Köylü “HES’tir” diyor. Türkiye Anadolu'nun isyanını konuşuyor
-
Gündem
-
24 Şubat 2011 Perşembe 16:51 |
İşte bu da Anadolu’nun İsyanı!
Anadoluyu Vermeyeceğiz inisiyatifinin hazırladığı Anadolu’nun İsyanı adlı filmi mutlaka izlenmeli.
“Su akar Türk bakar” diye bir laf vardı bir zamanlar. Atasözü diye öğretmişlerdi. Nehirlerin boşa aktığını, mutlaka enerjiye çevrilmesi barajlarda biriktirilmesi gerektiğini belletmişlerdi. Demirel barajlar kralı olmakla övünürdü o zamanlar.
Bu film izlenmeli. Nehir tipi hidroelektrik santral (HES) ne menem bir şeydir öğrenilmeli. Birkaç yılda kredisini ödeyen kârlılığın dışsal zararları bilinmeli.
Aynı nehre onlarca santral yapılmasının nelere yolaçtığının farkına varılmalı.
Akarsuların tamamen kurumaması için bırakılan %10’luk can suyu debisinin bilimsel yeterliliği sorgulanmalı.
Film canalıcı bir soru soruyor: Doğru yaşamın nasıl olması gerektiğini yöneticiler mi bilir?
Bir yanda Hasankeyf, Alienoi ve adı öğrenemeden yok olanlar, diğer yanda sulanmayı bekleyen pamuk tarlaları...
Film diyor ki: “Belki de oturup tekrar düşünmeliyiz.” Bu önerinin kime ne zararı var da, HES’e karşı çıkanlar hemen bölücülükle, vatan hainliğiyle, aymazlıkla suçlanıyor?
25 yıl içinde dünya nüfusunun su kıtlığıyla karşıkarşıya kalacağı gibi bir olgu var.
Bir başka olgu da suyun üzerinde sadece insanların değil, doğadaki tüm canlıların hakkının olması. Her HES projesi biyoljik çeşitliliğe de darbe vuruyor.
Anadolu vadilerinden gelen sese kulak vermek lazım.
Köylü “Baraj yapıldı, susuz elektriksiz kaldık” diyor. Bu köylü yalan mı söylüyor?
Köylü ormanın katili “Orman Bakanlığı” diyor. Ya doğru söylüyorsa?
Bazı politikaların yanlış olduğunu anladığınızda değiştirirsiniz.
Bazı politikaların yanlış olduğunu anladığınızda ise değiştirmek mümkün olmaz.
3. dünya ülkelerinden ders alacak sayısız geri dönüşü olmayan doğa katliamı örneği varken, Anadolu köylüsünün ve çevrecilerin neden “Sorunların kaynağı HES’tir” dediğini çözümlemek şart.
Madem ki konunun bir tarafı iktidar; asıl hesap sorulması gereken makam olan muhalefete “Neden bu konunun bir tarafı da sen değilsin?” diye sorulmalı.