağımızı koparmadığımız sürece bizimle her şeyini paylaşıyor. Bu noktada Sen De Gel Derneği yürüttüğü çalışmalarla gelecekte kendisine ihtiyaç duymayacak bir Afrika hedefliyor.

IMG_2433Sahra altı Afrika’da gelir dengesizliği ve yolsuzluklardan kaynaklı çok ciddi problemler mevcut. Kırılgan bir ekonomileri var.  Özellikle gelirlerinin önemli kısmını turizmin oluşturduğu ülkeler ebola salgını haberleri dolayısıyla turizm gelirlerinin düşmesinden ötürü ciddi ekonomik krizler yaşıyorlar. Diğer taraftan hala iç savaşların devam ettiği ülkeler var. Gambia ve Senegal en zor durumda olan ülkelerden iki tanesi. Sen De Gel Derneği bu iki ülkede çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda. Yakın zamanda sahada gönüllü olarak çalışmaya destek olmaya başlayacağım.

Afrika artık kurtarılamaz bölge mi? Yoksa oranın hikayesi değişebilir mi?

Afrika’nın hikayesi değişebilir. Bunu yapacak olanlar Afrikalıların kendisi ve Afrika konusunda yüzlerce yıllık bakış açısını değiştirenler olacaktır. Umutluyum.

 

Yazının devamı ve Dipnot Tablet’in 216. sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play