ABD’den Gül’e mektup

Perşembe, 1 Ağustos 2013 09:01

CUMHURBASKANI ABDULLAH GULABD Temsilciler Meclisi’nin 46 üyesinin imzasıyla, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e, Türk yetkililerce yapıldığı öne sürülen Yahudi aleyhtarı (anti-semitik) açıklamaları kınaması çağrısını içeren bir mektup gönderildi.

Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi üyeleri Brad Schneider, Randy Weber, Lois Frankel ve Mark Meadows’un öncülük ettiği girişimle kaleme alınan mektuba, Komite’nin Başkanı Ed Royce dahil olmak üzere, hem Demokrat hem Cumhuriyetçi Parti’den 46 milletvekili imza koydu.

Mektupta, Türkiye’nin NATO ittifakına kritik katkılarına, Afganistan ve terörle mücadelede ABD ile ortaklığına ve yüzbinlerce Suriyeli sığınmacıya kapılarını açmasına vurgu yapılarak, ABD-Türkiye ilişkilerinin altı çizildi.

Ancak mektupta, Cumhurbaşkanı Gül’e hitaben, “Bu işbirliği ve dostluk bağlamı içerisinde, sizi, hükümet yetkililerince Yahudi aleyhtarı söylemler kullanılmasını kamuoyu önünde kınamaya çağırıyoruz. Bunun bir demokraside yeri yoktur ve ülkelerimiz arasındaki ilişkilerde gereksiz sıkıntılara yol açmaktadır ” ifadesine yer verildi.

Mektupta şunlar kaydedildi:

“Temsilciler Meclisi’nin çok sayıda üyesi geçen Mart ayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bir mektup göndererek, kendisini, siyonizmi ‘insanlığa karşı suç’ olarak nitelediği açıklamalarını geri çekmeye çağırmıştı. Ne yazık ki henüz bir yanıt almadık ve bunun yerine Yahudi aleyhtarı açıklamalarda bir artış gördük. Son olarak Başbakan, Gezi Parkı’nda başlayan protestolarla ilgili olarak, Yahudileri ima eder şekilde ‘faiz lobisi’ dahil olmak üzere dış güçleri suçladı.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da, endişelerimizi artıracak şekilde, ‘Yahudi diasporasını’ Türkiye’deki gösterileri teşvik etmekle suçladı.”

Temsilciler Meclisi üyelerinin mektubunda, ABD ve Türkiye’nin daha büyük ölçekte bölgesel ve küresel istikrar yaratmak için uzun süredir birlikte çalıştığı ve aralarındaki bu önemli ittifakı daha da geliştirmeye devam etmeyi umdukları belirtilerek, Türkiye’nin hem Engizisyon hem de Yahudi Soykırımı
sırasında kapılarını Yahudi toplumuna açmak da dahil olmak üzere, uzun ve gurur verici bir hoşgörü tarihine sahip olduğu hatırlatıldı. Metinde, “Türkiye’deki Yahudi toplumunun zengin mirası ve Türkiye ile Yahudi dünyası arasındaki uzun geçmişe dayanan ilişkiler, bu tür açıklamalara yer bırakmamalıdır” ifadeleri kullanıldı.