AB’ye vizesiz seyahat için imzalar atıldı

Pazartesi, 16 Aralık 2013 10:57

Türkiye ile AB arasındaki en büyük anlaşmazlıklardan biri olan vize muafiyeti için diyalog süreci bugün Ankara’da resmen başladı. AB’nin Türkiye’ye şart koştuğu üçüncü ülkelerden gelen kaçakların kabulüne ilişkin “Geri kabul anlaşması” Ankara’da imzalandı. Anlaşmanın TBMM’de onaylanması ile Türk vatandaşları Avrupa’ya vizesiz seyahat edebilecek.

DAHA AZ EVRAK İSTENECEK

Bu kapsamda AB ilk olarak, Türk vatandaşlarına vize kolaylığı getirecek. Schengen vizesi almak isteyen belirli meslek gruplarına ait kişilerden uzun süreli vize taleplerinde daha az evrak istenecek.

Ankara ise Türkiye’den AB’ye kaçak giriş yaparken yakalananları kabul edip geldikleri ülkelere gönderilene kadar tutulacakları mülteci kamplarına gönderecek. Karşılıklı adımların yaklaşık 3,5 yıl gözleneceği sürecin sonunda AB’den Türk vatandaşlarına vize muafiyeti getirmesi talep edilecek. Bu talep yerine getirilmediği taktirde geri kabul anlaşması da gözden geçirilecek.

BAŞBAKAN ERDOĞAN: GERÇEK ANLAMDA BİR MİLAT

İmzaların atılmasının ardından törende bir konuşma yapan Erdoğan, ”Türkiye ile AB ilişkilerinde gerçek anlamda bir milat” diyerek şunları belirtti:

Bugün 16 Aralık 2013. Türkiye ile AB ilişkilerinde gerçek anlamda bir milat oluşturuyor. AB ile ilişkilerimizde 3 Kasım 2002 tarihi bir milattı. Hükümetimizin iş başına gelmesiyle yeni bir süreç başlamıştı. 17 Aralık 2004. Ve 3 Ekim 2005 tarihleri. Aynı şekilde çok önemli dönüm noktalarını teşkil etti. Bugün de tıpkı bu tarihler gibi hem bir milat özelliğini taşıyor hem de Türkiye – AB ilişkilerinde yeni bir süreç başlıyor.

Bugün attığımız karşılıklı imzalarla, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımıza vizesiz seyahat başlıyor. Bir yol haritası üzerinde mutabık kalındı. Türkiye Geri Kabul Anlaşmasını imzaladı. Üç, üç buçuk yıl gibi bir sürede vizesiz Avrupa seyahati başlamış olacak.

TÜRKİYE KAÇILAN DEĞİL DÖNÜLEN ÜLKE OLDU

Elbette Avrupa Birliği’ne özellikle şükranlarımı sunuyorum. AB’de sanki vizeler kalkarsa Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Avrupa’ya akın edecekmiş gibi bir hava oluşturuyor. Vize uygulaması 12 Eylül 1980 sonrasında darbe rejiminin talep ettiği bir uygulamaydı. Özellikle ülkemizdeki aydın ve sanatçıların 12 Eylül’ün baskısından kaçmasını önlemek için vize engeli konulmuştu. Bugün böyle bir kaçışı gerektirecek bir durum kalmadı.

ENDİŞELERİ OLMASIN… EN KÜÇÜK BİR SORUN YAŞAMAYACAKLAR

2002’de vatandaşlarımız 42 ülkeye vizesiz seyahat ediyordu, biz bu sayıyı 69’a çıkardık. En son Rusya ile vizeleri kaldırdık. Hiçbir sorun yaşamadık. AB ile vizeler kalktığında kimsenin endişesi olmasın. En küçük bir sorun yaşamayacaklardır. İş adamlarımız, sanatçılarımız, sporcularımız, STK’larımız daha rahat seyahat edecekler.

3,5 YIL ÇOK FAZLA

Benim her zaman bir ifadem var. Yük olmaya değil, yük almaya geliyoruz. Vize engeli çok daha önce kaldırılmış olmalıydı. Türkiye diğer adaylar gibi bu imkandan yararlandırılmalıydı. Bugüne kadar vizelerin kalkmamış olması açıkçası AB’ye zarar veren bir süreç olmuştur. Biz üç buçuk yılın çok fazla olduğuna inanıyoruz. Sürecin kısaltılmasından yanayız. Öyle tahmin ediyorum ki, imkanlar ölçüsünde daha kısa zamanda tamamlanması için bu adımları atmamızda fayda var. Biz üzerimize düşeni yapacağız.

AB, SUSKUN VE ETKİSİZ KALMAMALIYDI

Suriye’de şu anda her gün onar onar çocuklar ölüyor. Üstelik çocuklar kurşunlardan değil açlık ve soğuktan hayatını kaybediyor. İdam cezasının olmadığı AB’nin özellikle Bangladeş’teki idam uygulamasına karşı sesini çok daha yükseltmesini beklerdim. Ama maalesef sesini ben duymadığıma göre dünya da duymamıştır.

Zor günler geçiren Gazze bir de sel baskınlarına karşı ayakta durma mücadelesi veriyor. Her ülkede her coğrafyada Türkiye olarak sadece hakkı hukuku adaleti ve vicdanı savunuyoruz. AB bu saydığım meselelerde suskun ve etkisiz kalmayı tercih etmemeliydi.