Adam gibi içmesini bilmeyeni önce devlet çarpar! Cüneyt Özdemir yazdı

Cumartesi, 4 Mayıs 2013 13:32

turkiye-alkol-tuketiminde-sonuncu-1100163Geçtiğimiz aylarda hatırlarsınız Samsung’un yeni çıkartacağı telefonların lansmanına katılmak üzere dünyadan 3000 gazeteci ile beraber New York’a gittim. İtiraf edeyim bu lansman işinin adamlar nasıl yapılacağını bilmiyorlar. Türkiye’deki organizasyon firmaları çok daha başarılılar. (Mesela Figür bu işte başı çekiyor. Geçen gün Antalya’da Turkcell’e 6000 kişinin kalıdığı bir bayii toplantısı ile katılım rekoru kırmışlar, helal olsun) Neyse Samsung yöneticileri ile birlikte RadioCity’nin içindeki salona geçtiğimizde barlardan birinde şarap dağıtıldığını gördüm. Zaten dışarıda bir saat beklemişiz hemen yanaşıp bir kırmızı şarap istedim. Barın ardındaki kadın ‘kimliğimi görmek istediğini ‘söyledi. İlk önce anlamadım. Sonra tekrar etti. Bir lansman partisinde davetli olduğumuz bir toplantıda bedava verdiği içkiyi bana uzatmadan önce benim 21 yaşından büyük olduğumdan emin olmak istiyordu. Sevindim tabii. Bu kadar genç göstermek hoşuma bile gitti. Yine de kimliğimi gösterip şarabı aldım.

Bakın bazı ülkelerde alkol yasakları bu kadar net ve sert uygulanıyor. Nitekim durum İngiltere’de de farklı değil.

İngiltere dünyada alkol tüketimine en ağır kısıtlamalar uygulayan ülkelerden biri. İngiltere’de alkol tüketimi yaş sınırı 18. Bu yaş sınırı çok sıkı bir şekilde denetleniyor. Polis gizli müşteri kılığına girmek gibi farklı yöntemlerle içki satan dükkanları teftiş ediyor. Polis tarafından gönderilen 18 yaşın altındaki gençler alkol satan dükkanlardan içki alıyorlar ve orada bulunan sivil polis tarafından satış tesbit edildiğinde satışı yapan çalışana para cezası kesiliyor. İngiltere’de 18 yaşında bir geç elini kolunu sallayarak bir markete gidip içki alamıyor. Market çalışanlarının kasada bu kişinin kesin olarak 25 yaşın üstünde göründüğüne dair bir form doldurması gerekiyor. Sürekli olarak yasal yaş sınırının altındakilere içki satanlar, sadece lisanslarını kaybetmekle kalmıyor, binlerce pound ceza ödüyor hatta 6 aydan başlayan hapis cezası alabiliyor.

İngiltere ‘de alkol ile mücade kampanyaları çok ciddiye alınıyor. Aşırı alkol tüketiminin yılda £55 milyara malolduğu bir ülke için çok da şarşıtıcı değil. Fakat sağlık örgütlerinin acil olarak alınmasını istediği önlemler şaşırtıcı ölçüde radikal. İngiltere’de 70 ayrı tıp kuruluşunun bir araya gelerek hazırladığı yasa önerisinde içki şişelerinin tıpkı sigara paketleri gibi caydırıcı grafikler ve fotoğraflar içermesini istiyorlar. Alkol reklamalarının ve içki firmalarının spor karşılaşmalarına sponsor olmasının yasaklanmasını da istiyorlar. Ayrıca asgari alkol fiyanının artırılmasını ve alkol satış saatlerinin de yeniden düzenlenmesini isteyen İngiliz hekimler, bu önlemlerin acil olarak alınması gerektiğini savunuyorlar. İngiltere’de doktora gittiğinizde de size ilk sorulan sorulardan biri haftada kaç ünite alkol tükettiğiniz.

İngiltere’de medya da alkol kısıtlamalarına destek veriyor. Alkol bağımlısı gençlerin yaşadıkları sıkça yayınlanan belgelsellere konu oluyor. İngiltere’de özellikle genç nüfusun aşırı alkol tüketimi ülkenin en önemli problemleri arasında. Polis ve sağlık kuruluşları sürekli olarak farkınladık yaratmaya çalşıyor. “Kuru Ocak” (Dry January) adında bir kampanyaya katılanlar Ocak ayı boyunca tamamen alkolden uzak yaşamayı deniyor. Dry January ‘Alcohol Concern’ adlı kuruluşun başlattığı, farkındalık yaratmayı amaçlayan ve ülke çapında binlerce kişinin katıldığı bir kampanya.

Londra Belediye Başkanı Boris Johnson 2008 yılında Londra’daki tüm toplu taşıma araçlarında alkol tüketimini yasaklamış. Alkol yasağı yürürlüğe girmeden önceki bir kaç gün metrolarda protestolar yapılmış. Ellerinde bira kutuları ile trenlere binen gruplar alkol yasağını protesto etmişler ancak Londra alkolsüz metrosuna alışmış bile. Parkları ile ünlü Londra’da alkolsüz parklar da mevcut. Alkol tüketmenin yasak olduğu yerlerde polisin gelip içkinizi elinizden alma hakkı var. İçkinizi vermezseniz tutuklanabilirsiniz. Bu yasak tabi ki arkadaşları ile medeni bir şekilde piknik yaparken iki kadeh şarap içen park ziyaretçilerini kapsamıyor, daha çok toplum düzenini bozan kimselere yönelik bir uygulama.

Alkol fiyatlandırması ise şu an İngiltere hükümetinin en önemli gündem maddelerinden biri. “Dadı devlet” suçlamalarının baskısı nedeni ile David Cameron yasayı yürürlüğe sokmayı reddetse de, alkol tüketimini azaltmak için önerilen asgari alkol fiyatının 45 pence’den 50 pence’e çıkartılması hala hükümetin gündeminde.

Anlayacağınız alkol içeni önce İngiliz hükümeti düzene sokmaya çabalıyor.
Bütün bunları anlatmamın nedeni bizde son haftalardaki alkol tartışmaları. Biliyorum hemen herkes ayran kısmına takıldı ama Başbakan Erdoğan’ın üzerinde durduğu tartışmanın bir de alkol satışlarını düzenleme ve denetleme yanı olduğu kesin. Bizim gibi az gelişmiş bol paranoyalı ülkelerde biraz da haklı olarak bu tür düzenlemelere hep kuşkucu yaklaşılıyor. İçkinin düzenlenmesi konuşulunca hemen akla ‘demokratik haklar elden mi gidiyor’ endişesi geliyor.

Niyet okumacılığına girişmek istemem ancak Başbakan ‘alkol satışı düzenlenmeli’ derken haklı. Bunu, başka niyetle deyip dememesi bir yana, bizdeki kadar kolay alkol satılan ve tüketimi çocuk yaşta başlayan başka bir ülke bulamazsınız. Verin çocuğun eline biraz para gönderin herhangi bir bakkala emin olun birazdan bira şişeleri ile dönecektir.

İşte bunu Türkiye dışında yapamıyorsunuz. Geçen gün bir haber vardı. Gençler için bir parti düzenlenmiş ve bu partideki 25 çocuğa içki satıldığı tesbit edilmiş. Peki satanlar hakkında ne yapılmış dersiniz ? HİÇ.
E be yuh kardeşim…

Bundan önce yine bir konserde 12 yaş civarı çocuklara votka shut satıldığında da benzer bir duyarsızlıkla karşılaşmıştık.

Kimse kusura bakmasın ben içkisini içen bir insan olarak içki satışlarının böylesine açık , teşvik edici yapılmasını doğru bulmuyorum. Elbette hiç kimsenin hangi içkiyi ne zaman nerede içeceğine karışılması hoşuma gitmiyor. Ancak bu başka 18 yaşından küçük çocuklara içki satıp, denetimi sıfıra indirip alkol tüketimini laikliğin hudut çizgisi olarak görmek de çok çok başka…

Kavramları birbirine karıştırmadan tartışırsak sanırım çok daha yapıcı bir yere doğru gideriz. Ha, yok niyetiniz bir yere gitmek değil bağcıyı dövmekse ona zaten yapacak bir şey yok!

Cüneyt Özdemir

Dipnot Tablet AppStore ve Google Play Market’te. Hem de ücretsiz…