Dipnot Tablet Dipnot Mobile Dipnot Mobile Dipnot Tablet

Ölüm Pornosu

 Dövüş Kulübü'nün yazarı Chuck Palahniuk’in son kitabı “Ölüm Pornosu" yasaklandı.

Kadınlar günüydü, televizyonda seyrettiğim belgeselde ülkemin 40 yaşındaki 40 kadınıyla yapılan kısa söyleşilerin birinde bir hayat kadınıyla karşılaştım. Türkçe'nin o güzel oyunlarından biri de bu işte: hayatını fahişelik yaparak kazananlar için kibar bir şekilde ama durumu damardan açıklayan bir kelime hayat kadını. Karşılaştığım hanımefendi genelevden 'kurtulmasına' rağmen bir türlü hanımefendi olarak kabul edilmediğinden, iş bulamadığından, vesikalı olduğu için hiç bir işe kabul edilmediğinden ve mahallesinde mimlenmesinden dolayı öfkeliydi. Sonra düşündüm dünyanın en eski mesleğini icra edenler bir kaç istisna haricinde işlerini bastırılmış bir öfke içinde sürdürüyorlardı. Öfkeleri müşterileriyle birlikte oldukça kabarıyor ama öfkeyle birlikte yaşamayı sürdürüyorlardı: hayat işte diyerek. Cinsel dürtülerimize yenilerek, ahlaki değerlerimize sözümona ters düşen bu hanımefendiyi toplum olarak biz ölüm pornosuna hapsetmiştik.

Geçtiğimiz hafta ise ülkemin gündemine bir başka hayat kadınının yaşadıkları ile ilgili bir başka haber düştü. Bu hayat kadını bir gün içerisinde 600 erkekle cinsel ilişkiye girerek gün sonunda kendisini bu yolda öldürmeye karar vermişti. Cassie Wright bir yatak odasında kameranın karşısında sere serpe uzanmış 600 erkekle ilişkiye girmeyi bekliyordu. Kapıda bekleyen erkekler arasında ona tecavüz ederek onu porno filmlerin içine sürükleyen o adamla, 19 yıl önce evlatlık verdiği ve şimdi karşısına dikilerek onun oğlu olduğunu söyleyen genç bir çocuk da vardı. Bu konunun gündemimize gelme nedeni ise hayal mahsuru olan bir hikayenin ülkemin muzır neşriyatınla ilgili kurulunu rahatsız etmesiydi. Bir kaç sene öncesinde de Irvine Welsh'in Porno adlı kitabı ve çevirmeni yine aynı kurulun önüne çıkarılmıştı Kafkaesk bir atmosferde. Bizim cinsel dürtülerimizi korumak adına ahlaki değerlerimize bekçilik ederek sansürü karşımıza çıkaran bu kurul da aslında sansürün pornosuna el sürüyordu farkında olmadan. Porno biraz da yasak olan meyvenin tadıysa kimileri için birileri de onu yasaklayarak meyvenin lezzettini arttırıyordu. Karşımızda yine hayal gücünü öldürmek için yola çıkmış bir ölüm pornosu kurulu vardı.

Cassie Wrigth'ın grotesk bulabileceğimiz romanını kaleme alan isim ise kitaplarını okurken sizi hayal üstü bir aleme sanki uyuşturucu almışsanız da gelmişsiniz gibi getiren bir isim olan Chuck Palahniuk'dan başkası değil. Kitabın orijinal ismi Snuff, biz de Ölüm Pornosu olarak çevrildi. Chuck Palahniuk kitaplarını okumak her bünyenin harcı değil zaten olması da gerekmiyor. Chuck P'nin Guts adlı hikayesini okuma seansına gelenlerden 40 kişi peşpeşe düşüp bayılabiliyor mesela. Hikaye Diary adlı romanında mastürbasyon üzerine anlattığı bir hikayeyle ilgili. İlk okuma da bayılan bayılana derken seneler içerisinde toplam rakkam 73'eulaşıyor. bir sene sonraki turnede bir kişi okuma seansına dayanamayıp giderken bu sefer yolda düşüp bayılıyor kafasını çarparak. Bu sırada A.B.D hükümetinden kimse sen benim 73 vatandaşımı bayılttın diyerek kitaba ya da yazara karşı bir öfke duymuyor, Palahniuk'un yazılarında karanlıkların içinde geçen ölüme, ahlaka, çocukluğa, cinselliğe ve inanca olan konular artık kanıksanmış. Kimse hikayeyi öldürmeye yeltenmiyor, ölüm pornosu Birleşik Devletlerde sadece hikayelere mahsus kalıyor.

Palahniuk'un Ölüm Pornosu'nu üzerine araştırma yaparken karşıma bu sefer Annabel Chong adlı başka bir hayat kadını çıkıyor. Annabel Chong 1995 yılında 10 saatlik bir süre içerisinde 70 erkekle 251 değişik birlikte girerek bir rekor kırmaya çalışmış ancak rekoru tasdik edilmemiş. Kendisine ödenmesi gereken 10.000 dolar da hiç bir zaman Chong'un banka hanesine yazılmamış. Palahniuk Cassie Wright'ın hikayesini yazarken Chong'dan epey etkilenmiş olsa gerek. Ölüm Pornosu'nun başlarında Chong'un filminde kamera asistanı olarak çalıştığı yazılan bir karakter o dönemden kalma anekdotları anlatıyor. Hatta Annabel Chong'un 'başarısızlığının' ardından Sabrina Johnson'ın iki gün içerisinde 2000 kişiyle ilişkiye girmesini anlatılıyor. İşin enteresan yanı Johnson kendisine ödenmesi gerekilen telif ücretini alamayınca bu sefer o kadar erkekle birlikte olmadığını söylüyor. Chong ve Johnsson öfke duymasın da kim duysun derseniz o zaman diyebiliriz ki bu kadınlar neden ilk kertede bu kadar çok adamla birlikte olmaya kalkıyor? Bu bir öfke olabilir mi bakın bunu tartışabiliriz. Onlarda hislerini ve hazlarını porno yoluyla öldürmeye çalışıyor olabilirler mi? Esas ölüm pornosu bu olmasın sakın? Hayat kadınlığı yaparken bedeninden hınç alırcasına bu işe girişmenin öfkesinin nedenleri çok çeşitli yerlerde yatıyor olabilir. Palahniuk hikayesinde bu iki gerçek kadından ilham alarak yola çıkmış ve o karanlık bilinçaltımızın katmanlarından püsküren kor ateşleri yazmaya soyunmuş diğer çıplak 600 erkekle beraber. Bunu da yazmanın usturuplu bir tarafı yok. Cicili bicili kelimeler kullanarak ya da romantizm eşliğinde hayvansı bir içgüdünün bile sadece erotik kaçabileceği bir öfkeyi yazmak ancak porno yoluyla olabilir. Porno bir ihtiyaçtır. Birlikteliklerin en serti, en süslenmemişi ve sadece insana özgü olanıdır. Siz hiç zürafaların gang bang yaptığını gördünüz mü sahi? Ya da eşlerinin ardından yas süren fillerin öfkelenseler bile sadece ortalığı dağıttıklarını bilirsiniz. Bir tek insan öfkeyle seks yapar belki de. Ve belki öyle çok öfkelidir ki bunu tüm dünyaya duyurmak ister yüzlerce kişiyle beraber olarak çünkü bize sordurmak ister bu kadın acaba neden bunu yaptı diye, gerisi teferruattır. Orgazm olarak değil acı içinde ölmek istemektedir kahramanımız çünkü. Palahniuk'un da yaptığı budur işte, o kadınlar daha telif ücretlerini bile alamazken karanlık konular kapısının bekçisi Palahniuk oturur ve herkesin okurken bayılmadığı bir kitap kaleme alır. Ölüm Pornosunu okumak kimseye zevk vermeyecektir bunu bilir ama derdi neden sorusunu sordurtmaktır onun da.

Bir gezegen üzerinde envai çeşit his, haz ve karanlıklarla donatılmış yaşayan insanoğlunun hikayesini alıp sansürlemek hem hayal gücüne bir hakarettir hem de gerçeğin üzerini örtemezsiniz. Gökyüzünden geçmekte olan bulutlat misali siz istediğiniz bulutu takip edersiniz ama kimin de hangi bulutu bir tavşana benzeteceğine karar veremezsiniz değil mi...?

Bu yazı Dipnot Tablet' ten alınmıştır, tabletteki diğer sürpriz yazıları okumak için:

 

App. Store'dan iPad'inize indirmek için;

 http://itunes.apple.com/tr/app/dipnot-tablet/id421660096?mt=8

 Dipnot Tablet'i bilgisayarınızdan okumak için; 

http://www.yudu.com/library/94133/Dipnot-Tablet-Yay--nlanm-----Say--lar

 



 



ece@dipnot.tv

 echobella


Yorumlar